Whispering türkçesi Whispering nedir
Whispering ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary are whispering to each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerine bir şey fısıldıyordu.
English: I heard my parents whispering last night.
Turkish: Dün akşam, annemle babamın fısıldaştıklarını duydum.
English: Ali is whispering something to Mary.
Turkish: Ali Mary'ye bir şey fısıldıyor.
English: I wonder what they're whispering to each other.
Turkish: Onların birbirlerine ne fısıldadıklarını merak ediyorum.
English: Ali and Mary were whispering to each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirleriyle dedikodu yapıyorlardı.
Whispering ingilizcede ne demek, Whispering nerede nasıl kullanılır?
Whispering campaign : İftira kampanyası. Dedikodu kampanyası.
Whisperingly : Fısıltılı bir şekilde. Çok kısık bir sesle. Fısıldayarak. Sessizce. Yumuşak bir sesle.
Whisperings : Fısıltı. Fısıldama.
Whisper box : Fısıltı kutusu.
Whisper headers : Fısıltı üstlükleri.
Whisperers : Dedikoducu. Fısıldayan kimse. Sır tutmaz. Dedikoducu kimse. Sır tutmayan. Sırları ifşa eden kimse.
In a whisper : Fısıldayarak. Fısıl fısıl. Fısıltıyla.
Stage whisper : Suflörün fısıldaması. Oyuncunun fısıldayarak konuşması.
Whispers : Dedikodu yapmak. Fısıldamak. Şöyle fısıldıyor. Dedikodular. Hışırdamak. Kulağına söylemek. Fısıltılar.
Whisperer : Fısıldayan kimse. Dedikoducu. Sır tutmayan. Sırları ifşa eden kimse. Sır tutmaz. Dedikoducu kimse.
İngilizce Whispering Türkçe anlamı, Whispering eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Whispering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Speaking : Berrak. Konuşma. Etkileyici. Canlı. Söyleme. Akıcı. Olarak konuşmak gerekirse. Tekellüm. Konuşan. Dokunaklı.
In whispers : Fısıltıyla. Fısıldayarak. Fısıl fısıl.
Undertones : Eğilim. Alçak ses. Alçak ses tonu. Bir söz. Yazı veya eylemde sezilen duygu. Gizli duygu. Donuk renk. Genel eğilim (borsa). Temayül.
Rumours : Rivayet. Dedikodu. Dedikodular. Söylentiler. Şayia.
Mutterings : Gözleme. Mırıldanma. Homurdanma. Homurdanan. Mırıltı. Homur homur. Homurtu.
Muttered : Söylenmek. Mırıldamak. Homurdanma. Homurdanmak. Homurtu. Fısıldamak. Mırıldanmak. Mırıltı.
Soft : Yumuşak. Aptal. Pes. Az zararlı. Kafasız. Tatlı. Görüntünün karanlık bölümlerinden aydınlık bölümlerine geçişin keskin olmaması, sertlik ile yavanlık arası. Sert olmayan. Yıkamaya elverişli. Sulu.
Grapevine : Asma (üzüm). Dedikodu gazetesi. Fısıltı gazetesi. Dedikodu yayma. Çoğu örgütlerde rastlanan informal iletişim ağı. Dedikodu. Asma. Rivayet.
Voicelessness : Tesirsiz olma durumu. Tesirsizlik. Sessiz olma. Sesi olmama durumu. Sessizlik. Sesli olmama durumu. Etkisizlik. Fikirsizlik fikirsiz olma durumu. Sessiz olma durumu. Etkisiz olma durumu.
Whispering synonyms : speech production, whisperings, rumoring, breaths, susurrous, undertone, mutter, audible, soughing, rumour, sonics, murmuring, grapevines, fame, whishts, susurrations, stage whisper, rumors, rustling, scuttlebutt, acoustics, acoustical, acoustic, breath, accounts, muttering, whisht, rumouring, account, hearsays, audibles, murmurous, fames.
Whispering zıt anlamlı kelimeler, Whispering kelime anlamı
Loud : Yüksek. Cırtlak. Be.yüksek sesle. Gürültülü. Patırtılı. Yüksek sesli. Kaba. Abartılı. Sesli. Parlak.

Bu kısımda Whispering kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Whispering ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Whispering anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Whispering ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.