Acoustics türkçesi Acoustics nedir

  • Sesbilim.
  • Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Yankıbilim.
  • Akustik. kapalı bir yerde ses ölçüsü. fizik biliminin sesle ilgili bölümü (bk. akustik.).
  • Sesdağılımı.
  • Sesbilgisi.
  • Akustik inşaatçılık.
  • Yankılanım.
  • Sesin dağılımını inceleyen bilim dalı. sesin dağılımına göre kapalı bir yerin taşıdığı özellik.
  • Ses dağılım biçimi.
  • Akustik bilimi.
  • Akustik.
  • Ses dağılımı.

Acoustics ile ilgili cümleler

English: The poor acoustics in the hall severely affected the audience's enjoyment of the concert.
Turkish: Salonun zayıf akustiği, dinleyicilerin konserden zevk almalarını ciddi şekilde olumsuz etkiledi.

English: The new concert hall has state-of-the-art acoustics.
Turkish: Yeni konser salonu, en son teknoloji akustiğine sahiptir.

Acoustics ingilizcede ne demek, Acoustics nerede nasıl kullanılır?

Microwave acoustics : Mikrodalga akustiği.

Bioacoustics : Biyoakustik. Canlı organizmaların çıkardıkları sesleri inceleyen bilim dalı.

Electroacoustics : Elektroniğin akustik enerji ile elektrik enerjisi arasındaki etkileşimi inceleyen dalı. Akustik enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesi veya tersi ile ilgilenen bilim dalı. Elektriksel sesbilimi. Elektro akustik. Elektroakustik.

Psychoacoustics : Sesleri ruhsal etkileri açısından inceleyen bilim dalı; ruhsal ses bilimi. Psikoakustik. Ruhduyum.

 

Acoustic absorptivity : Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses emiciliği. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği katsayısı.

Acoustic ceiling : Akustik tavan. Sesin etkili bir şekilde iletilmesi için tasarlanmış olan tavan.

Acoustic coupling : Akustik bağlama. Akustik bağlaşım. Akustik kuplaj.

Acoustic coupler : Akustik bağlayıcı. Yankılanımlı eşleyici. Yankılanımlı bağlayıcı. Akustik bağlaştırıcı. Akustik eşleyici.

Acoustic delay : Akustik gecikme.

Acoustic correction : Sesin hızı, yelin yönü ve hava sıcaklığı gibi nedenlerle ses dinleme aygıtında oluşan aksaklıkları giderme. Selen düzeltme. Akustik düzeltmesi.

İngilizce Acoustics Türkçe anlamı, Acoustics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acoustics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sonics : Ses bilgisi. Yapay bir şekilde üretilen veya yeniden üretilen müzik sesleri. Sesin pratikte uygulanmasıyla uğraşan bilim dalı. Ses titreşimlerinin özelliklerini, nesnelerle etkileşimlerini ve uygulamada kullanılmalarını inceleyen bilgi dalı.

Acoustic : Elektrikten faydalanmaksızın yankılandırılarak şiddetlendirilen ses. Öz yankısal. Sesle ilgili. Sese ilişkin. Seslik. Yankılanımlı. Kapalı bir yerde seslerin dağılım biçimi, akustik. Fizik biliminin, konusu ses olan kolu. Öz yankıma.

Whispering : Fısıltı. Fısıldama. Fısıldayan. Fıs fıs. Fısıltılı. Söylenti. Fiskos.

Audibles : Duyulabilir. İşitilebilir. İşitilir. Duyulur. Sesli.

Phonemics : Yazımbilim. Yazımsal sesdizimi. Söyleyiş ses bilgisi. Sesbirimbilgisi. Fonem sistemi. Sesbirimbilim. Bir dildeki kelimeleri ses yapıları, boğumlama noktaları ve boğumlanma özellikleri açısından inceleyen dil bilgisi dalı.

 

Physical science : Fiziki bilimler. Fizik bilimi. Doğa bilimi. Fizik.

Phonology : Fonoloji. Sesdizimi. Fonetik. Bir dildeki kelimeleri ses yapıları, boğumlama noktaları ve boğumlanma özellikleri açısından inceleyen dil bilgisi dalı. Görevsel sesbilim. Söyleyiş ses bilgisi.

Acoustical : İşitme ile ilgili. Sesi azaltan. Sesle ilgili.

Audible : Sesli. Duyulabilir. Duyulur. İşitilir. İşitilebilir.

Reverberation : Yankılama. Yansıma. Kapalı bir yerde yinelenen yansımalar dolayısıyla sesin sürüp gitmesi. Tanin. Aksetme. Yankı. Yankılanma. Akis. Yankılaşım. Yansıma (ışık veya ses).

Acoustics synonyms : phonetics, unplugged, physics, harmonics.

Acoustics ingilizce tanımı, definition of Acoustics

Acoustics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The science of sounds, teaching their nature, phenomena, and laws.