Supervised türkçesi Supervised nedir

Supervised ile ilgili cümleler

English: I supervised Tom's training.
Turkish: Tom'un eğitimini denetledim.

English: Don't worry. They will be supervised.
Turkish: Sen merak etme. Başlarında nezaretçi bulunacak.

English: The pigs did not actually work, but directed and supervised the others.
Turkish: Aslında domuzlar çalışmadı fakat diğerlerini yönetti ve denetledi.

Supervised ingilizcede ne demek, Supervised nerede nasıl kullanılır?

Supervised play : Bütün çocukların tam ve eşit olarak katılmalarını sağlamak için bir öğretmen ya da yardımcısının gözetimi ve yönetimi altında oynanan oyun. Gözetimli oyun.

Unsupervised : İncelenmemiş. Teftiş edilmemiş. Kontrol edilmeyen. Denetlenmeyen. Kontrol edilmemiş. Denetlenmemiş.

Unsupervised search : Kontrolsüz arama. Teftişsiz arama. Herhangi bir denetim olmadan yapılan arama. Denetimsiz arama. Denetlemesiz arama. İncelemesiz arama.

Supervise : Gözetip denetleyerek idare etmek. İdare etmek. Denetlemek. Gözetip denetlemek. Denetleme yapmak. Gözetip denetleyerek yönetmek. Yönetmek. Nezaret etmek. Murakabe etmek. Bakmak.

Supervisee : Denetlenen. Denetime tabi tutulan.

Supervisor call : Yönetici program çağrısı.

 

Supervising editor : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kurgucu. Kurgunun gerçekleştirilmesinden sorumlu kimse. tv. mıknatıslı görüntü kurgusunu gerçekleştiren kimse.

Supervising : Nezaret etme. Denetleyen. İdare etme. Bakmak. Yönetmek. Yönetme. İdare etmek. Gözetmek. Denetleme. Denetlemek.

Club superviser : Okullarda eğitsel kollar ya da öğrenci kolları adı verilen gönüllü kuruluşların çalışmalarını düzenleme ve yürütmede öğrencilere yol gösteren öğretmen. Eğitsel kol kılavuzu.

Supervises : Gözetmek. Murakabe etmek. Denetlemek. Nezaret etmek. Gözetip denetleyerek idare etmek. İdare etmek. Yönetmek. Gözetip denetlemek. Gözetip denetleyerek yönetmek. Bakmak.

İngilizce Supervised Türkçe anlamı, Supervised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supervised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make eyes : Bakışmak.

Attend : Dinlemek. İlgilenmek. Devam etmek. İştirak etmek. Hazır bulunmak. Bulunmak. Hizmet etmek. Beklemek. Kulak vermek. Katılmak.

Supervise : Nezarete almak. Murakabe etmek. Gözetip denetleyerek yönetmek. Denetleme yapmak. Gözetip denetleyerek idare etmek. Gözetip denetlemek.

Pay regard to : Dikkate almak. Göz önünde bulundurmak.

Captained : Lider. Kumanda etmek. Yüzbaşı. Başkomiser. Kaptanlık yapmak. Baş garson. Kaptanlık etmek. Bir gemi veya uçağın idaresinden sorumlu kişi. Kaptan.

Investigating : Araştırma. İncelenen. Soruşturma. İnceleme. Kontrol edilen. Soruşturulan. Araştırılan.

Care for : Çocuk büyütmek. İstemek. Sevmek. Sevmek (birini veya bir şeyi). Bakımını üstlenmek. İlgilenmek. Çocuk yetiştirmek. Hoşlanmak.

 

Look out for : Dikkat etmek. Sahip çıkmak.

Overseeing : Seyretmek. Göz kulak olmak. İzlemek. Sınavda gözetmenlik yapmak.

Supervised synonyms : administrated, call the shots, bossed, be sufficient, calls the shots, take in hand, administrating, superintends, administers, bossing, overseen, captain, cast a glance, audit, control, look after, protect, bestriding, breen, check, bestrode, oversees, superintend, be enough, beheld, babysit, oversaw, look out, supervisee, beholds, beholding, attend on, captaining.

Supervised zıt anlamlı kelimeler, Supervised kelime anlamı

Unsupervised : Kontrol edilmeyen. Teftiş edilmemiş. Kontrol edilmemiş. Denetlenmeyen. Denetlenmemiş. İncelenmemiş.