Adviser türkçesi Adviser nedir

  • Bazı film ya da televizyon izlencelerinde, uzmanlık isteyen konularda bilgisine başvurulan kimse.
  • Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Öğütçü.
  • Danışman öğretmen.
  • Müşavir.
  • Akıl hocası.
  • Danışman.
  • Rehber.
  • Kılavuz.
  • Uzmanlığa dayanan özellikler üzerinde sonuçları etkileyen açıklamalar yapabilecek yeterlikte olan kişi.

Adviser ile ilgili cümleler

English: Each student has an adviser.
Turkish: Her öğrencinin bir danışmanı var.

English: I need a good financial adviser.
Turkish: İyi bir mali danışmana ihtiyacım var.

English: His most important adviser was Henry Kissinger.
Turkish: Onun en önemli danışmanı Henry Kissinger'di.

Adviser ingilizcede ne demek, Adviser nerede nasıl kullanılır?

Costume adviser : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Giysiler üzerinde giysi yaratıcısıyla birlikte çalışan; giysi örneklerinin çizimine, bunların gerçekleştirilmesine, denenmesine yardımcı olan; belirli bir film, bir yayın için gerekli giysilerin sağlanması, seçilmesi, kullanılmasına bakan kimse. Giysici.

Faculty adviser : Öğrencilere akademik tavsiyelerde bulunan fakülte veya kolej veya üniversite üyesi. Rehber öğretmen. Fakülte danışmanı.

Financial adviser : Mali müşavir. Mali danışman. Finansal danışman. Ekonomi veya para danışmanı.

 

Legal adviser : Avukat. Hukuk müşaviri. Adli müşavir. Hukuk danışmanı.

Technical adviser : Teknik danışman.

Advised : Tedbirli. İyice düşünülmüş. Düşünceli. Tavsiye edilen. Tavsiye edilmiş.

Advisership : Danışmanlık bürosu. Rehberlik eden bir kimsenin bürosu.

Advise with : Danışmak. Akıl sormak.

Advise : Akıl vermek. Fikir vermek. Öğüt vermek. Haber vermek. Öğütlemek. Danışmak. Salık vermek. Nasihat etmek. Bilgilendirmek. Tavsiye etmek.

Advisedly : Tartıp biçerek. Bile bile. Taammüden. Tedbirli olarak. Düşünüp taşınarak. İyice düşünerek. Akıllıca. Kasten. İyice düşünüp.

İngilizce Adviser Türkçe anlamı, Adviser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adviser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blueprinted : Dizayn etmek. Ozalit. Mavi kopya çıkarmak. Şablon. Ayrıntılı tasarı. Proje. Planlamak. Tasarlama. Planı mavi kağıda çekmek.

Companion : Eş. Kavalye. Bakıcı. Diğer parça. Refakatçi. Arkadaşlık etmek. Refakat etmek. Arkadaş. El kitabı.

Guide line : Herhangi bir şeyi sağlamlaştırmada kullanılan ince germe teli. Tüzük. Germe teli. Yönetmelik.

Fashionmonger : Modacı. Moda malların satıcısı.

Baedeker : Yolculuk rehberi.

Friend of the court : Uzman müşavir. Müşahit taraf. Bilirkişi. Dava ile ilgili olmadığı halde duruşmada hazır olup ta mahkemenin dikkatini maddi veya hukuki bir meseleye celbeden kimse. İlgili olmayan müşavir.

Syndic : Komite üyesi. Batkılı bir işlemin yönetimi ya da arıtımı için batkılı ve alacaklılar tarafından görevlendirilen batkılı bakıcısı. Batkın bakıcısı. Hükümet memuru. Mutemet. Cenevre sulh yargıcı.

 

Asst : Yrd. Yardımcı. Muavin. Yaver.

Tout : Müşteri çekmeye çalışmak. Tüyo vermek. Karaborsacı. Karaborsacılık etmek. Simsarlık yapmak. Tiyo vermek. Müşteri toplayıcı. Çığırtkanlık etmek. Çığırtkan. Müşteri toplamak.

Adviser synonyms : extension agent, fashion consultant, military advisor, agricultural agent, investment advisor, investment adviser, military adviser, starets, backroom boy, media consultant, media guru, county agent, advisors, cicerones, syndics, bushing, dragoman, counselor, gridlines, management consultant, consultant, blueprint, mentors, guidance, security consultant, conductors, brain truster, councillors, careers officer, advisers, mentor, advisor, counsellor.

Adviser ingilizce tanımı, definition of Adviser

Adviser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who advises.