Amway türkçesi Amway nedir

  • Dünyanın en büyük çok katmanlı pazarlama kuruluşu.

Amway ile ilgili cümleler

English: Why are there so few tramways in North America?
Turkish: Kuzey Amerika'da neden bu kadar az tramvay var?

Amway ingilizcede ne demek, Amway nerede nasıl kullanılır?

Electric tramway : Çıngılı tramvay. Elektrikli tramvay.

Tramway : Tramvay. Tramvayın üzerinde hareket edebileceği şekilde döşenmiş raylar. Teleferik. Tramvay hattı. Dekovil rayı. Dekovil hattı. Tramvay yolu. Tramvay rayı.

Tramways : Dekovil rayı. Tramvay. Tramvayın üzerinde hareket edebileceği şekilde döşenmiş raylar. Tramvay yolu. Tramvay hattı. Dekovil hattı. Tramvay rayı. Teleferik.

Teamware : Birbirlerinden çok uzakta olan kullanıcılar arasında grup çalışması ve işbirliği yapabilme imkanı sağlayan program tipi (internet aracılığıyla).

Bantamweight : Horoz siklet. Tüy sıklet. Horoz sıklet.

Camwood : Afrika'daki bir ağacın sert ve kızıl kerestesi.

Tamworth : Avustralya'nın new south wales eyaletinde şehir. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. İngiltere'de yerleşim yeri.

Clamworm : Kum kurdu. Kum veya çamurda delikler kazan farklı farklı istilacı deniz solucanı (balıkçılar tarafından yem olarak kullanılan).

Dreamworld : Masal alemi. Queensland. Avustralya'da bulunan aile eğlence parkı. Hayal dünyası. Ücretsiz ağ barındırma ve diğer internet hizmetleri sağlayan hayır kurumu.

 

Tamworth pork : Tamworthdomuzu. Ana vatanı ingiltere olan, altın rengi veya kiraz kırmızısı renkte, orta büyüklükte dik kulaklara sahip domuz ırkı.

İngilizce Amway Türkçe anlamı, Amway eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Out : Yanmak. Çıkarmak. Ortaya çıkmak. Dışarı çıkarmak. Bayılmak. Nakavt etmek. Meydana çıkmak. Dışarı atmak. Çıkış. Kovmak.

Forth : Dışarıya doğru. Sonra. Başka. Sair. Diğer. İleri. Dışarı. Açığa.

Off : İndirmek. Yanılmak. Soğutmak. Azalmak. Kapalı. Çıkarmak. Kalkmak. Dışında. Baş. Başlangıç.

Amway zıt anlamlı kelimeler, Amway kelime anlamı

Present : Halihazır. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Tanıştırmak. Adamla getirtme. Vermek. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Temsil etmek. Armağan. Hediye. Sunmak.

Accurate : Yanlışsız. Doğru. İnce. Hassas. Kesin. Tam. Dakik. Yanlış yapmamaya özen gösteren. Sahi.