Allodium türkçesi Allodium nedir

  • Mal sahibinin tam ve mutlak mülkü.
  • Bağımsız olarak sahip olunan ve bir derebeyine herhangi bir yükümlülük olmayan veya ücret ödenmeyen mülk.
  • Başkasına tabi olmadan sahip olunan mülk.
  • Hiçbir kimseye bağlı olmaksızın malik olunan arazi.
  • Üzerinde herhangi bir müeyyide olmayan mülk.
  • Tam mülk.

Allodium ingilizcede ne demek, Allodium nerede nasıl kullanılır?

Allodiality : Feodal kontrol olmama özgürlüğü. Başkasına tabi olmadan sahip olunan. Bağımsız olarak sahip olunma niteliği.

Allod : Üzerinde herhangi bir müeyyide olmayan mülk. Mal sahibinin tam ve mutlak mülkü. Başkasına tabi olmadan sahip olunan mülk. Bağımsız olarak sahip olunan ve bir derebeyine herhangi bir yükümlülük olmayan veya ücret ödenmeyen mülk. Tam mülk.

Allocability : Bölünebilme. Dağıtılabilir olma. Tahsis edilebilme.

Allocable : Paylaştırılabilir. Atanabilir. Tahsis edilebilir. Bölüştürülüp dağıtılabilr. Tahsisi edilebilir.

Allocatable : Tahsisi edilebilir.

Allocate to : Ayırmak.

Allocated quota : Kota kapsamındaki mallardan belirli bir miktar dışalım yapabilmek için dışalımcıya verilen özel bir izin belgesi. krş. global kota 1. Tahsisli kota.

Allocating : Ayırma. Bölüştürmek. Ayırmak. Paylaştırmak.

Allocatable resource : Ayrılabilir özkaynak. Atanabilir kaynak. Tahsis edilebilir kaynak. Ayrılabilir kaynak.

 

Allocates : Ayırmak. Bölüştürmek. Paylaştırmak.

İngilizce Allodium Türkçe anlamı, Allodium eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Allodium ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sediment : Posa. Çökelti. Tortu. Tortul tabaka. Çökel. Dip tortusu. Telve. Sediment. Suda çözünmeyen, asılı halde duran taş, toprak parçacıkları ve organik maddelerin su zemininde oluşturduğu yığın. Öğelerinin boyutları ne olursa olsun, karalar üzerindeki eğimsiz yerlerde, çanak biçimli çukurlarda, sığ deniz ve göl diplerinde yığılan özdekler. bk. tortu, tortulaşma.

Alluvion : Sel. Alüvyon. Su kaynaklarındaki balçık ve kil benzeri çok ince taneciklerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın. Lığ. Su basması.

Delta : Çatalağız. Akarsuyun göl ya da denize ulaştığı yerde çökelttiği tortul kütlesi. Yunan abecesinin dördüncü harfi. Veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Üçgen. Delta.

Deposit : Bankaya yatırmak. Gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. (kapora) vermek. Gümrük vergileri karşılığı önödence alma. Koymak. Emanet. Mevduat. Ön ödeme. Çökel (çükelti). Para yatırmak.

Metal : Ağır, sert, parlak, dövülebilir özellikler gösteren, ısıyı ve elektriği iyi ileten katı haldeki öğeler ya da alaşımlar. bunların iç yapıları mini buzsullardan oluşmuştur. Maden. Metalik. Asitlerdeki hidrojenlerin yerini alabilen, hidroksil köküyle de bazları oluşturan kimyasal öğe. (genellikle çekilirlik, dövülürlük, parlaklık, ısı ve elektrik iletkenliğiyle belirlenen özellikleri vardır.). Madde. Kırık taş. Tıynet. Madeni. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Madensel.

 

Placer : Nehirden elekle çıkarılan altın. Ağır metal cevherleri içeren kum birikintileri. Akarsu, yel vb. etkilerle, mineral parçacıklarının tüm mekanik derişmesinden oluşmuş bir maden yatağı. (bu terim daha çok altınlı alüvyon yatakları için kullanılır.). Pas payı. Nehrin taşıdığı madenler. Plaser. Yerleştirici. Altın zerreli kum. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yerine koyucu.

Pd : Nadir bulunan metalik kimyasal element. Palladium. Palladyumun simgesi.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ. Alüvyon.

Allodium synonyms : alluvial sediment, metallic element, alluvial soil, atomic number 46, allod, alod.

Allodium ingilizce tanımı, definition of Allodium

Allodium kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Freehold estate. Real estate held in absolute independence, without being subject to any rent, service, or acknowledgment to a superior. It is thus opposed to feud. Land which is the absolute property of the owner.