Ald türkçesi Ald nedir

  • Devlet memuru.
  • Yasal organ üyesi.
  • Alderman.
  • Devlet görevlisi.

Ald ile ilgili cümleler

English: Ali became bald very young.
Turkish: Ali çok genç kel oldu.

English: Ali has already gone bald.
Turkish: Ali zaten kel oldu.

English: Ali is bald, isn't he?
Turkish: Ali kel, değil mi?

English: Hello! With whom am I speaking? You don't recognize me? It's me, Aldo!
Turkish: Merhaba! Kiminle konuşuyorum? Beni tanımıyor musun? Ben, Aldo!

English: Ali does not know the difference between a diamond and an emerald.
Turkish: Ali bir elmas ve bir zümrüt arasındaki farkı bilmiyor.

Ald ingilizcede ne demek, Ald nerede nasıl kullanılır?

Aldaric acids : Aldoz şekerlerin kuvvetli okside edici bir ayraçla muamele edildiğinde hem aldehit hem de birincil alkol grubunun okside olarak karboksil grubuna dönüşmesiyle oluşan şeker asitleri. Aldarik asitler.

Aldebaran : Aldebaran yıldızı (astronomi terimi). Eldebaran yıldızı. Eldeberan.

Aldehyde : Alkolün oksidasyonuyla oluşan organik bir bileşik. Aldehit. Fonksiyonel aldehit grubu taşıyan, kimyasal olarak asit ve alkole dönüşebilen herhangi bir organik molekül.

Aldehyde fuchsin : Aldehit fuksin. Bazik fuksin ve aldehitle birlikte, pankreasın beta hücreleri, elastin, sülfatlı müsinler gibi sülfür içeren bileşiklerin boyanmasını sağlayan madde.

 

Aldehyde resin : Aldehit reçinesi.

Alden : Minnesota eyaletinde şehir. Eugene alden hackman. Amerikalı ödüllü aktör ve yapımcı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Gene hackman'ın gerçek adı (1930 doğumlu). Bir soyadı. Bir kadın veya erkek adı. İowa eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir.

Alderfly : Kızılağaç sineği. Koyu rengiyle tanımlanan sialidae familyasından neuroptera böcekleri.

Alderman : Şehir ayanı. İhtiyar heyeti üyesi. Kent meclisi üyesi. Belediye meclisi üyesi. Belediye meclis üyesi. Şehir meclisi üyesi.

Aldermanly : Belediye meclisi üyesi.

Alder tree : Ilıman bölge çalıları veya ağaçları. Akçaağaç.

İngilizce Ald Türkçe anlamı, Ald eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ald ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Past : Yanından geçerek. Geçe. Olmuş. Dilb.geçmiş. Eski. Geçmişte kalan. -den sonra. Geçen. Ötesinde. Öte.

Officeholders : Bir makam işgal eden kimse. Resmi mevkide olan kimse.

Secondhand : Kullanılmış. Eski. Kelepir. Dolaylı. Kulaktan dolma. Başkasından öğrenilmiş. İkinci elden. Müstamel. İkinci el. Elden düşme.

Age old : Asırlık. Çok eski.

Antique : Buluntu. Antik. Eskilik. Eski moda. Eski sanat eseri. İlk çağlardan kalma. Antika eşya. Antik eşya. Antika.

Hand me down : İkinci el. Kalitesiz. Kullanılmış. Rüküş. Elden düşme.

Yellow : Sarı. Namussuz. Sarı renk. Yumurta sarısı. Ödlek. Sarartmak. Korkak. Sararmak. Sarılı. Sarı renkli.

Antediluvian : Nuh nebiden kalma. Tufandan önceki devre ait. Tufandan evvelki devre ait. Çok eski. Tufandan öncesine ait. Eski kafalı kimse. Çok yaşlı kimse. Çok yaşlı adam.

 

Hoary : Ak. Eski. Yaşlı başlı. Yaşlı ve saygıdeğer. Ak saçlı. (saç) kır. (saç) ak. Ağarmış. Kır. Beyazlamış.

Rusty : Huysuz (at). El alışkanlığını kaybetmiş. Hamlamış. Paslı. Solmuş. Paslanmış. Çatlak (ses). Ham. Körelmiş. Pas rengi.

Ald synonyms : noncurrent, every last, nonmodern, stale, hand down, antiquated, worn, archaic, immemorial, public servant, every, auld, patched, public official, longtime, each, used, office holder, age, yellowed, long ago, government official, civil servants, officeholder, civil servant, sunset.

Ald zıt anlamlı kelimeler, Ald kelime anlamı

Modern : Modern. Çağdaş.

Current : Bugünkü. Suyun akışı. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Yaygın. Elektriğin bir yöne akışı. Şu anki. Geçer. Düşünce hayatında ortaya çıkan yeni akım. Güncel. Olagelen, geçerli, yürürlükte olan.

Future : Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. Yarın. Gelecek zaman. İleri. İleriki. Vadeli. İlerideki. Gelecek zaman kipi. İlerki.

Ald antonyms : fresh, new, present, some, no.