Agings türkçesi Agings nedir

Agings ingilizcede ne demek, Agings nerede nasıl kullanılır?

Stagings : Evreleme. İskele. Etaplama. Kademelendirme. Gösterim. Zahmetli. Evrelendirme. Sahneleme. Sahneye koyma. Yapı iskelesi.

Aging ear : Yaşlanan kulak. Yaşlanmanın neden olduğu özellikle tiz sesler.

Aging furnace : Yaşlandırma fırını.

Aging interval multiplier : Eskime aralığı çoklayıcısı.

Aging of wine : Tadını iyileştirmek için şarabın depolanması. Şarabın yaşlanması.

Accelerated aging : Hızlandırılmış yaşlanma. Eskime. Hızlandırılmış yaşlandırma işlemi. Hızlandırılmış eskitme.

Artificial aging : Yapay yaşlandırma. Suni yaşlanma.

Non aging steel : Yaşlanmayan çelik. Yaşlanmaz çelik.

Cellular aging : Hücresel yaşlanma. Hücre yaşlanması. Bir hücrenin bölünmeler geçirerek artık bölünmeyecek duruma gelmesi.

Aging temperature : Yaşlandırma sıcaklığı.

İngilizce Agings Türkçe anlamı, Agings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depreciation : Madensel paralarda bulunan değerli maden niceliğini azaltma. bazı özdeklere değeri çok düşük bazı özdekler katılması. Aşınma. Değeri düşme. Amortisman. Değer azalması. Bk. değer yitirimi. Küçültme. Aşınma payı. Değerini düşürme.

 

Belongings : Eşya. Ayniyat. Kişisel eşya. Birinin kişisel eşyaları. Kişisel eşyalar. Var. Pılı pırtı. Özel eşya.

Dating : Bayatlamak. Tarihlendirilen. Tarih atma. Tarihleme. Eskiden kalmak. Tarih verme. Eskimek. Flört etme. Flört etmek.

Nest egg : Emeklilik gibi özel bir amaç için ayırılan ödenek. Fol. Birikim. Tasarruf.

Dilapidation : Aşınma. Harap olma. Bakımsızlık. Bir yapının toplumsal, işlevsel ve sağlamlık yönlerinden yeni olmaktan çıkmasını, sağladığı yararların azalmasını ya da yok olmasını içeren süreç. yapı birimleri bu nitelikleri kazanan bir komşuluğun, içine girdiği varsayılan yıpranma süreci. Harap. Onarım masrafları. Bakımsızlıktan yıkılma.

Ageings : Geliştirme. Buharlama. Olgunlaşma. Zamanla eskime. Gelişme.

Wearing : Giyim. Aşındırma. Aşınma. Bezdirici. Usandırıcı. Bıktırıcı. Giyme. Yorucu.

Corrosion : Çürüme. Korozyon. Çürütme. Kimyasal aşındırma (aşınma). Paslanma. Coğrafya, fizik, gitar, kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Paslandırma. Rüzgar aşındırması. Çoğunlukla yükseltgeme sonucu metallerde oluşan birleşim değişimi süreci; paslanma.

Consenescence : Genel bozulma durumu.

Agings synonyms : getting old, senescence, obsolescence, ageing, frayings, abrasion, anointments, underestimating, holding, property, frazzle, fund, accelerated aging, senescent, frazzles, antiquation, becoming worn, scuffmark, fraying, geriartric, growth, attrition, wear, becoming old, abrasions, ripening, monetary fund, wear and tear, film wear, aging.

Agings zıt anlamlı kelimeler, Agings kelime anlamı

Outgo : Üstün gelmek. Sarfiyat. Yenmek. Masraf. Aşmak. Harcama. Gider. Geçmek.

Young : Küçük. Hayvan yavrusu. Yavru. (hayvan) yavru. Taze. Gençler. Yeni. Döl. Gençlik. Genç.