Alert to türkçesi Alert to nedir

Alert to ile ilgili cümleler

English: I'll alert Tom.
Turkish: Tom'u ikaz edeceğim.

English: You should be alert to the possible dangers.
Turkish: Olası tehlikelere karşı uyanık olmalısın.

English: We must be alert to dangers.
Turkish: Tehlikeler için tetikte olmalıyız.

Alert to ingilizcede ne demek, Alert to nerede nasıl kullanılır?

Alert : Gözünü açmak. Ayık kalmak. Açıkgöz. Alarm vermek. Dikkatli. Tehlikeye karşı uyarı. Hazır olmak. Tetikte olma. İkaz etmek.

To : İle. E doğru. Karşı. Kadar. Ye. E. -e kadar. İla. -e göre. Kala.

Alert before overwriting cells : Hücre üzerine yazmadan uyar.

Alert box : Kullanıcıyı hata veya arızalı çalışmaya karşı uyaran kutu. Uyarı kutusu.

Alert message : Uyarı iletisi.

Alert signal : İkaz işareti. Uyarı sinyali. İkaz edici simge.

İngilizce Alert to Türkçe anlamı, Alert to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alert to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alerting : Gözünü açmak. Alarma geçirmek. Uyarma.

Admonishing : Nasihat vermek. İhtar etmek. Azarlamak. İhtar vermek. Kulağını bükmek. Kulağını çekmek. Öğüt vermek. Nasihat etmek. Tembih etmek.

Admonish : Azarlamak. Kulağını çekmek. İhtar vermek. Nasihat etmek. Hafiçe azarlamak. İhtar etmek. Tembih etmek. Öğüt vermek. Kulağını bükmek.

 

Admonished : İhtar etmek. Fırça yemiş. Azarlamak. Tembih etmek. Azarlanmış.

Apprised of : Bir konuda bilgili. Bildirilmiş. Haberdar edilmiş. Bir sır ortağı. Uyarılmış.

Advising : Tavsiye edici. Akıl vermek. Tavsiye etmek. Öğütlemek. Nasihat etmek. Haber vermek. Fikir vermek. Öğüt vermek. Tavsiye eden.

Alerted : Alarma geçirilmiş. Gözünü açmak. Alarma geçirmek.

Alarm : Air-launched anti-radiation missile (havada atılan antiradyasyon füzesi). Alarm vermek. Dehşete düşürmek. Telaşa düşürmek. Korkutmak. Yangın gibi tehlike anında tiyatro yapısı içinde bulunan kişileri uyaran araç. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Alarm aygıtı. Korku.

Advises : Öğüt vermek. Danışmak. Haber vermek. Tavsiye etmek. Tavsiyede bulunmak. Öğütlemek. Nasihat etmek. Bilgilendirmek. Bildirmek. Akıl vermek.

Alert to synonyms : advise somebody of something, alert, advise, admonishes, alerts, advise against.