Alamsız nedir, Alamsız ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Habersiz, ansızın: Alamsız yanıma oturdu da korktum.

Alamsız tanımı, anlamı

Habersiz : Haberi olmayan, haber almamış, hiçbir bilgisi olmayan, bihaber. Haber vermeden, habersizce, bihaber

Ansızın : Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

Yanım : Yakınım, çevrem, akrabam. Yakıtın, havanın oksijeni ile birleşerek ısı, ışık ve alaz çıkarması olayı.

Ansız : Anlayışsız, akılsız. (a'nsız) Ansızın.

Haber : Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem. Bilgi.

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Habe : Boş. Mide. Heybe. Kırmızı renkli, iki gözlü, omuza atılarak kullanılan yün torba, heybe. (Argo) Karagöz ustalarının ekmek için kullandıkları sözcük. Karagöz ustalarının "ekmek" e verdikleri ad.

Kork : Bostan korkuluğu.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

 

Diğer dillerde Alametre anlamı nedir?

İngilizce'de Alametre ne demek ? : fishing boat