Sweeten türkçesi Sweeten nedir

Sweeten ile ilgili cümleler

English: Sugar replaced honey as a sweetener.
Turkish: Şeker tatlandırıcı olarak balın yerini aldı.

English: I'd like some unsweetened tea, please.
Turkish: Şekersiz bir çay istiyorum, lütfen.

Sweeten ingilizcede ne demek, Sweeten nerede nasıl kullanılır?

Sweeten the pill : Allayıp pullamak. Göz boyamak. Güzel olmayan bir şeyi çekici hale getirmek.

Sweetened : Şekerli. Tatlandırılmış. Tatlanmış.

Sweetener : Avanta. Sözleşmeyi daha cazip hale getirmek için eklenen herhangi bir madde. Tatlı yapan madde (yiyeceği veya içeceği). Tatlandırıcı. Tatlılaştırıcı. Sakarin. Rüşvet. Şeker yerine kullanılan tat verici madde.

Sweeteners : Sakarin. Tatlandırıcı.

Sweetening : Tatlılaştırma. Tatlandırıcı. İticiliğini azaltma. Daha çekici yapma. Tatlandırma. Tatlı yapma. Tatlı yapan madde (yiyeceği veya içeceği). Daha hoş yapma.

Sweet and sour : Şeker. Tatlı ekşi.

Natural sweetener : Doğal tatlandırıcı. Yapay olmayan tatlandırıcı.

Unsweetened : Tatsız. Tatlandırılmamış. Şekersiz.

Sweetens : İticiliğini azaltmak. Tatlılaştırmak. Tatlılaşmak. Şeker koymak. Yumuşamak. Tatlanmak. Tatlı yapmak. Daha hoş yapmak. Tatlandırmak.

 

May i have some sweetener : Biraz tatlandırıcı alabilir miyim.

İngilizce Sweeten Türkçe anlamı, Sweeten eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sweeten ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mellow : Tatlı (ses veya renk). Sulu. Yıllanmış. Olgunlaşmak. Yumuşak. Yumuşaklık. Olgunlaştırmak. Yıllanmış (şarap). Yumuşak (toprak).

Dulcified : Yumuşatılmış. Tatlandırılmış. Tatlılaştırılmış.

Melt : Halletmek. Kaybolmak. Ergimek. Ergitmek. Erimek. Yok olmak. Eritmek.

Loosened : Gevşetmek. Gevşemek. Açılmak. Açmak. Çözmek. Söktürmek. Çözülmek.

Limber up : Gevşetmek. Spor bedeni ısıtmak. Çevikleştirmek. Top arabasına ön parçayı bağlamak. Harekete alıştırmak. Isınma hareketleri yapmak.

Candy : Şerbet içinde kaynatmak. Şeker. Şekerleme. Bonbon. Şerbet. Kristalleşmek. Şekerleme yapmak. Karamela. Çikolata. Kristallenmek.

Alter : Başka türlü olmak. Evirmek. Hadım etmek (hayvan). Değişmek. Başkalaştırmak. Değişim geçirmek. Değişiklik yapmak. Değiştirmek. Hadım etmek.

Mellowest : Tatlı. Olgunlaştırmak. Yumuşak. Yumuşaklık. Olgun. Olgunlaşmak. Yıllanmış. Yumuşak (toprak). Tatlı (ses veya renk).

Seasons : Mevsimler. Olgunlaşmak. Olgunlaştırmak. Kurumak. Çeşni katmak. Terbiyelemek. Baharatını katmak. Alışmak.

Sweeten synonyms : intenerate, flatter, sugar, lay it on, incensing, flavour, change taste, modify, let upon, adulate, demineralize, become soft, ease, attempered, edulcorate, softens, flavours, melts, incenses, mull, lay it on thick, disarm, loosens, change, flatters, adulated, chasten, ease up, attemper, demineralise, saccharify, mellowing, dulcify.

 

Sweeten zıt anlamlı kelimeler, Sweeten kelime anlamı

Sour : Somurtmak. Mayhoş. Hayatı zehir olmak. Zehir etmek. Kesilmek. Huysuzlaşmak. Bozulmak. Ekşi. Bozmak. Ekşimek.

Sweeten ingilizce tanımı, definition of Sweeten

Sweeten kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make sweet to the taste. As, to sweeten tea. To become sweet.