Rivayet birleşik zamanı nedir, Rivayet birleşik zamanı ne demek

Rivayet birleşik zamanı; bir dil bilgisi terimidir.

  • Yalın zamanlı bir kiple -miş ekinin birlikte kullanılmasından oluşan birleşik zaman: Gelmişmiş, gelecekmiş gibi

Dil bilgisi olarak anlamı:

(Derleme.. rivayet tarzı, şüphelik sıygası, rivayet kipleri) Yalın zamanlı bir kiple, ekeylemin belirsiz geçmiş zaman kavramı veren (imiş>) -miş ekinin birlikte kullanılmasından meydana gelen birleşik zaman: Gelmişmiş (gel-miş + imiş) , gelirmiş (gel-ir+imiş) , geliyormuş (gel-iyor+imiş) , gelecekmiş (gel-ecek+imiş) , gelmeliymiş (gel-meli+imiş) , geleymiş (gel-e+imiş) , gelseymiş (gel-se+imiş) , gelsinmiş (gel-sin+imiş) ve benzeri

Gramer anlamı:

Bildirme ve tasarlama kiplerine, ek-fiilin duyulan geçmiş zamanının getirilmesiyle oluşturulan birleşik kip. Görülen geçmiş zaman kipi ile emir kipinin rivayet birleşik kipleri yoktur. al-ır-mış, al-ıyor-muş, al-mış-mış, al-acak-mış, al-say-mış, al-a-y-mış, al-malı-y-mış ve benzeri

İngilizce'de Rivayet birleşik zamanı ne demek? Rivayet birleşik zamanı ingilizcesi nedir?:

dubitative, narrative

Rivayet birleşik zamanı anlamı, kısaca tanımı:

Rivayet : Söylenti. Bir olay, bir haber veya sözü nakletme.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Zaman : Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Belirlenmiş olan an.

 

Yalın : Alev. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı). Çıplak, kınından çıkmış.

Zamanlı : Uygun bir zamanda. Zamanı olan.

Ekin : Kültür, hars. Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum.

Birlik : Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir arada olma durumu, vahdet.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Gelecek : Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati. Zaman bakımından ileride olması, gerçekleşmesi beklenen, müstakbel.