Ambassador türkçesi Ambassador nedir
Ambassador ile ilgili cümleler
English: He's the ambassador to Haiti.
Turkish: O, Haiti büyük elçisidir.
English: I've seen just now that the ambassador of Saudi Arabia has resigned.
Turkish: Suudi Arabistan büyük elçisinin istifa ettiğini az önce gördüm.
English: He was ambassador to the United Nations.
Turkish: Birleşmiş Milletlerin büyük elçisiydi.
English: In 2009, Selena Gomez became the youngest person to be named a United Nations Children's Fund Ambassador in the United States.
Turkish: 2009'da, Selena Gomez Amerika Birleşik Devletlerinde Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu Elçiliğine seçilen en genç kişi oldu.
English: He was appointed ambassador to Britain.
Turkish: İngiltere'ye büyük elçi olarak atandı.
Ambassador ingilizcede ne demek, Ambassador nerede nasıl kullanılır?
Ambassador at large : Özel elçi.
Ambassador extraordinary and plenipotentiary : Olağanüstü ve tam yetkili büyükelçi.
Ambassador plenipotentiary : Yetkili elçi.
Accredited ambassador : Akredite büyükelçi.
Appointed ambassador : Atanmış büyükelçi.
Non residential ambassador : Çalıştığı ülkede daimi olarak oturmayan ve zaman zaman ziyarette bulunan büyükelçi.
Ambassadorships : Sefirlik. Sefaret. Büyükelçilik. Büyükelçi makamı veya rütbesi. Elçilik.
Ambassadorship : Büyükelçilik. Sefirlik. Elçilik. Sefaret. Büyükelçi makamı veya rütbesi.
Ambassadress : Bayan temsilci. Sefire. Bayan elçi. Büyükelçi kadın. Büyükelçi karısı. Bayan sefir. Bayan büyükelçi. Elçi karısı. Elçi (kadın).
Retreat of ambassador : Büyükelçinin geri çağrılması.
İngilizce Ambassador Türkçe anlamı, Ambassador eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ambassador ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ambassadress : Büyükelçi karısı. Elçi karısı. Sefire. Elçi (kadın). Bayan büyükelçi. Bayan elçi. Büyükelçi kadın. Bayan temsilci. Bayan sefir.
Embassador : Diplomat. Bir ülkenin temsilcisi.
Ballyhoo man : Avukat. Yüksek sesle propaganda yapan. Tanıtım yapan kimse (özellikle de bir restoran dışında müşterilere yönelik olarak yüksek sesle).
Canvassers : Propagandacı. Oy tasnifiyle görevlendirilen memur. Anketör. Sipariş toplayan kimse. Plasiye.
Coryphaeus : Sözcü. Koro şefi.
Envoy : Resul. Delege. Diplomat. Murahhas. Yazarın yazıdaki son sözü.
Envois : Özel görevi olan memur. Bir ithaf olarak görev yapan şiirin sonuç dizesi. Murahhas. Şiir kıtası. Bir ithaf işlevi gören kitap altyazısı (dip notu).
Spokesperson : Sözcü. Marka yüzü. Başka bir kimse veya grup adına konuşma yapan kimse. Sözcü olmak. Konuşmacı.
Coryphaei : Sözcü. Koro şefi.
Envoys : Murahhas. Yazarın yazıdaki son sözü. Delege. Diplomat. Resul.
Ambassador synonyms : diplomat, ambassadors, prophet, legates, representative, barr, herald, agent, commissary, interpreter, envoi, voice, delegate, concessionaire, attorney, commissionaire, legate, canvasser, concessionaires, legation, agency, heralds, diplomatist, messenger.
Ambassador ingilizce tanımı, definition of Ambassador
Ambassador kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A minister of the highest rank sent to a foreign court to represent there his sovereign or country.

Bu kısımda Ambassador kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ambassador ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ambassador anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ambassador ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.