Audible türkçesi Audible nedir

  • Duyulur.
  • İşitilebilir.
  • Akustik.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Sesli.
  • İşitilir.
  • Duyulabilir.

Audible ingilizcede ne demek, Audible nerede nasıl kullanılır?

Audible alarm : Sesli alarm. Uyarı. Sesli uyarı.

Audible feedback : İşitilir geribesleme.

Audible range : İnsan kulağının algılıyabileceği ve değerlendirebileceği ses dalgaları yineleniminin 30 hz'den başlayıp 20.000 hz'de biten sınırları. İşitilebilirlik sınırı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Audible ringing signal : İşitilir zil sesi.

Audible signal : İşitilebilir im. Duyulabilir sinyal.

Inaudible : Duyulmaz. İnodibl. Duyulmamış. Duyulamaz. İşitilemez.

Audibly : İşitilebilir bir şekilde. Duyulabilir bir şekilde. Yüksek sesle. İşitilebilecek şekilde.

Audibility : Duyulabilirlik. İşitilirlik. İşitirlilik. Duyulabilme. İşitilebilirlik. İşitirlik. Odibilite.

Subaudible : Zorla duyulabilen. İşitme sınırı altında.

Audibility range : İnsan kulağının algılıyabileceği ve değerlendirebileceği ses dalgaları yineleniminin 30 hz'den başlayıp 20.000 hz'de biten sınırları. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşitilebilirlik sınırı.

İngilizce Audible Türkçe anlamı, Audible eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Audible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Sonic : Ses dalgaları ile ilgili. Ses dalgalarıyla ilgili. Ses. Sonik. Ses dalgası. Sesle ilgili.

Roisterous : Şamatacı. Gürültülü. Delişmen. Gürültücü. Vahşi. Sefih. Patırtıcı. Taşkın. Huzuru bozan.

Acoustics : Sesbilgisi. Yankılanım. Akustik inşaatçılık. Sesbilim. Sesdağılımı. Sesin dağılımını inceleyen bilim dalı. sesin dağılımına göre kapalı bir yerin taşıdığı özellik. Akustik bilimi. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Yankıbilim.

Abort : Ölü çocuk doğurmak. Çocuk aldırmak. İptal etmek. Düşürtmek (dölütü). Düşük yapmak. Bitirmeden durdurmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Baş tutmamak. Erken doğum yapmak.

Phonic : Sese ait. Sesle ilgili. Sesçil. Fonik. Ses özelliğinde olan. Ses.

Loud : Yüksek sesle. Yüksek (ses). Kaba. Cırtlak. Abartılı. Be.yüksek sesle. Yüksek sesli. Gürültülü. Yüksek.

Clunky : Ağır. Külfetli. Aksi. Kullanışsız. Hantal. Sakar. Elverişsiz.

Accelerator key : Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. Kısayol tuşu. Hızlı erişim tuşu. İvmelendirme tuşu. Hızlandırma tuşu. Hızlandırıcı tuş.

Sonorous : Ses veren. Dolgun ses. Sesi aksettiren. Gür ses. Dolgun (ses). Sedalı. Yüksek sesli. Çın çın öten. Çınlayan.

Accent bar : Vurgu çubuğu.

Audible synonyms : audibleness, access mechanism, access key, access control entry, audibility, sonant, noisy, unplugged, sonants, abbreviate, noisiest, football play, sounding, abstract syntax tree, sonics, whispering, absolute loader, perceptible, acoustical, unquiet, tangible, ac adapter, noisier, accent char, absolute device, abort sequence, acception, hearable, abnormal end, sensible, acoustic, audibles, access control.

 

Audible zıt anlamlı kelimeler, Audible kelime anlamı

Inaudibility : İşitilemeyiş. Duyulmazlık. İşitilmezlik. Duyulamama.

Imperceptible : Görülemez. Farkedilmez. Sezilemez. Belli belirsiz. Hissedilmez. Görülmez. Duyumsanamaz. Duyulmaz. Seçilmez. Algılanamaz.

Soft : Kolay. Uysal. Asude. Pes. Sert olmayan. Aptal. Nazik. Yıkamaya elverişli. Müşfik. Sevgi dolu.

Audible antonyms : inaudible.

Audible ingilizce tanımı, definition of Audible

Audible kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Loud enough to be heard. Actually heard. As, an audible voice or whisper. Capable of being heard. That which may be heard.