Admonitor türkçesi Admonitor nedir

  • Öğüt veren kişi.
  • Kınayan kimse.
  • Sitem eden kimse.
  • Nasihat eden.
  • Paylayan kimse.
  • Gözleyici.

Admonitor ingilizcede ne demek, Admonitor nerede nasıl kullanılır?

Admonitory : Uyarı niteliğinde. Sitem eden. Uyarıcı. Öğüt niteliğinde. Sitemkar. Uyarı. Nasihat olarak.

Admonition : Uyarı. Nasihat. Adli tevbih. Adlitevbih. İhtar cezası. Kulağını çekme. Tembih. Övgü. Öğüt. İhtar.

Admonitions : Adlitevbih. İhtar. Uyarı. Kulağını çekme. Öğüt. Adli tevbih. Tembih. Nasihat. İhtar cezası.

Admonish : Azarlamak. Uyarmak. Kulağını çekmek. Öğüt vermek. Kulağını bükmek. İhtar etmek. Tembih etmek. Nasihat vermek. İhtar vermek. Hafiçe azarlamak.

Admonished : Fırça yemiş. İhtar etmek. Uyarmak. Azarlamak. Tembih etmek. Azarlanmış.

Admonishing : Nasihat etmek. Kulağını bükmek. İhtar vermek. Kulağını çekmek. Öğüt vermek. Azarlamak. İhtar etmek. Nasihat vermek. Tembih etmek. Uyarmak.

Admonishment : Öğüt verme. Kınama. Sitem etme. Uyarma. Sitem.

Admonishes : Nasihat vermek. Nasihat etmek. Kulağını çekmek. Öğüt vermek. İhtar vermek. İhtar etmek. Tembih etmek. Azarlamak. Uyarmak. Kulağını bükmek.

Admonisher : Paylayan kimse. Öğüt veren kişi. Azarlayan kimse. Ayıplayan kimse.

Balladmonger : Şarkı satan kimse.

İngilizce Admonitor Türkçe anlamı, Admonitor eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Admonitor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monition : İkaz. Bildirim. Davet. İhtar. Uyarma. Uyarı.

Stag : Spekülatör. Erkeklere özel. Yalnız erkekler için. Sap. Erkeklere özel parti. Damsız erkek. Erkek geyik. Yönetimdeki seyahat acenteleri derneği. Borsada mal ya da taşınır değerlerin fiyatlarındaki değişimden yararlanarak kısa ve orta vadede kazanç sağlamak amacıyla işlem yapan kişi.

Supervise : Nezarete almak. Gözetip denetlemek. Nezaret etmek. Yönetmek. Gözetip denetleyerek idare etmek. Denetleme yapmak. İdare etmek. Gözetip denetleyerek yönetmek. Gözetmek. Denetlemek.

Observe : Görüşünü bildirmek. Saygı göstermek. Uymak (kanun vb'ne). Gökcisimleri ve olaylarını çıplak gözle, ırakgörürlü ya da herhangi bir araçla izleyip bulunan değerleri saptamak. Yerine getirmek (bir adeti). Gözetlemek. Demek. Görmek. Farketmek. Bayram kutlamak.

Upbraider : Azarlayan kimse. Çıkışan kimse.

Spotter : Lekeleyici. Mağaza güvenlik görevlisi. Gözetleyici. Dedektif. Nöbetçi. Gözcü.

Sleuth : İz sürmek. Takip etmek. Hafiye. Avlamak. Av köpeği. Polis köpeği. Dedektif. Detektif.

Accusant : İtham eden kimse. Suçlayan kimse.

Condemner : Cezalandıran kimse. İstimlak eden kimse. Mahkum eden kimse. Suçlayan kimse.

Scolders : Aşağılayan kimse. Azarlayan tersleyen kimse. Herşeyde hata bulan kimse. Sitem eden ayıplayan kimse. Ayıplayan kimse. Dırdırcı kadın. Küfürlü dil kullanan kimse.

Admonitor synonyms : word of advice, deterrent example, object lesson, condemners, observer, example, lesson, scolder, upbraiders, spy, admonisher, advice, snoop, warning.

 

Admonitor zıt anlamlı kelimeler, Admonitor kelime anlamı

Favorable : Hoşa giden. Taraftar. İyi. Avantajlı. Faydalı. Olumlu. Uygun. Lütufkar. Tatminkar. İyi niyetli.

Persuasive : Güçlü. İkna edici. Kandırıcı. İnandırıcı.

Admonitor ingilizce tanımı, definition of Admonitor

Admonitor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Monitor. Admonisher.