Supervise türkçesi Supervise nedir
- Yönetmek.
- Nezaret etmek.
- Bakmak.
- Gözetmek.
- Nezarete almak.
- Denetlemek.
- Denetleme yapmak.
- Murakabe etmek.
- Gözetip denetleyerek yönetmek.
- İdare etmek.
- Gözetip denetleyerek idare etmek.
- Gözetip denetlemek.
Supervise ile ilgili cümleler
English: In her job, she supervises 30 employees.
Turkish: İşinde, 30 çalışanı denetler.
English: I supervised Tom's training.
Turkish: Tom'un eğitimini denetledim.
English: The pigs did not actually work, but directed and supervised the others.
Turkish: Aslında domuzlar çalışmadı fakat diğerlerini yönetti ve denetledi.
English: Don't worry. They will be supervised.
Turkish: Sen merak etme. Başlarında nezaretçi bulunacak.
English: Ali was hired to supervise the production of Mary's music video.
Turkish: Ali Mary'nin müzik video üretimini denetlemesi için işe alındı.
Supervise ingilizcede ne demek, Supervise nerede nasıl kullanılır?
Supervised : İdare etmek. Bakmak. Yönetmek. Nezaret etmek. Denetlemek. Denetlenen. Gözetmek.
Supervised play : Bütün çocukların tam ve eşit olarak katılmalarını sağlamak için bir öğretmen ya da yardımcısının gözetimi ve yönetimi altında oynanan oyun. Gözetimli oyun.
Supervisee : Denetlenen. Denetime tabi tutulan.
Supervises : İdare etmek. Yönetmek. Gözetip denetleyerek yönetmek. Bakmak. Gözetip denetlemek. Denetleme yapmak. Gözetip denetleyerek idare etmek. Denetlemek. Nezarete almak. Nezaret etmek.
Club superviser : Eğitsel kol kılavuzu. Okullarda eğitsel kollar ya da öğrenci kolları adı verilen gönüllü kuruluşların çalışmalarını düzenleme ve yürütmede öğrencilere yol gösteren öğretmen.
Supervising dress designer : Giysi yaratıcısı. Giysi örnekleri çizen, yeni giysi örnekleri yaratan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Unsupervised search : Herhangi bir denetim olmadan yapılan arama. Kontrolsüz arama. Teftişsiz arama. Denetlemesiz arama. Denetimsiz arama. İncelemesiz arama.
Supervisor : Yönetici. Denetmen. Bilgisayar, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Danışman (üniv.). Müfettiş. Şef. Denetleyici. Nezaretçi. Müdür. Süpervizör.
Supervision : Bir çalışma ya da uygulama sürecini etkinlik ve amaca uygunluk bakımından yakından denetleme. Murakabe. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kontrolörlük. Nezaret. İdare. Denetim. Denetleme. Mesleğe yeni başlayan, yapımcının tam güvenini taşımayan ya da çok büyük bir yapıma girişen bir yönetmenin çalışmalarının güvenilir bir kimsece denetlenmesi. Gözetim.
Supervisions : Denetim. Kontrolörlük. Murakabe. Kontrol. Denetleme. Teftiş. Nezaret. Gözetim.
İngilizce Supervise Türkçe anlamı, Supervise eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Supervise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Behold : Seyretmek. Gözlemlemek. Farkına varmak. Dikkat etmek. Görmek. Dikkatle bakmak.
Hand over : Vermek. Yüklemek. Devretmek. Tevdi etmek. Teslim etmek. Bağışlamak. Eline vermek.
Pay regard to : Göz önünde bulundurmak. Dikkate almak.
Administers : Hizmet etmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). İcra etmek. Vermek (ilaç, ceza vb). Verdirmek. Ettirmek. Uygulamak. Müdürlük etmek. Tatbik etmek.
Administer to : Bakımıyla meşgul olmak. Doğru yönetmek. Bakımını üstlenmek.
Manage : Kıvırmak. Yetiştirmek. Becermek. İcabına bakmak. Başarmak. Kandırmak. Geçinmek. Çevirmek. Terbiye etmek. İşletmek.
Observe : Kutlamak (bayram). Yerine getirmek (bir adeti). Yerine getirmek. Kutlamak. Riayet etmek. -e uymak. Dikkat etmek. Dikkatle bakmak. Demek.
Be in charge of : Sorumlusu olmak. Sorumlu olmak. Başında olmak.
Bestridden : Her iki tarafında bulunmak. Ata biner gibi oturmak. Üzerinden geçmek. Ayaklarını açıp oturmak. Aşmak. Her iki tarafında uzanmak. Her iki yakasında olmak. Bacaklarını ayırarak binmek. Hükmetmek.
Supervise synonyms : administrates, breen, guard, beat about, calls the shots, checks, cares for, look out for, protects, administered, examines, adhibit, attended, control, babysit, overseeing, bestriding, oversees, bestrides, cast a glance, protect, oversaw, sleuth, superintend, make eyes, care for, bossing, check over, audited, bestrode, be enough, superintends, censor.
Supervise ingilizce tanımı, definition of Supervise
Supervise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inspection. To inspect with authority. To superintend. To oversee for direction. As, to supervise the construction of a steam engine, or the printing of a book. Supervision.

Bu kısımda Supervise kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Supervise ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Supervise anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Supervise ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.