Ekşimek nedir, Ekşimek ne demek
- Ekşi duruma gelmek.
- Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak.
- Utanmak, mahcup olmak.
- Mayalanmak.
- Bozulmak.
- Sırnaşmak, ısrar etmek

"Ekşimek" ile ilgili cümleler
- "Tepside bir bardak ekşimiş süt, bir çürük yumurta ve iki dilim siyah ekmek vardı." - N. Hikmet
- "Yoğurt ekşidi."
- "Çardaktan Rabiye'nin çıktığını görünce Bekir'in yüzü ekşidi." - N. Cumalı
- "Hamur ekşidi."
Yerel Türkçe anlamı:
Kaynatılmış ayran ya da kesilmiş sütten yapılmış olan kesmik ya da çökelek.
Surat asmak.
Ekşimek kısaca anlamı, tanımı:
Ekşime : Ekşimek işi.
Midesi ekşimek : Yeni yenilmiş yiyeceklerden ötürü midede rahatsızlık duymak.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.
Gelme : Gelmek işi. Yetişme. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.
Bozulmak : Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Taşıt arızalanmak. Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. Bir şeye kızmak, içerlemek.
Mayalanmak : Mayanın etkisiyle ekşiyip kabarmak.
Utanmak : Çekinmek. Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, mahcup olmak. Sıkılmak.
Mahcup : Utangaç bir biçimde. Utangaç.
Sırnaşmak : Sırnaşıkça davranmak.
Ekşi : Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı. Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs.
Gelmek : Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Uymak. Biriyle birlikte gitmek. Düşmek, rast gelmek. Belli bir süre dolmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. Kadar olmak. Kazanılmak, sağlanılmak. İzlemek, takip etmek. Mal olmak. Görünmek, sanılmak. Çıkmak, yönelmek. Olmak, -e uğramak. İsabet etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Oturmaya, ziyarete gitmek. Ulaşmak, varmak. Uygun düşmek. Katılmak, eklenmek. Getirmek. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Türemek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Sonuç çıkmak. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Dayanmak, tahammül etmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Belli bir zamana ulaşmak.
Olmak : Uymak, tam gelmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bulunmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Yol açmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Sürdürmek, yürütmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Geçmek, tamamlanmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Sarhoş olmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Gerçekleşmek veya yapılmak.
Israr : Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma.
Etmek : Eşit değer kazanmak. Kötülükte bulunmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Bulmak, erişmek. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Herhangi bir değerde olmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Bir işi yapmak. Demek, söylemek.
Diğer dillerde Ekşimek anlamı nedir?
İngilizce'de Ekşimek ne demek? : v. ferment, acetify, go sour, turn sour, be upset, turn, go bad, go off, sour
Fransızca'da Ekşimek : aigrir, s'aigrir, tourner
Almanca'da Ekşimek : v. versauern
Rusça'da Ekşimek : v. киснуть, прокисать, закисать, перебродить, кваситься, хмуриться, сконфузиться, прокиснуть, закиснуть, нахмуриться

Bu kısımda Ekşimek nedir? Ekşimek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ekşimek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ekşimek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.