Airbag türkçesi Airbag nedir
Airbag ile ilgili cümleler
English: The airbag saved my life.
Turkish: Hava yastığı hayatımı kurardı.
Airbag ingilizcede ne demek, Airbag nerede nasıl kullanılır?
Airbase : Tenek üssü. Hava üssü.
Airbath : Suya sıcak hava enjekte eden ve deveran ederek masaj etkisi yaratan yüzlerce küçük fıskiyeden oluşmuş küvet. (marka) tabanındaki.
Fairbanks : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Soyadı.
Hairball : Bigudi. Saç yumağı. Tuhaf olay. Tüy yumağı. Kedi veya başka bir hayvanın midesinden çıkarılan kıl kütlesi.
Hairballs : Tüy yumağı. Bigudi. Kedi veya başka bir hayvanın midesinden çıkarılan kıl kütlesi. Tuhaf olay. Saç yumağı.
Airborne early warning : Havadan erken uyarı sistemi. Havadan erken ihbar. Havadan erken uyarı.
Airbed : Deniz yatağı. Şişme yatak. Hava yastığı. Hava yatağı.
Airborne alternate control station : Bir hava aracında bulunan kontrol alt sistemi. Aacs. Wı_source:airborne alternate control station (airborne alternate control station) havada yönlendirme kontrolü istasyonu.
Airbladder : Yüzme kesesi. Hava kesesi.
Hairband : Başa takılan bant. Taç. Saça takılan plastik veya elastik bant. Kafa bandı. Bant. Saç bandı.
İngilizce Airbag Türkçe anlamı, Airbag eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Airbag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Air cushion : Hidrofoili desteklemek için inmeye zorlanmış olan hava boşluğu. Şişme yastık. Tenek yastığı. Şişirilebilir yastık. Hava amortisörü.
Snorkel : Şnorkel. Suyun yüzeyinde seyreden dalgıcın normal havayı solumak suretiyle başını kaldırmadan yüzmesine imkan. Nargile. Denizaltının uzun süre su altında kalmasını sağlayan boru tertibatı. Şinorkel. Pis gaz toplayıcısı. Şnorkelle yüzmek.
Ventilation shaft : Havalandırma kuyusu. Havalandırma şafti. Havalandırma şaftı. Havalandırma bacası.
Air duct : Hava bağlantısı. Hava borusu. Hava hattı. Havalandırma kanalı. Hava manifoldu. Tenek borusu. Havayı bir yerden başka bir yere iletmekte kullanılan kanal (boru). Hava bacası. Hava kanalı.
Air bag : Pnömatik yastık. Hava torbası. Otomobillerde kullanılan emniyet mekanizması (çarpışma sırasında hava ile dolan ve yolcuları cam ve gösterge panosuna çarpmaktan koruyan plastik torba).
Breather : Güçlükle nefes alan kimse. Paydos. Havalandırıcı. Havalandırma. Ara. Mola. Hava borusu. Hava deliği. Kartel havalandırma.
Line : Askı halatı. Astar kaplamak. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Çizmek. Çizgi çizmek. Kırıştırmak. Çizgi. Sıra. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Hat.
Schnorkel : Şnorkel. Hava borusu. Hava alma borusu.
Vent hole : Vent deliği. Hava deliği. Hava alma boşaltma deliği. Hava alma deliği. Delik. Hava boşaltma deliği. Havalandırma deliği. Havalık.
Register : Göstermek (termometre vb.). Kayıt. Sicile geçirmek. Kaydetmek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Üfleme ızgarası. Yazaç. Önceden saptanmış amaçlar için kullanılan, bu amaçların gerçekleştirilmesinde yararlanılacak verilerin saklanabileceği boyda bir yerel bellek türü. kullanım yeri ve biçimine göre, bir yazmaç için sayaç, birikeç gibi adlar da kullanılabilir. Havanın odaya üflendiği ağız. Taahhütlü göndermek.
Airbag synonyms : schnorchel, snorkel breather, airline business, aircushion, upcast, airbed, airline, fleet, blowhole, duct, vent, air passage, venthole.

Bu kısımda Airbag kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Airbag ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Airbag anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Airbag ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.