Personalty türkçesi Personalty nedir

Personalty ingilizcede ne demek, Personalty nerede nasıl kullanılır?

Personalties : Özel eşya. Menkuller. Menkul mal. Kişisel mal. Kişisel mülk.

Personal account : Kişisel hesap. Şahsi hesap. Bireysel hesap.

Personal accousts : Kişisel ya da ortaklıklar adına açılan sayışımlar. gerçek ve tüzel kişilere yapılan ödemelerle onlardan sağlanan paraları gösteren sayışımlar. Kişisel sayışımlar.

Personal address book : Kişisel adres defteri.

Personal adventure : Kişisel serüven. Belirli bir yiğidin çevresinde oluşan sürükleyici ve coşkulu olayları konu alan serüven, bk. serüven, alışılmış masal. krş. kişisel saga, kişisel masal.

Personal bonds : İsme yazılı tahvil. Üzerinde sahip olanın isminin yazılı olduğu ve ciro edilmesi durumunda çıkaranın şirket defterine işlenip onaylanması gereken tahvil.

Personal credit : Tecimde, kişilerin kişiliklerine bağlı olarak sağladıkları sayca. Kişinin kredi itibarı. Kişisel sayca. Kişisel kredi. Şahsi kredi.

Personal data : Kişisel veri. Kişi hakkında bilgiler.

Personal conviction : Şahsi kanaat. Vicdani kanaat. Şahsi görüş.

Personal computer : Kişisel bilgisayar.

İngilizce Personalty Türkçe anlamı, Personalty eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Personalty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Personal estate : Taşınır mallar. Taşınabilir mal. Özel mülkiyet. Menkul mallar.

Peculiar : Has. Olağandışı. Hususi. Özgün. Zati. Mahsus. Ayrıcalık. Özel mülk. Özel.

Clobber : Pataklamak. Haklamak. Eleştirmek. Benzetmek. Marizlemek. Öldüresiye dövmek. Yenmek. Kıyasıya dövmek. Dayak atmak. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek.

Property : Sahne donatımı. İyelik. Sahiplik. Nitelik. Mülkiyet. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. Oyuncunun, dekor gereğiyle kullandığı eşyalar; dekora yardımcı olacak küçük parça eşyalar, sahne takımları, (bk. donatım). Bir şeyi başka şeylerden ayrımlı ya da onlara benzer kılan ve onlarla ilişkilerinde ortaya çıkan yanlarının her biri. Durağan değer. Mal mülk.

Personal effects : Yasalarla belirtilen koşullara bağlı, genellikle girişte gümrük vergisinden bağışık tutulup çıkışına izin verilmiş, yurda giren ya da çıkan yolcu malı. Şahsi eşya. Şahsı eşya. Kişisel eşya. Kişiye ait eşya. Zati eşya.

Private property : Kişiliğe ilişkin mal, yapı, para. Şahsi mülkiyet. Özel mülkiyet. Kişisel varlık. Özel mülk. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gerçek veya tüzel kişilerin yasal sınırlar çerçevesinde diledikleri biçimde kullanabildikleri taşınır, taşınmaz, maddi veya fikri varlık sahipliği. kapitalist sistemin en ayırt edici özelliğidir. Malı, yapısı, geliri olma, kendisinde iyelik hakkı bulunma. Kişisel iyelik.

Effects : Bakiye. Kişisel eşyalar. Nakit toplamı. Kişisel varlık. Menkul kıymetler. Servet. Oyun sırasında gerekli olan etkiyi sağlamak için bazen görsel, bazen işitsel olmak üzere kullanılan musiki, gürültü, sis, kar, yağmur, güneş, gece, fırtına vb. çeşitli ses ve görüntü öğelerinin tümü. Efekt. Mal. Eşya.

 

Stuff : Tahnit etmek. Hammadde. Tıka basa yemek. Tıka basa doldurmak. Hamur. Madde. Kumaş. Kağıt hamuru. Yünlü kumaş (ingiliz ingilizcesi). Saçmalık.

Chattel goods : Menkul varlıklar. Taşınır eşya. Menkul eşya.

Personalty synonyms : personal chattel, personalties, chattel, holding, movables, belongings, personal property, movable.

Personalty ingilizce tanımı, definition of Personalty

Personalty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Personality. The state of being a person.