Peculiar türkçesi Peculiar nedir

Peculiar ile ilgili cümleler

English: There seems to be something peculiar about the boy.
Turkish: Çocuk hakkında tuhaf bir şey var gibi görünüyor.

English: This is a custom peculiar to Japan.
Turkish: Bu, Japonya'ya özgü bir gelenektir.

English: Sending year-end gifts is one of the customs peculiar to Japan.
Turkish: Yıl sonu hediyeleri gönderme Japonya'ya özgü geleneklerden biridir.

English: This custom is peculiar to Japan.
Turkish: Bu gelenek Japonya'ya özgüdür.

English: This style of cooking is peculiar to China.
Turkish: Bu tarz pişirme Çin'e özgüdür.

Peculiar ingilizcede ne demek, Peculiar nerede nasıl kullanılır?

Peculiar people : Seçkin insanlar.

Peculiar to : Özgü. Mahsus. -e özgü. Has.

Funny peculiar : Garip. Karanlık. Şüpheli. Tuhaf.

Peculiarities : Özellik. Acayiplik. Özellikler. Gariplikler.

Peculiarity : -e özgü olma. Acayiplik. Alışılmamışlık. Hususiyet. Özellik. Tuhaflık.

Peculated : Zimmete para geçirmek. Zimmetine para geçirmek. İhtilas etmek. İrtikap etmek. Çalmak. Zimmetine geçirmek.

Peculiarly : Tuhaf bir şekilde. Özel olarak. Bilhassa. Acayip bir şekilde. Özellikle. Alışılmışın dışında.

 

Peculates : Çalmak. Zimmetine geçirmek. Zimmetine para geçirmek. İrtikap etmek. Zimmete para geçirmek. İhtilas etmek.

Diuca speculifera : Buzulkuşu. Buzul kuşu.

Pecularity : Bir nesne ya da bir duruma özel olan. Özgülük.

İngilizce Peculiar Türkçe anlamı, Peculiar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peculiar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Singular point : Tekil nokta. Tekillik noktası.

Cliquier : Kapalı. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Ayrıcalıklı.

Unusual : Tip. Ender. Seyrek. Nadir. Olağan olmayan. Alışılmamış. Görülmemiş. Görülmedik.

Anomalous : Anomal. Kuraldışı. Anormal. Kaideye uymayan. Alışılmışın dışında. Kuralsız. Aykırı. Müstesna. Çelişkili.

Favour : Onay. Onaylamak. Kayırmak. Desteklemek. Destek. Rahatlatmak. Vermek. Taraftarlık. Gözetmek. İltimas etmek.

Appanages : Doğuştan hak kazanılan mülk. Doğuştan yetenek. Kral'ın mirası. Tımar.

Personals : Kişisel. Şahsa özel. Kişiye yönelik. Kişisel ilanlar sayfası. Şahsi. Kişiye özel.

Faculty : Bilimyurdu. Beceri. Hassa. Allah vergisi. Kuvve. Yeti. Duyu. Yapma özgürlüğü.

Bloody : Lanet olası. Kanlanmış. Kanayan. Kanlı. Müthiş. Kan gibi. Kana susamış. Fazlasıyla. Lanet. Zalim.

Franchises : Satış hakları. Dokunulmazlık. Muhafiyet. Üyelik. Hak. Satış tekeli hakkı. İmtiyaz.

Peculiar synonyms : personalties, droll, awfully, franchise, concession, comically, abnormal, appanage, distinctive, particular, specific, unmixed, prepensely, odd, originals, immunities, characteristic, personal effects, cranky, crankier, unique, favours, deviant, private property, dedicated, authentic, singular, proper, esoterics, typical, crankiest, concessions, as in a dream.

 

Peculiar zıt anlamlı kelimeler, Peculiar kelime anlamı

Familiar : Bilen. İçli dışlı. Alışılmış. İyi arkadaş. Bilinen. Alışık. Sulu. Bildik. Senli benli. İçten.

Nonspecific : Özel olmayan. Tanımlanmamış. Nonspesifik.

General : Yalpı. Yaygın. Şef. Ordu komutanı. Paşa. Halk. Komutan. Orgeneral. Genel. Genel mahiyette.

Peculiar ingilizce tanımı, definition of Peculiar

Peculiar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of private, personal, or characteristic possession and use. Belonging solely or especially to an individual. A sole or exclusive property. Not possessed by others. A prerogative. A characteristic. That which is peculiar. One`s own. Not owned in common or in participation.