Amends türkçesi Amends nedir

Amends ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary made amends with each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerini telafi etti.

English: Ali made amends to Mary by taking her out to dinner.
Turkish: Ali Mary'yi akşam yemeğine götürerek telafi etti.

English: Ali tried to make amends and apologize to Mary.
Turkish: Ali Mary'den telafi etmeye ve özür dilemeye çalıştı.

English: Ali tried to make amends by apologizing publicly on his website.
Turkish: Ali kendi web sitesinde alenen özür dileyerek telafi etmeye çalıştı.

English: Ali says he's made amends with Mary.
Turkish: Ali Mary'yi telafi ettiğini söylüyor.

Amends ingilizcede ne demek, Amends nerede nasıl kullanılır?

Make amends for : Kendini affettirmek. Misilleme yapmak. (kötülüğün) karşılığını vermek. Ödetmek.

Make amends to someone for something : Bir şeyin zararını telafi etmek. Birinden bir şey için özür dilemek.

Make amends : Telafi etmek. Özür dilemek. Karşılamak. Tazmin etmek. Değişiklik yapmak (yanlışı düzeltmek vb).

Amend a law : Bir yasayı değiştirmek.

Amend the constitution : Anayasayı değiştirmek.

Amendment : Yasayı değiştirme. Değişiklik. Değişme. Değiştirme (kuralı veya tasarıyı). Düzeltme. Islah. İyileştirme. Değiştirme. Tadil. Tadilat.

 

Amending : Değiştirme. İyileşmek. Değiştirmek (kanun vb). Değişmek. Düzeltmek. İyileştirmek. Düzelmek.

Amende honorable : Özür ve telafi.

Amend : Değişikliğe gitmek. Düzeltmek. İyileştirmek. Onarmak. Tadil etmek. Değiştirmek (kanun vb). Islah etmek. İyileşmek. Değişmek. Düzelmek.

Amendatory : Islah edici. Düzeltici. İyileştirici.

İngilizce Amends Türkçe anlamı, Amends eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amends ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Propitiation : Tövbe etme. Teskin. Kefaret. Teskin etme. Yatıştırma. Gönlünü alma.

Meliorations : Düzeltme. İyilenme. Islahat. İmar işleri. İyileştirme.

Breeding : Üretme. Evcil hayvanlar yetiştirerek onların her çeşit ürünlerinden, kimilerinin de güçlerinden yararlanmayı amaçlayan ve geniş anlamda tarımsal yaşamın bir kolu sayılan etkinlik. Soy. Erkek hayvanın dişiyle çiftleşmesi, çiftleştirme. Terbiye. Görgü. Yavrulama. Görgü kuralları. Aşım. Hayvancılık.

Compensatory damages : Zararı karşılamak üzere ödenen tazminat. Zararı karşılayan tazminat.

Reorganisations : Yeniden örgütlenmeler. Yeniden düzenlemeler. Yeniden yapılandırmalar.

Gratuities : Teberru. Emeklilik ikramiyesi. Armağan. İkramiye. Bedava. Bağış. Hediye. Bahşiş.

Melioration : İyileştirme. Düzeltme. İyileşme. İmar işleri. Islahat. İyilenme.

Blemish : Çirkinleştirmek. Bozmak. Hata. Leke. Şaibe. Lekelemek. Karalamak. Güzelliğini bozmak. Damga.

Amelioration : Düzeltme. Tadil. İyileşme. Gelişme. İmar ve ihya etme. Düzelme. Anlam yücelmesi. Ameliyorasyon. İyileştirme.

 

Damages : Zarar ziyan tazminatı. Ziyan bedeli. Zarar ziyan. Zarar bedeli. Fiyat. Zarar. Masraf.

Amends synonyms : actual damages, punitive damages, compense, correctional, compensates, general damages, condoned, make amends, reparation, the atonement, indemnity, undoing, nominal damages, defects, condoning, disablement, defecting, relief, compo, compensations, apologies, compensation, reclamation, atoned, breedings, atonements, excuse, reclamations, apology, demurrages, chastening, restitution, recompense.

Amends ingilizce tanımı, definition of Amends

Amends kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Compensation for a loss or injury. Recompense. Reparation.