Alerter türkçesi Alerter nedir

Alerter ingilizcede ne demek, Alerter nerede nasıl kullanılır?

Alerters : Uyarıcı. Uyaran kimse. Hazır olma durumuna çağıran kimse.

Alerted : Alarma geçirilmiş. Gözünü açmak. Alarma geçirmek. Uyarmak.

Alert before overwriting cells : Hücre üzerine yazmadan uyar.

Alert box : Uyarı kutusu. Kullanıcıyı hata veya arızalı çalışmaya karşı uyaran kutu.

Alert message : Uyarı iletisi.

Alert signal : İkaz işareti. İkaz edici simge. Uyarı sinyali.

Alert to : Uyarmak.

Calling an alert : Hazırlık durumu başlatma. Alarm durumu ilan etme. Alarm verme.

Be on the alert : Teyakkuz etmek. Tetikte olmak. Alesta beklemek. Tetikte beklemek. Uyanık olmak. Gözünü dört açmak.

Defensive alert : Savunma uyarısı. Beklenmedik bir saldırıyı uzaklaştırmak için hazır olma durumu.

İngilizce Alerter Türkçe anlamı, Alerter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alerter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compensate : Eşitlemek. Karşılamak. Ödünlemek. Bedelini vermek. Telafi etmek. Yerini tutmak. Gidermek. Dengelemek. Denkleşmek. Acısını telafi etmek.

Correspondence : Tekabül etme. Haberleşme. Tekabül. Yazışmalar. Birbirini tutma. Oluşum, durum ya da nesnelerin karşılıklı olarak birbirine uygun düşmesi. Karşılık gelme. Mektuplar. Yazışma.

 

Allegorise : Bir şeyi alegoriye dönüştürmek (ayrıca allegorize). Kinaye yapmak. Kinaye etmek. Bir hikayeyi alegorik bir şekilde anlatmak. Kinaye yazmak. Alegori biçiminde yorumlamak.

Document : Dokümante etmek. Belge. Belgelemek. Bir araştırmada bilgi kaynağı olarak başvurulan ve çeşitli kamu ya da özel kişi ve kuruluşlarca derlenmiş, yayınlanmış ya da yayınlanmamış veriler. Yazıyla kanıtlamak. Doküman. Belge ile kanıtlamak. Bir olguyu ya da bir savın doğruluğunu gösteren, basılı da olabilen kanıtlayıcı gereç. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Belgelendirmek.

Civilize : Adam etmek. Medenileştirmek. Aydınlatmak. Kibarlaştırmak. Uygarlaşmak. Uygarlaştırmak.

Frenchify : Fransızlaşmak. Bir kimseyi veya bir şeyi fransızlar gibi yapmak veya benzetmek (gelenekler, hareket tarzı veya kıyafet açısından). Doğa. Fransızlaştırmak. Dış görünüş veya nitelik açısından fransız yapmak veya olmak.

Demoralize : Mücadele gücünü kırmak. Ahlakını bozmak. Moral bozmak. Moralini bozmak. Cesaretini kırmak. Yıldırmak. Ayartmak. Ahlaksızlaştırmak.

Inactivate : Gayri faal hale sokmak. Pasifleştirmek. Aktif olmayan hale getirmek. Faaliyette olmayan bir hale getirmek. Etkinsizleştirmek. Etkisizleştirmek. Pasif kılmak. Durağanlaştırmak. Durağan bir hale getirmek. Hareketsizleştirmek.

Increase : Artmak. Artış. Yükselmek. Arttırmak. Büyümek. Artışa geçmek. Eder artırımı. Çoğalmak. Zam yapmak.

Dizzy : Başı dönen. Hoppa. Kuş beyinli (argo terim). Sersemlemiş. Şaşkın. Aptal. Kuş beyinli. Sersemletmek. Fırıl fırıl dönen. Baş döndürücü.

 

Alerter synonyms : paganise, bolshevize, intransitivise, orientalise, diabolise, immaterialise, spice up, suburbanise, round out, mythicise, uniformize, colourize, open letter, arterialise, internationalise, conventionalise, dynamise, colorise, automatise, constitutionalise, detransitivize, personal letter, isomerise, sexualise, uniformise, fan letter, alkalinise, digitalise, mythologise, symmetrise, lighten up, deodorise, demulsify.

Alerter zıt anlamlı kelimeler, Alerter kelime anlamı

Decelerate : Hız kesmek. Yavaşlatmak. Yavaşlamak. Hızı azalmak. Hız azaltmak.

Dissimilate : Farklılaştırmak. Farklı yapmak. Farklı olmak. Farklılaşmak. Farklı sesler çıkarmak. Bir kelimede birbiriyle ilgili iki sesi atlamak (sesbilim).

Focus : Odağa getirmek. Odaklanmak. Odaklamak. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. Odağı ayarlamak. Merkez çekit. Depremin yer içinde başladığı nokta. Mercek ve aynalarda koşut ışık demetinin toplandığı nokta. Deprem ocağı. Odak noktası.

Alerter antonyms : orientalise, denationalise, odourise, deconcentrate, de iodinate, demulsify, de ionate, detransitivize, unalert, personalise, occidentalise, complicate, tire, brighten, destabilize, better, wet, odorize, nationalize, transitivize, demythologize, stabilise, awaken, cool, stiffen, stabilize, depersonalise, assimilate, decrease, centralize, activate, deoxidise, desensitize, accelerate, decontaminate, occidentalize, worsen, orientalize, increase, beautify, decentralise, dirty, dehydrogenate, hydrogenate, personalize, clarify, emulsify, concentrate, magnetise, dry, deoxidize, qualify, invalidate, dehumanize, inactivate, sensitize, sharpen, sensitise, strengthen, scramble, inflate, empty, decentralize, enable, demilitarise, heat, dull, darken, demilitarize, discolor, thin, centralise, clutter, magnetize, naturalize, loosen, rejuvenate, destabilise, depersonalize, nationalise, cause to sleep, denationalize, unstring, weaken, demagnetise, fill, quieten, begin, clean, deflate, simplify, wrong, disable, discharge, validate, tune, denazify, demagnetize, denaturalize, unscramble, mythologize, order, unwary, asleep.