Allocated quota türkçesi Allocated quota nedir

  • Kota kapsamındaki mallardan belirli bir miktar dışalım yapabilmek için dışalımcıya verilen özel bir izin belgesi. krş. global kota 1.
  • Tahsisli kota.
  • İktisat alanında kullanılır.

Allocated quota ingilizcede ne demek, Allocated quota nerede nasıl kullanılır?

Allocated : Bölüştürmek. Ayırmak. Ayrıldı. Ayrılmış. Paylaştırmak. Tahsis edilmiş.

Quota : Paylı örneklemede, belli ayrıtların, anaevren içindeki oransal ağırlıklarına göre örnek evrende bu ayrıtlar için ayrılan saptanılar dan her biri. Belirli sayı. Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kota. Pay. Kontenjan. Hükümet tarafından dışalımı veya dışsatımı yapılacak malın fiziki miktarına veya değerine ya da yurtiçinde genellikle tarımsal ürünlerin ekim alanına veya ürün miktarına getirilen kısıt. Göçmen kontenjanı (amerikan ingilizcesi). Oynatım saptancası. Bazı ülkelerde, sinemaların belirli bir süre içinde oynatmaları zorunlu olan yerli filmlerin yabancı filmlere oranı.

Allocated inventory : Ayrılmış envanter. Belirli bir düzen veya sözleşme yapılmış bir için önceden ayrılmış olan envanter.

Allocated memory : Ayrılmış bellek.

Annual quota : Yıllık kota. Her yıl izin verilen bir şeyin miktarı.

Customs tarif quota : Belli bir dışalım miktarına kadar normal gümrük vergisi bu miktarın üstündeki dışalıma ise yüksek tarife uygulaması biçimindeki dışalım kısıtlamaları. Gümrük tarife kotaları.

 

İngilizce Allocated quota Türkçe anlamı, Allocated quota eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Allocated quota ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Allocated quota synonyms : abnormal budget expenditures, abnormal budget, a shift in individual demand, ability to pay principle, a change in supply, a group shares.