Agc türkçesi Agc nedir

  • Automatic gain control (otomatik kontrol).
  • Kayıt aygıtlarıyla video ve ses sinyallerini önceden belirlenmiş bir değerde otomatik olarak elektronik düzenleme (elektronik kontrolle).

İngilizce Agc Türkçe anlamı, Agc eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agc ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fertilization age : Fertilizasyon yaşı. Döllenmeyi gebeliğin başlangıcı kabul ederek gebelik yaşını hesaplama.

Property : İyelik. Bina, ev, toprak parçası, yer gibi taşınmaz mallar. iyelik konusuna girebilen gerçek eşya ile hakların tümü. Nitelik. Bir oyun içinde yer alan eşya (bk. donatım.). Servet. Birey, aile, akraba ya da toplulukların, ilgili oldukları toplumun anlayış ölçülerine uygun bir biçimde üzerlerinde hak iyesi oldukları özdeksel ve tinsel öğelerin tümü. Sahne eşyaları. Oyuncunun, dekor gereğiyle kullandığı eşyalar; dekora yardımcı olacak küçük parça eşyalar, sahne takımları, (bk. donatım). Mülk. Hususiyet.

Old : İhtiyar. Pişkin. Önceki. Deneyimli. Eski. ...yaşında. Yaşlı. İhtiyarlamak. Kart. Eskimiş.

Mature : Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. matür. Erişmek. Dinlendirmek (şarap). Olgun. Tamam. Erginleşmek. Tekemmül etmek. Kemale erdirmek. Olgunlaştırmak. Pişmek.

 

Young : Hayvan yavrusu. Genç. Yavru. Yeni. Gençlik. (hayvan) yavru. Gençler. Taze. Döl. Küçük.

Immature : Cinsel olgunluğa ulaşmamış. tam gelişmemiş. Ham. Gelişmemiş. Olgunlaşmamış. Seksüel olgunluğa ulaşmamış. Olmamış. İmmatür. Toy. Olgun olmayan.

Oldness : Eskilik. Kartlık. Tufuliyet-i saniye. İkinci çocukluk devri. Köhnelik.

New : Turfanda. Yaş. Yeni olarak. Keşfedilmemiş. Görülmemiş. Gıcır. Taze. Acemi. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Yeni.

Newness : Yenilik. Yeni olma. Tazelik.

Bone age : Kemik yaşı.

Agc synonyms : youngness, fetal age, gestational age, mental age, chronological age, developmental age.

Agc zıt anlamlı kelimeler, Agc kelime anlamı

Old : Eski zamanlar. Büyük. Yaşlı. Kart. İhtiyarlamak. Pişkin. İhtiyar. Eski. Eskimiş. Deneyimli.

Young : Yavru. Küçük. Hayvan yavrusu. Döl. Gençlik. Yeni. Taze. (hayvan) yavru. Genç. Gençler.

Mature : Matür. Tekamül etmek. Kemale erdirmek. Olgunlaştırmak. Pişmek. Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. matür. Dinlendirmek (şarap). Ergin. Olgun.

Agc antonyms : youngness, oldness, immature, straight line.