Property türkçesi Property nedir
- Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır.
- Bir nesne ya da birimi ötekilerden ayıran türsel ya da yapısal özelliklerden her biri.
- Özelge.
- Mülk.
- Eşya.
- Emlak.
- Bir şeyi başka şeylerden ayrımlı ya da onlara benzer kılan ve onlarla ilişkilerinde ortaya çıkan yanlarının her biri.
- Arazi.
- Hususiyet.
- Servet.
- Oyuncunun, dekor gereğiyle kullandığı eşyalar; dekora yardımcı olacak küçük parça eşyalar, sahne takımları, (bk. donatım).
- İyelik.
- Özellik.
- Nitelik.
- Birey, aile, akraba ya da toplulukların, ilgili oldukları toplumun anlayış ölçülerine uygun bir biçimde üzerlerinde hak iyesi oldukları özdeksel ve tinsel öğelerin tümü.
- Bir oyun içinde yer alan eşya (bk. donatım.).
- Bina, ev, toprak parçası, yer gibi taşınmaz mallar. iyelik konusuna girebilen gerçek eşya ile hakların tümü.
- Mal.
- Bir özdeği belirleyen nitelik ve nicelikler.
- Varlık.
- Sahne elbiseleri.
- Sahiplik.
- Sahne eşyaları.
- Aksesuar.
- Mal mülk.
- Mülkiyet.
- Durağan değer.
- Sahne donatımı.
Property ile ilgili cümleler
English: Ali owns some property in Boston.
Turkish: Ali Boston'da bazı mülke sahip.
English: He handed over all his property to his son.
Turkish: Tüm mülkiyetini oğluna bağışladı.
English: Everyone has the right to own property alone as well as in association with others.
Turkish: Her şahıs tek başına veya başkalarıyla birlikte mal ve mülk sahibi olma hakkına sahiptir.
English: All unclaimed property will be disposed of at midday tomorrow.
Turkish: Bütün sahipsiz mal yarın gün ortasında atılacak.
English: Ali claimed that the enormous property was at his disposal.
Turkish: Ali muazzam servetin, onun emrinde olduğunu iddia etti.
Property ingilizcede ne demek, Property nerede nasıl kullanılır?
Property inspector : Özellik denetleyicisi.
Property insurance : Gayrimenkul sigortası. Mülk sigortası. Eşya sigortası. Sigortalının sorumlu olduğu mülkün sigortası. Mal sigortası. Konut sigortası.
Property list : Özellik listesi.
Property man : Donatımcı. Aksesuarcı. Bir oyun içinde yer alan her çeşit eşyadan sorumlu kimse (bk. aksesuvarcı.). Sahne aksesuarları ile ilgilenen kimse. Sahne donatımcısı.
Property man assistant : Görünçlük donatımı çalışmalarında donatımcıya yardımcı olan kimse. Yardımcı donatımcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Property sheet control : Özellik tablosu denetimi.
Property sheet : Özellik sayfası. Özellik tablosu.
Property register : Tapu sicili.
Property master : Donatımlık işini yürüten baş sorumlu. Baş donatımcı.
Property space : Nitelik uzayı. Belli bir gözlemin iki ya da daha çok değişkene göre konumsal yerini gösteren çok boyutlu dağılım alanı.
İngilizce Property Türkçe anlamı, Property eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Property ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Article : Fıkra. Başçık. Nesne. Tanımlık. Madde. Artikel. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Sözleşmeyle bağlamak. Makale.
Exchequers : Maliye bakanlığı. Hazine. Finans kaynağı. Maliye. Para. Devlet hazinesi.
Personalty : Özel eşya. Kişisel mal. Menkuller. Menkul mal. Kişisel mülk.
Grade : Bir basamaklar düzenini oluşturan sıracalardan her biri. Pille. (mal) tasnif etmek. Düzenlemek. Derece. Yokuş. Derecelendirmek. Aşama. Puanlamak. Ayırmak.
Stockholding : Hissedarlık.
Richness : Yağlı oluş. Ferah. Ağırlık (yemek). Bolluk. Verim. Bereket. Zenginlik.
Estates : Ayni haklar. Hal. Miras. Malikane. Zümre meclisleri. Durum.
Taste property : Lezzet özelliği.
Asset : Yararlı. Değerli nitelik. Değerli bir nitelik. Beceri. Değerli şey. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar bk. aktif 1. Aktif. Kıymetli şey.
Field : Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik. Futbol, bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahaya çıkarmak. Tarla. Çayır. Saha. Bir araştırma konusu ya da sorununun taşıyıcısı olan ve belli ayrıtları bulunan gözlem birimlerinden oluşmuş araştırma evreni ya da bu evrenin içinde gözlendiği gerçek yaşam bağlamı. Tarım coğrafyasında, dar anlamıyla "sürülen, ekilen" toprak. Alan.
Property synonyms : spatial property, church property, tangible possession, unsolvability, visual property, spiritualty, ratables, physical composition, compositeness, eubstance, scent, primality, stockholdings, sound property, worldly belongings, device characteristic, olfactory property, spatiality, wave particle duality, rateables, material possession, analyticity, bodily property, worldly possessions, landed property, existence, country, constitution, lease, weakness, exchequer, symmetry, financial resources.
Property zıt anlamlı kelimeler, Property kelime anlamı
Strength : Derman. Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. Dayanıklılık. Kadro. Bir cismin ya da bir yapının dayanıklılığı. Etkililik. Dayanım. Askeri güç. Güçlülük. Yeğinlik.
Weakness : Zaaf. Zayıflık. Güçsüzlük. Halsizlik. Kuvvetsizlik. Hasta oluş. Cansızlık. İnginlik. Sönüklük. Dayanıksızlık.
Anisotropy : Anizotrop. Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Anizotropi. Örütlerin, iletkenlik, esneklik, geçirgenlik gibi kimi özelliklerini yöne bağlı olarak değiştirmesi. İzotrop olmayan. Yöne bağımlılık. Yönseme. Kimi cisimlerde, fiziksel ve kimyasal özelliğin doğrultuya göre değişmesi. Eşyönsüzlük. Değişik eksenler boyunca değişik boyutlara sahip olma durumu (botanik ve fizik).
Property antonyms : unsolvability, solvability, solubility, isotropy, insolubility, misconception.
Property ingilizce tanımı, definition of Property
Property kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which is inherent in a subject, or naturally essential to it. That which is proper to anything. To invest which properties, or qualities. As, sweetness is a property of sugar. A peculiar quality of a thing. An attribute.

Bu kısımda Property kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Property ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Property anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Property ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.