Lead off türkçesi Lead off nedir

Lead off ingilizcede ne demek, Lead off nerede nasıl kullanılır?

Lead : Öncülüğünü yapmak. Kurşun. Balık vücudu ve torpil benzeri biçimlendirilebilen kurşun, çinko, demir malzemeden yapılmış delikli batırıcı. oltanın ucuna bağlanan, olta ipinin gergin durmasına ve gerektiğinde derinliğin ölçülmesine de yarayan ağırlık. Madencilik, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Baş rol. Elektrik akımını, dipten ışıklı aygıta ya da elektriksel uçlara ileten tel. Rehberlik etmek. Fazla tüketildiğinde zehirli etki yapan ağır bir metal. Öncülük yapmak. Yol göstermek.

Off : Kalkmak. Dışında. Soğutmak. Kapalı. Baş. Başlangıç. Çıkarmak. Öldürmek. Yanılmak.

Lead a cat and dog life : Geçinememek. Kedi köpek gibi zıt olmak.

Lead a double life : Bilinenden ayrı bambaşka bir hayat sürmek. İki farklı yaşam sürmek.

Lead a fast life : Hızlı yaşamak.

Lead a hand to mouth existence : Kıt kanaat geçinmek.

İngilizce Lead off Türkçe anlamı, Lead off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lead off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Instruct : Emir vermek. Öğretmek. Okutmak. Görevlendirmek. Bilgi vermek. Talimat vermek. Direktif vermek. Haber vermek. Bilgilendirmek.

 

Directs : Doğrudan. Emretmek. İdare etmek. Direktif vermek. Direkt. Yönetmek. Yönetmenlik yapmak. Yöneltmek. Yolu tarif etmek.

Get off the ground : Uygulamaya başlamak. (düşünce vb) filizlenmek. Baş göstermek. Havalanmak (uçak). Başarı kazanmak. Havalanmak. Gelişmek. Başlamak (bir iş). İşe el atmak.

Embark on : Girişmek. -a başlamak. -a girişmek. -e girişmek. Benimsemek. -mak için kolları sıvamak.

Front : Karşı olmak. Yüz. Dönmek. Hareket. Önemli mevki. Öndeki. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. En ön yer. Önyüz.

Ahead : Önde. Öndeki. Önceden. İleri. İleri doğru. İleride. Önden. İleriye. İleriki.

Fronting : Cephesini düzenlemek. Hareketli faz yükselme düzeyi. Ön ünlüleşme. Yönelmek. Bakmak. Önderlik etmek. Dönmek. Karşı olmak.

Beginning : Esas. Başlama. Köken. Neşet. Başlangıç çekidi. Başlangıç noktası. Kaynak. Baş. Menşe.

Cradles : Beşik. Kırık kemiğin sarıldığı tahta parçaları. Gemi kızağı. Kızak (gemi).

Activate : Aktive etmek. Etkin hale getirmek. Hareketlendirmek. Aktive olmak. Çalıştırmak. Aktif hale getirmek. Harekete geçirmek. Etkinleştirmek.

Lead off synonyms : began, guide, begins, commencing, commenced, come on, debut, begin singing, fronted, get started, instructs, birth, anlage, venture forth, take the head, commences, embark upon, enter into, get cracking, go about, knuckle down, get the ball rolling, set to, go ahead, assail, get to work, get going, da capo, cradle, pitch in, give somebody the wall, beaconed, conceptions.