Amphoteric molecule türkçesi Amphoteric molecule nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Aynı zamanda hem asit, hem de baz yüklü olan molekül.
  • Aynı zamanda hem asit hem de alkali yüklü olan molekül.
  • Amfoterik molekül.

Amphoteric molecule ingilizcede ne demek, Amphoteric molecule nerede nasıl kullanılır?

Amphoteric : İkircil. Çift etkili. Hem asit hem de baz özelliği gösteren, asit veya bazlarla birleşebilen. zıt özelliklere sahip olan. Amfoterik. Amfoter. Dönek. Ortamın ph durumuna göre bir bileşiğin hem asit hem de baz yüklü olması durumu. Ortamın ph derecesine göre bir bileşiğin hem bazik hem asidik olmak üzere iki taraflı iyonize olma durumu. Kimyasal maddenin alkali ph ortamında noniyonik olma ve ph abit tarafına doğru azaldığına katyonik hale gelmesi özelliği. Hem asit hem baz olarak çalışan (kimya).

Molecule : Özdecik. Bir özdeğin bağımsız olarak var olabilen ve onun kimyasal özelliklerini taşıyan en küçük birimi. Küçük parçacık. Kimyasal bağlarıyla bir arada tutulan bir grup atom. Molekül. Tozan. Öğe ya da bileşikleri oluşturan ve onların tüm özgül niteliklerini gösteren en küçük birim özdek. Zerre. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Amphoteric oxide : Amfoler oksit. Amfoter oksit.

Amphotericin : Amfoterisin.

Amphotericin b : Streptomyces nodosus adlı bakteriden elde edilen ve mantarlara karşı kullanılan bir ilaç. Amfoterisin b.

 

Activated molecule : Uyarılmış molekül. Aktive olmuş molekül; yüksek enerjili fosfat bağı yüklenmiş ve böylece diğer bir molekülle kendiliğinden birleşmeye hazır bir molekül. Aktifleşmiş molekül.

İngilizce Amphoteric molecule Türkçe anlamı, Amphoteric molecule eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amphoteric molecule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya sakızı. Akasya. Salkım ağacı.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli.

Amphoteric molecule synonyms : abiotic environment, abambulacral area, a cells, abo blood groups system, a protein, aardwolf.