Allegers türkçesi Allegers nedir

  • İleri süren kimse.
  • Beyan eden kimse.
  • Belirten kimse.
  • Öne süren kimse.

Allegers ingilizcede ne demek, Allegers nerede nasıl kullanılır?

Alleger : İleri süren kimse. Öne süren kimse. Beyan eden kimse. Belirten kimse.

Allege : Mazeret olarak göstermek. Kanıt olarak göstermek. (kanıt olmadan) iddia etmek. Bahane etmek. İleri sürmek. İtham etmek. Söylemek. İddia etmek.

Allegeable : İddia edilebilir. Öne sürülebilir. Havada kanıt olarak gösterilebilir (hukuk terimi).

Alleged : Sözüm ona. İddia edilmiş. İddia edilen. Sözümona. Öne sürülen. Sözde.

Alleged crime : Atılı suç. Belirli şüphelisi bulunan suç. İddia edilen suç. Bir kimseye yüklenen suç.

Allegedly slain : İddiaya göre katletmek. Görünüşte cinayet işledi. Söylentiye göre öldürdü.

Allegement : Sav. İddia.

Allegedly involved : İddiaya göre dahil olmak. Ortak olmakla suçlanan. İştirak etmekle şüphelenilen.

Allegheny : New york eyaleti içinden geçtikten sonra pennsylvania'da ohio nehri ile birleşen nehir.

Allegiance : Vatandaşın devletine karşı sadakat borcu. Yurttaşlık. Sadakat. Tabiiyet. Biat. Mensubiyet. Bağlılık. Tebaalık.

İngilizce Allegers Türkçe anlamı, Allegers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Allegers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fable : Yalan. Hikaye. Fabl. Öykünce. Uydurmasyon. Kıssa. Hayvan masalı. Boş laf etmek. Öykü. Meşhur.

Asserter : İddia eden kimse. Savunucu.

Story : Öykü. Masal. Efsane. Henüz oyunluk biçiminde işlenmemiş bir film konusuna verilen yazınsal biçim. bir film tamamlandıktan sonra, bu filmin konusundan çıkarılan ve çeşitli amaçlarla kullanılan yazınsal biçimi. Anlatı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kıtır. Makale. Martaval. Rivayet.

Assertors : İddia eden kimse. İddia eden. Savunan kimse. Savunan kimse (görüş). Savunan.

Offeror : Arz eden. İfade eden kimse(iyi niyet, arkadaşlık, vs. hakkında). Mucip. Teklif eden kimse. Teklif sunan. Kurban eden kimse. Teklif eden. Sunan kimse. Teklifi sunan. İcapçı.

Exponent : Üst. Bir kayan ayrımlı gösterimde, gerçek sayı elde edilmek üzere, değişmez ayrımlı parça ile çarpılmadan önce, belirtilmemiş kayan ayrım tabanının yükseltileceği gücü gösteren sayıt. örn. 0,0001234 sayısının kayan ayrımlı gösterimi şudur: 0,1234 -3. burada -3. üst'tür. Sembol. Taraftar. Yandaş. Bir niceliğin sağ üst köşesine, kaçıncı kuvvete yükseltileceğini göstermek için yazılan sayı. Yorumcu. Katsayı. Üs (matematik terimi). Üs.

Plead : Avukatlığını yapmak. Özür olarak öne sürmek. İstirham etmek. Rica etmek. Savunmak. Duyurmak. Dava açmak. Bahane etmek. Minnet etmek. Müdafaa etmek.

Apologue : Ahlak dersi içeren hikaye. Ahlaki hikaye. Ahlaki öykü. Alegori.

Assertor : İddia eden. Savunan kimse (görüş). Savunan kimse. İddia eden kimse. Savunan.

Asserters : Savunucu. İddia eden kimse.

Allegers synonyms : aesop's fables, alleger, exponents, definer, asseverate, offerors, declarer, parable, say, definers, aver, assert, affirmers, maintain, declarant, declarers, affirmer.

 

Allegers zıt anlamlı kelimeler, Allegers kelime anlamı

Undeclared : Açığa vurulmamış. Bildirilmemiş. Beyan edilmeyen. Beyan edilmemiş. Açıklanmamış.

Unquestionable : Şüphe götürmez. Layüsel. Tartışma götürmez. Tartışmasız. Sorgulanamaz. Kendisinden hesap sorulamayan. Tartışılmaz. Kesin tartışmasız. Kesin. Su götürmez.