Debase türkçesi Debase nedir

  • İtibarını küçültmek.
  • Ayarını bozmak.
  • Değerini düşürmek.
  • Küçük düşürmek.
  • İndirmek.
  • Alçaltmak.
  • Sahtesini yapmak.
  • İtibarını düşürmek.
  • Bozmak.
  • Şerefini lekelemek.

Debase ingilizcede ne demek, Debase nerede nasıl kullanılır?

Debased : Alçaltıcı. Küçük düşürücü. Değeri düşürülmüş. Alçalmış. Küçük düşmüş. Bayağı. Alçaltmış. Alçaltılmış.

Debasedness : Küçük düşürme. Utandırma. Alçalma. Utanma.

Debasement : Ayarını bozma. Alçaltma. Ayarını düşürmek. Kıymetten düşünme. Aşağılama. Altın para sisteminin uygulandığı dönemlerde yeni para basımında, darphane tarafından sikkenin kapsadığı altın miktarının azaltılması. Tağşiş. İndirme. İtibarını bozma.

Debaser : Gururunu kıran. Küçük düşüren. Küçük düşüren kimse. Gururunu kıran kimse. Utandıran. Aşağılayan kimse. Aşağılayan. Hor gören.

Debasers : Aşağılayan kimse. Aşağılayan. Utandıran. Gururunu kıran kimse. Küçük düşüren kimse. Gururunu kıran. Küçük düşüren. Hor gören.

Debag : Ceza veya şaka olarak bir kimsenin pantolonlarını indirmek.

Debacles : Ani çöküntü. Buzulun erimesiyle ani su baskını. Çökme. Ani su baskını. Çöküş. Bozgun. Fiyasko. Kaçışma. Ani çökme. Felaket.

Debacle : Felaket. Ani su baskını. Çöküş. Musibet. Ani çöküntü. Bozgun. Yıkım. Yenilgi. Çökme. Buzulun erimesiyle ani su baskını.

 

Debar from inheriting : Mirastan mahrum etmek.

Debar from : Yoksun bırakmak. Mahrum etmek. Bir şeyden korumak. -den mahrum etmek. Mahrum bırakmak. Engellemek.

İngilizce Debase Türkçe anlamı, Debase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sophisticate : Kültürlü. Saflığını bozmak. İleri. Bilgili kimse. Pişmek. Entellektüel. Kaşarlanmış kimse. Hayat tecrübesi kazandırmak. Tecrübe kazanmak. Bilmiş.

Cheapened : Değer kaybetmek. Ucuzlamak. Değeri düşmek. Değerini kaybetmek. Ucuzlatmak.

Lead off : İşe girişmek. İşe koyulmak. Başlamak. Başlatmak. Başlangıç. Yol göstermek. Başa geçmek. İşe başlamak.

Fabricate : Uydurmak. Yalan söylemek. Atmak. Kurmak. Üretmek. İmal etmek. Kandırmak amacıyla uydurmak. Yapmak. Bir araya getirmek.

Addling : Bozulmak (yum.). Çürük. Çürütmek. Çürümek. Cılk. Şaşırtmak. Kokmak. Bozulmak. Kokuşturmak.

Attenuates : Sindirmek. Söndürmek. Azaltmak. Kısmak. Daraltmak. Hafifletmek. Hafifleştirmek. İnceltmek. Seyreltmek.

Become cheap : Değeri düşmek. Ucuzlatmak. Ucuzlamak.

Doctor : Üzerinde oynama yapmak. Tahrif etmek. Doktor. Yamamak. Yapay balıkçı sineği. Bir fakülteyi ya da yüksek okulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yüksek öğrenim aşamasına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir yapıtla gösterenlere verilen san. İyileştirmek. Hadım etmek. Değiştirmek (kötü bir amaçla).

Falsifies : Tahrifat yapmak. Oynama yapmak. Tahrif etmek. Aslı olmadığını ispatlamak. Yanıltmak. Belgede tahrifat yapmak. Üzerinde oynamak. Çarpıtmak (gerçekleri). Kalpazanlık yapmak. Yanlışlamak.

 

Load : Yüklenmek. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Yükleme yapmak. Yüklemek. Yükletmek. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Yük. Çok yemek. Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma işlemi. Fotoğraf makinesine film koymak.

Debase synonyms : doctor up, carnalize, carnalise, bastardise, brought down, change, modify, spoil, falsify, demeans, subvert, fabricates, affect, bastardizing, detuning, abases, poison, bastardizes, counterfeits, vitiate, abolish, abolishes, suborn, debasing, counterfeit, forge, alloyed, abates, stretch, alter, bring down, misdirect, abashing.

Debase ingilizce tanımı, definition of Debase

Debase kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to debase the character by crime. To reduce from a higher to a lower state or grade of worth, dignity, purity, station, etc. To debase style by vulgar words. To abase. To lower. To deteriorate. To degrade. To debase the mind by frivolity.