Allowing for türkçesi Allowing for nedir
- Fırsat vermek.
- Göz önünde bulundurmak.
- Akılda tutmak.
- Öngörmek.
- Hesaba katmak.
Allowing for ingilizcede ne demek, Allowing for nerede nasıl kullanılır?
Allowing : İmkan vermek. Fikrinde olmak. Düşünmek. İndirim yapmak. Göz önüne almak. Bırakmak. İtiraf etmek. Kabul etmek. Koyvermek. Vermek.
For : -e göre. Bir takımyıldızın adı. -e rağmen. Dair. Olarak. Zira. İçin. Zarfında. Dolayı. Adına.
Accept responsibility for : Sorumluluğunu üzerine almak.
Account for : Anlatmak. İzahat vermek. Hesaba katmak. Sebebi belirtmek. Açıklamak. İzah etmek. Sebebi olmak. Açıklama getirmek. Hesap vermek. Nedenini açıklamak.
Accountable for : Sorumlu tutulabilir. Hesap vermek durumunda kalabilir. -ile yükümlü. -e karşı sorumlu. Hesabı sorulabilir.
Accounting for : Açıklama. Bir şey için hesap verme. Bir şeyi bildirme. Ayrıntılı bilgi vermek.
İngilizce Allowing for Türkçe anlamı, Allowing for eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Allowing for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Set forth : Ortaya koymak. İleri gelmek. Meydana koymak. İzah etmek. Yola çıkmak. İleri sürmek. Öne sürmek. Yola koyulmak. İfade etmek.
Stipulate : Koşula bağlamak. Koşul olarak koymak. Taahhüt etmek. Anlaşma yapmak. Koşul koymak. Şart koymak. Şart koşmak. Garanti etmek. Şarta bağlamak.
Account for : İzahat vermek. Sebebi belirtmek. Açıklamak. Açıklama getirmek. Sorumlu olmak. Nedenini açıklamak. Anlatmak. Hesap vermek. İzah etmek.
Predict : Tahmin etmek. Önceden söylemek. Kehanette bulunmak. Yordamak. -e hakkında kehanette bulunmak. -e dair kehanette bulunmak. Önceden bildirmek. Önceden haber vermek.
Count on : Güvenmek. Kendinden saymak. Dayanmak. Beklemek. Bel bağlamak. Güven duymak.
Stipulates : Şartları belirlemek. Anlaşma yapmak. Koşula bağlamak. Koşul olarak koymak. Taahhüt etmek. Şart koşmak. Şart koymak. Şarta bağlamak. Koşul koymak.
Considers : Göz önünde tutmak. Fikrinde olmak. Addetmek. Görmek. Dikkate almak. Saymak. Saygı göstermek. Düşünmek.
Storing : Depolanırken. Depoya koyma. Depolama. Koruncak ücreti. Doldurmak. Depolamak. Ambar, depo, mağaza gibi yerlerde geçici süreler için korunan mallar dolayısıyla ilgililerden alınan ücret. Depolanıyor. İstif.
Made allowances for : Göz önünde tutmak. Göz önüne almak. Hesaba almak. İzin vermek. Dikkate almak.
Foresee : Geleceği görmek. Ummak. Önceden bilmek. İleriyi görmek. Sezmek. Hissi kablel vuku. Tahmin etmek. Önceden sezmek. Önceden görmek.
Allowing for synonyms : make allowances for, predicts, bargain for, take for, have in mind, envisage, count, count in, consider, pay regard to, conceive, bethink, allows, conceives, counted, cater for, allow for, give a break, give occasion to, figure on, prescribes, bear in mind, take into consideration, store, take into account, kept in mind, give an opportunity, stored, balance, envisages, provide for, allow, allowing.

Bu kısımda Allowing for kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Allowing for ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Allowing for anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Allowing for ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.