Rivayet nedir, Rivayet ne demek

Rivayet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Söylenti.
  • Bir olay, bir haber veya sözü nakletme

"Rivayet" ile ilgili cümle

  • "Bir rivayete göre, kaplanın dayısı olan kedinin keyiflenip miyavlaması işte bu zamandan kalmadır." - N. Hikmet
  • "O, yanıma oturarak kara haberlerden, kötü rivayetlerden bahsetti." - F. R. Atay

Gramer anlamı:

[Bakınız: rivayet birleşik zamanı, rivayet tarzı]

Rivayet hakkında bilgiler

Bir Hadis-i şerif terimi olarak, hadisi usulüne uygun olarak ve aktarma metotlarını belirterek, kaynağına dayandırmak demektir.

Hadislerin aktarılması ve derlenmesi, ilk dönemden itibaren üzerinde hassasiyetle durulan bir konu olmuştur.

Rivayet anlamı, tanımı:

Rivayet olunmak : Bir olay, bir haber vb. anlatılmak.

Rivayet birleşik zamanı : Yalın zamanlı bir kiple -miş ekinin birlikte kullanılmasından oluşan birleşik zaman: Gelmişmiş, gelecekmiş gibi.

Söylenti : Ağızdan ağıza dolaşan, kesinlik kazanmayan haber, rivayet.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Haber : Yüklem. Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. Bilgi. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi.

Nakletme : Nakletmek işi.

Hadis : Hz. Muhammed'in söz ve davranışları. Bu söz ve davranışları inceleyen bilim.

 

Terim : Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem. Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah.

Uygun : Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Rivayet olunmak : bir olay, bir haber vb. anlatılmak. İlgili cümle: "“Mahkemeden kurtulup kapıdan çıkarken gizlice söylediği rivayet edilen bir laf var.”" N. F. Kısakürek.

Rivayet tarzı : Ek-fiilin duyulan geçmiş zamanını oluşturan ekin (-mış), bildirme ve tasarlama kiplerine getirilerek ve zamanı, görülmeyen, belirsiz bir zamana aktarılarak yapılan tarz. Görülen geçmiş zaman kipi ile emir kipinin rivayeti yoktur. bil-ir-miş, bil-iyor-muş, bil-miş-miş, bil-ecek-miş, bil-se-y-miş, bil-e-y-miş bil-meli-y-miş vb. bir de bk. rivayet birleşik kipi.

Diğer dillerde Rivayet anlamı nedir?

İngilizce'de Rivayet ne demek? : n. rumor, rumour [Brit.], tale, narrative, story, fame, grapevine

Almanca'da Rivayet : n. Fama, Ondit

Rusça'da Rivayet : n. предание (N), легенда (F), слух (M), молва (F), слава (F), версия (F)