Amaze türkçesi Amaze nedir

  • Hayrete düşürmek.
  • Hayret uyandırmak.
  • Şaşkınlık uyandırmak.
  • Hayret ettirmek.
  • Şaşkına çevirmek.
  • Hayrette bırakmak.
  • Hayran bırakmak.
  • Afallatmak.
  • Şaşırtmak.

Amaze ile ilgili cümleler

English: Your compassion never ceases to amaze me.
Turkish: Sizin şefkatiniz beni hep şaşırtıyor.

English: A young Kyrgyz woman, creating a miracle with her own hands in Moscow, amazed the Dagestanis.
Turkish: Dağıstanlılar, Moskova'da kendi elleriyle bir mucize yaratan Kırgız bir kız yüzünden şaşırıp kaldılar.

English: Your creativity never ceases to amaze me.
Turkish: Senin yaratıcılığın beni hep hayrete düşürüyor.

English: Ali never ceases to amaze me.
Turkish: Ali beni şaşırtmaktan asla vaz geçmez.

English: You never cease to amaze me.
Turkish: Asla beni şaşırtmaya son vermezsin.

Amaze ingilizcede ne demek, Amaze nerede nasıl kullanılır?

Amazed : Hayrete düşürülmüş. Hayret etmiş. Şaşkın. Şaşırmış.

Amazedly : Hayretle. Şaşkın bir şekilde. Şaşılacak biçimde.

Amazedness : Şaşırmış olma durumu. Hayret etmiş olma durumu. Şaşkınlık.

Amazement : Ağzı açık kalma. Hayret. Şaşkınlık.

Amazes : Hayret ettirmek. Şaşkına çevirmek. Afallatmak. Hayrete düşürmek. Şaşırtmak. Hayret uyandırmak. Şaşkınlık uyandırmak. Hayran bırakmak. Hayrette bırakmak.

 

Be amazed at : Şaşırmak.

To my amazement : Şaşkınlığıma karşı. Hayretime karşı.

So amazed to : Çok şaşırmak.

Very amazed to : Çok şaşırmak.

Being amazed : Şaşırmak. Hayret etmek. Afallamak. Hayran kalmak.

İngilizce Amaze Türkçe anlamı, Amaze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amaze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nonplus : Elini ayağını dolaştımak. Hayret. Şaşkınlık. Elini ayağını dolaştırmak.

Flummoxes : Çuvallatmak. Kafasını karıştırmak.

Baffles : Boşa çıkarmak. Zor gelmek. Engel olmak. Önlemek. Bozmak.

Daze : Büyülemek. Hayret. Göz kamaştırmak. Sersemlik. Sersem etmek. Kamaştırmak. Serseme çevirmek. Sersemletmek.

Pose : Ortaya çıkarmak. Sormak. Taslamak. Frikik vermek. Poz verdirmek. Soru sorarak şaşırtmak. Poz vermek. Doğurmak (sorun). Poz.

Jolt : Şoke olmak. Hırpalamak. Sarsılmak. Şok. Dürtmek. Şoke etmek. Sallanma. Sarsıntılı gitmek.

Enchant : Zevk vermek. Afsunlamak. Büyülemek. Çıldırtmak. Hayran etmek. Büyü yapmak. Büyü. Mest etmek. Aklını başından almak.

Bamboozle : Yamuk yapmak. Kazıklamak. Aldatmak. Kandırmak. Üçkağıda getirmek. İşletmek. Kafeslemek.

Vex : Kızdırmak. Canını sıkmak.

Flummoxing : Kafasını karıştırmak. Çuvallatmak.

Amaze synonyms : mix up, nonplusing, flummox, bamboozles, mystifies, confound, flabbergasting, besots, perplex, surprise, fuddle, dumbfounds, befuddle, riddle, addle, bedevil, ball up, flummoxed, confuses, enchants, bamboozling, astonishes, stupefy, discombobulate, astounds, enthusing, astonish, dazzle, enthuse, addling, addles, consternate, throw.

Amaze ingilizce tanımı, definition of Amaze

Amaze kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be astounded. To stupefy. Amazement. Bewilderment, arising from fear, surprise, or wonder. To bewilder. To bring into a maze.