Made allowances for türkçesi Made allowances for nedir
- Göz önünde tutmak.
- İzin vermek.
- Hesaba almak.
- Hesaba katmak.
- Göz önüne almak.
- Göz önünde bulundurmak.
- Dikkate almak.
Made allowances for ile ilgili cümleler
English: He ought to have made allowances for his age.
Turkish: Yaşından dolayı anlayış göstermeliydi.
English: We've made allowances for that.
Turkish: Biz onun için anlayış gösterdik.
Made allowances for ingilizcede ne demek, Made allowances for nerede nasıl kullanılır?
Made : Başarıdan emin. Yapılı. -den yapılmış. Mamul. Tamamen uygun. Üretilmiş. Yapmak (make) eyleminin ikinci hali. Yapılmış. Tam uyan. Yapma.
For : Şerefine. Diye. -e karşı. -e rağmen. Karşılığında. Dair. Zira. -den dolayı. Yerine. Namına.
Make allowances for : İzin vermek. Göz önünde tutmak. Göz önüne almak. Dikkate almak. Hesaba katmak. Hesaba almak. Göz önünde bulundurmak.
İngilizce Made allowances for Türkçe anlamı, Made allowances for eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Made allowances for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Consulted : Düşünmek. Danışmak. Başvurmak. Bakmak. Görüşmek.
Be in the clear : Gidermek (bulutları veya sisi). Açılmak. Açılmak (gökyüzü veya hava). Takas etmek (banka çekini). Yok etmek (bir şeyi bir yerden). Kapatmak (borcu). Masumluğu ispatlanmış olmak. Üstünden geçmek. Kaldırmak (bir şeyi bir yerden).
Authorize : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Yetki verme. Memur etmek. Yetkileme, bir işin yapımına izin verme. Salahiyet vermek. Yetki vermek. Yetkili kılmak. Ruhsat vermek. Yetkilendirmek.
Count on : Beklemek. Güven duymak. Güvenmek. Dayanmak. Bel bağlamak. Kendinden saymak.
Debating : Çekişmek. Savlı tartışma. Tartışmak. Tartışan. Danışmak. Düşünüp taşınmak. İki konuşmacı kümesinin, belli bir konu ya da sorun üzerinde kendi savlarını karşılıklı olarak savunmasından oluşan bir tartışma türü.
Take for : Akılda tutmak. Sanmak. Zannetmek. Saymak. Addetmek. Yanında götürmek.
Allowing for : Öngörmek. Akılda tutmak. Fırsat vermek.
Allow : İndirim yapmak. Koyvermek. Bırakmak. Hoş görmek. Müsaade etmek. Saymak. Kabul etmek. Vermek.
Authorising : Onaylamak. Yetki vermek. Ruhsat vermek.
Made allowances for synonyms : make allowances for, allows, considers, conceive, regard, authorises, deemed, consent, admit, figure on, debates, counted, deeming, deems, provide for, authorizing, allow to, authorizes, allowing, prescind, debated, allow for, consult, keep in mind, deem, take into consideration, reckon with, seen, bargain for, bear in mind, admit to, brook, debate.

Bu kısımda Made allowances for kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Made allowances for ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Made allowances for anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Made allowances for ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.