Administered price türkçesi Administered price nedir

  • Mal ve hizmet fiyatlarının piyasadan daha çok kamu yetkeleri tarafından belirlendiği fiyat. mal ve hizmet fiyatlarının istem ve sunum tarafından değil, firma yöneticileri tarafından belirlendiğini ve fiyatların belli bir dönem değişmeden kaldığını ifade eden ve bu anlamda ilk kez gardner c. means tarafından kullanılan kavram. (political price) sosyalist ekonomilerde mal ve hizmet fiyatlarının merkezi planlama yetkelerince belirlendiği fiyat.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Hükümetçe belirlenen fiyat.
  • Devlet ya da piyasaya hakim firmaca belirlenmiş fiyat.
  • Azami fiyat.
  • Yönetimsel fiyat.
  • Güdümlü fiyat.

Administered price ingilizcede ne demek, Administered price nerede nasıl kullanılır?

Administered : Hizmet etmek. Yönetilen. Yönetmek. Uygulamak. Vermek (ilaç, ceza vb). Yönetilmiş. İdare etmek. Verdirmek. İdare edilmiş. Ettirmek.

Price : Eder. Değer biçmek. Ücretlendirmek. Rüşvet. Ücret. Bedel. Paha biçmek. Fiyat koymak. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Fiyatını belirlemek.

Administered pricing hypothesis : Yoğunlaşmanın yüksek olduğu sanayilerde, ekonominin daralma dönemlerinde fiyatın daralmaya göre daha az düşürüleceğini ileri süren önsav. Güdümlü fiyatlandırma önsavı.

Administered territory : Yönetilen bölge. Elde tutulan topraklar. İdare edilen bölge.

 

Administered vertical marketing system : Ürünün dağıtım kanalının, piyasadaki egemen firmanın denetimi altında bulunduğu dikey pazarlama sistemi türü. krş. birleşik dikey pazarlama sistemi, sözleşmeli dikey pazarlama sistemi. Yönetimli dikey pazarlama sistemi. Yönetilen dikey pazarlama sistemi.

Accounting price : Bir mal, üretim faktörü ya da dövizin gerçek toplumsal değeri veya fırsat maliyeti olarak olarak hesaplanan ve genellikle piyasa fiyatından farklı olan fiyatı. Muhasebe fiyatı. Gölge fiyat.

İngilizce Administered price Türkçe anlamı, Administered price eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Administered price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ceiling price : Bir mal veya üretim faktörünün devlet tarafından belirlenen alınıp satılabileceği en yüksek fiyat. bu fiyat devlet müdahalesinin olmadığı durumda oluşacak piyasa fiyatının altındaki bir fiyattır. krş. karaborsa borsada, bir seansta hisse senedinin yükselebileceği en yüksek fiyat. Tümdeğer öğeleri göz önünde tutularak hükümetçe alış ve satış için saptanan eder. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kesimli eder. Tavan fiyat.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Administered price synonyms : maximum price, computed price, price ceiling, administrative price, a change in supply, a group shares, peak rate, a type mutual funds, abnormal budget, a shift in supply, ability rent, ability to pay approach.