Altars türkçesi Altars nedir
Altars ingilizcede ne demek, Altars nerede nasıl kullanılır?
Altar boy : Ayin esnasında mihrapta papaza yardım eden çocuk. Rahip yardımcısı çocuk. Papaz yardımcısı çocuk.
Altar cloth : Sunak bezi.
Altar piece : Mihrabın arkasındaki heykel.
Altar screen : Mihrap ile cemaat arasındaki paravana. Mihrap kafesi.
Lead to the altar : Dünya evine girmek. Evlenmek.
Altarpieces : Mihrap arkasına ya da üstüne konulan dekoratif heykel. Altar panosu. Mihrabın arkasındaki heykel.
Strait of gibraltar : Cebelitarık boğazı. Atlantik okyanusu ve akdeniz'i birbirine bağlayan fas ve ispanya arasındaki dar deniz geçidi (cebelitarık boğazı).
Coaltar : Koaltar.
Altarpiece : Altar panosu. Mihrap arkasına ya da üstüne konulan dekoratif heykel. Mihrabın arkasındaki heykel.
Saltarello : Müziği varolan hareketleri bilinmeyen 13.yüzyılda napoli'de yaygın olan hareketli bir dans türü.
İngilizce Altars Türkçe anlamı, Altars eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Altars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Devalue : Devalüasyon yapmak. Değerini düşürmek. Devalüe etmek. Paranın değerini düşürmek.
Fat : Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Tombul. Yağ. Katı yağ. Şişko. Şişman. Besiye çekmek. İçyağı.
Decrease : Eksiltme. Küçültmek. İnişe geçmek. Düşüş. Azalma. Eksilme. Azaltmak. İnmek. Eksilmek. Küçülmek.
Lubricate : Kayganlaştırmak. Kaygan yapmak. Yağlama yapmak. Yağdanlık. Yağlamak. Yağlayarak kolay işler hale getirmek. Yağlama.
Debase : Şerefini lekelemek. İndirmek. Sahtesini yapmak. İtibarını küçültmek. Alçaltmak. Küçük düşürmek. İtibarını düşürmek. Değerini düşürmek. Ayarını bozmak. Bozmak.
Introvert : İçedönük kimse. İçe dönük. Kendi içine çevrilen organ. Kendi içine çevirmek. İçekapanık. İçe dönük kimse. İçine kapanık kimse. Kendine çevirmek. İçine kapanık.
Untie : Çözmek. Açmak. Halletmek. Çözülmek.
Unify : Bütünlestirmek. Bütün haline getirmek. Bütünleştirmek. Bir örnek yapmak. Tekbiçimli kılmak. Aynı yapmak. Birlestirmek. Birleştirmek.
Beautify : Süslenmek. Güzelleşmek. Süslemek. Güzelleştirmek.
Brutalise : Kötü davranmak (ayrıca brutalize). Gaddarlaştırmak. Merhametsizce davranmak. Zalimce davranmak. Vahşileştirmek. Gaddarca davranmak. İnsanlıktan çıkmaya veya zalim olmasına neden olmak. Zalim olmak. İnsanlıktan çıkarmak.
Altars synonyms : transitivise, oxygenise, iodinate, professionalise, deaminize, deodourise, dinge, animise, colorise, sensibilize, communise, dynamise, intransitivize, slenderise, constitutionalise, etherialise, diabolize, uniformise, sensibilise, automatise, acetylize, symmetrise, suburbanise, devilise, refreshen, mythicise, detransitivise, plasticise, sensify, deodorise, demulsify, unsubstantialise, domesticize.
Altars zıt anlamlı kelimeler, Altars kelime anlamı
Never : Daha da. Katiyen. Hiçbir şekilde. Asla. Hiçbir suretle. Taş çatlasa. Hiç. Hiçbir zaman. Balık kavağa çıkınca. Bir türlü.
Decelerate : Hız azaltmak. Hızı azalmak. Hız kesmek. Yavaşlatmak. Yavaşlamak.
Dissimilate : Farklı olmak. Farklılaştırmak. Farklı yapmak. Farklılaşmak. Bir kelimede birbiriyle ilgili iki sesi atlamak (sesbilim). Farklı sesler çıkarmak.
Altars antonyms : orientalise, denationalise, odourise, deconcentrate, de iodinate, demulsify, de ionate, detransitivize, focus, personalise, occidentalise, complicate, tire, brighten, destabilize, better, wet, odorize, nationalize, transitivize, demythologize, stabilise, awaken, cool, stiffen, stabilize, depersonalise, assimilate, decrease, centralize, activate, deoxidise, desensitize, accelerate, decontaminate, occidentalize, worsen, orientalize, increase, beautify, decentralise, dirty, dehydrogenate, hydrogenate, personalize, clarify, emulsify, concentrate, magnetise, dry, deoxidize, qualify, invalidate, dehumanize, inactivate, sensitize, sharpen, sensitise, strengthen, scramble, inflate, empty, decentralize, enable, demilitarise, heat, dull, darken, demilitarize, discolor, thin, centralise, clutter, magnetize, naturalize, loosen, rejuvenate, destabilise, depersonalize, nationalise, cause to sleep, denationalize, unstring, weaken, demagnetise, fill, quieten, begin, clean, deflate, simplify, wrong, disable, discharge, validate, tune, denazify, demagnetize, denaturalize, unscramble, mythologize, order.

Bu kısımda Altars kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Altars ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Altars anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Altars ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.