Affirmed türkçesi Affirmed nedir
- Doğrulanmış.
- Onaylanan.
- Doğrulanan.
- Doğru olduğunu açıklamak.
- Kabul edilen.
Affirmed ile ilgili cümleler
English: He affirmed that he saw the crash.
Turkish: Kazayı gördüğünü doğruladı.
English: Jane affirmed that she was telling the truth.
Turkish: Jane gerçeği söylediğini iddia etti.
English: I affirmed that he was innocent.
Turkish: Onun masum olduğunu doğruladım.
English: He affirmed the truth of her statement.
Turkish: Onun ifadesinin doğruluğunu onayladı.
English: He affirmed his innocence.
Turkish: Masum olduğunu beyan etti.
Affirmed ingilizcede ne demek, Affirmed nerede nasıl kullanılır?
Reaffirmed : Yeniden tasdik etmek. Tekrar doğrulamak. Tekrar teyit etmek. Tekrar iddia etmek. Yeniden onaylamak.
Affirmer : Doğrulayan kimse. İleri süren kimse. Beyan eden kimse.
Affirmers : Beyan eden kimse. İleri süren kimse. Doğrulayan kimse.
Affirm a decision : Bir kararı doğrulamak. Seçimi tasdik etmek. Kararı onaylamak.
Affirm : Bildirmek. Onaylamak. Olumlamak. Söz vermek. Tekrarlamak. Beyan etmek. İddia etmek. Söylemek. Doğrulamak. Tasdik etmek.
Affirmable : İddia edilebilir. Onaylanır. Doğrulanabilir. Gümrük vergisine tabi.
Affirmations : Olumlama. Yemin yerine geçen söz. Tasdik etme. Bildirme. Doğrulama. Tasdik. Onay. Tasvip.
Affirmative : Olumlu cevap. Doğrulayan. Olumlu. Kesin. Olumlayıcı. Müspet. Doğrulayıcı.
Affirmation : Doğrudan doğruya fiilin karşıladığı oluş ve kılışı gösteren, fiil kök veya gövdesinin -ma- olumsuzluk tabanı eki almamış durumdaki dilbilgisi kategorisi: oku-, yaz-, gel-, çalış-, vb. karşıtı olumsuzluk'tur. Tasdik etme. Yemin yerine geçen söz. Bir deyiş ya da önermenin olumlu biçimde dile getirilmesi, bk. olumsuzlama. Tasdik. Bildirme. Olumluluk. Olumlama. Doğrulama. Onay.
Affirmance : Onay ve kabul. Onaylama. Tasdik. İcra. Doğrulama.
İngilizce Affirmed Türkçe anlamı, Affirmed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Affirmed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Standard : Ölçün. Sayısal ya da felsefi olarak anlatılan eğitim ereği, amacı ya da ölçütü. eğitimde ulaşılmak istenilen amaç ya da düzey. Ölçün örnek. Aygıtların ve çözeltilerin ayarlanmasında ya da kimi hesaplamaların yürütülmesinde temel seçilen ölçü. Standart. Sancak. Yüksek atlamalarda kullanılan ayak, çıta ve çıta dayanağından kurulu atlama aracı. Ölçülebilir nicelikler için belirli boyutlarda seçilen bir örnek. Bayrak. Atlama çatkısı.
Notified : İhtar etmek. Haber vermek. Bildirilmiş. Bildirmek. Bilgililendirilmiş. Tebliğ etmek. Tebliğ edilen.
Acknowledged : Tanınmış. Tasdik edilmiş. Usulü dairesinde. Tanınan. Tanınmak. Muteber. Musaddak.
Admitted : İkrar edilmiş. Kabul edilmiş. Herkesçe bilinen.
Agreed upon : Üzerinde anlaşmaya varılmış. Anlaşılan. Onaylanmış. Kararlaştırılmış.
Justified : Muhik. İki yandan. İki yana yaslı. Yaslanmış. Gerekçeli. Haklı. Savunmuş. İki yana yasla. Dayalı.
Substantiated : Neden göstermek. Kanıtlamak. Gerçekleştirmek. Doğrulamak.
Substantiating : Doğrulamak. Kanıtlamak. İspat edici. Doğrulayan. Neden göstermek. Gerçekleştirmek.
Verified : Kanıtlanmış. Teyit edilmiş. Onaylı. Doğruluğu ispatlanmış.
Field verified : Yerde doğrulanmış.
Affirmed synonyms : accepted, putative, attested, ascertained, adopted, postulated, confirmee, confirmed, authenticated, well liked.

Bu kısımda Affirmed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Affirmed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Affirmed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Affirmed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.