Anaesthetic türkçesi Anaesthetic nedir

  • Bayıltıcı.
  • Anastetik.
  • Anestetik.
  • Anestetik ilaç.
  • Uyuşturucu ilaç.
  • Uyuşturucu.
  • Anestezik.
  • Anestezi uyandıran, uyuşturucu, anesteziyle ilgili olan.
  • Eter.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Anaesthetic ile ilgili cümleler

English: The nurse told Tom to count backwards from ten as she administered the anaesthetic.
Turkish: Hemşire Tom'a anestezi uygularken 10'dan geriye doğru saymasını söyledi.

English: Nitrous oxide stopped being used as an anaesthetic a long time ago.
Turkish: Nitrous oksit'in uzun bir zaman önce anestetik olarak kullanımı durdu.

English: I'll give you a local anaesthetic.
Turkish: Sana lokal anestetik vereceğim.

Anaesthetic ingilizcede ne demek, Anaesthetic nerede nasıl kullanılır?

General anaesthetic : Genel anestezide kullanılan ilaç. Genel anestetik.

Local anaesthetic : Lokal anestezi. Lokal anestetik. Lokal anestezik. Lokal anestezide kullanılan ilaç.

Anaesthetically : Uyuşturarak. Anestetik bir şekilde.

Anaesthetics : Anestetikler.

Postanaesthetic downer syndrome : Anestezi sonrası miyopati. Postanestetik yatalak sendromu.

Anaesthetization : Anestetizasyon. Uyutma veya duyarsız hale getirme yöntemi. Ağrıya karşı yerel hissizliğe neden olan süreç (kimyasal yollar ile).

Postanaesthetic myonecrosis : Anestezi sonrası miyonekroz. Anestezi sonrası miyopati.

 

Anaesthetists : Anestetist. Narkozcu. Narkozitör. Anestezist. Anestezi doktoru. Anestezi uzmanı.

Postanaesthetic myopathy : Anestezi sonrası miyopati. İri cüsseli atlarda, halotan anestezisi sonucu, iskelet kaslarında iskemiye bağlı olarak gelişen şişkinlik, sertleşme, ağrı, dejenerasyon ve nekrozla belirgin hastalık, anestezi sonrası miyonekroz, atlarda anestezi sonrası eş güdüm bozukluğu sendromu, postanestetik yatalak sendromu, anestezi sonrası rabdomiyolizis.

Anaesthetisation : İnsansibilizasyon. Uyuşturma. Anestetizasyon.

İngilizce Anaesthetic Türkçe anlamı, Anaesthetic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anaesthetic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi. Salhane.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Aethers : Eskiden beri uzay boşluğunu doldurduğu varsayılan esnek bir madde. Hava. Lokmanruhu. Lokman ruhu. Gökyüzü. Esir.

Hypnotics : İpnotik. Hipnotik. Uyutucu. Hipnotize edici. Uyuşturucu madde.

Drugging : İçkisine ilaç katmak. İlaç vermek. İlaç. Uyuşturucu vermek. Uyuşturmak. İlaçla uyuşturmak. İlaçla uyutmak. Ecza. Uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe veya içeceğe).

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzak. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksendışı.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

 

Gogo : Diskoteklere ait. Diskoteklerdeki müzik veya dansla ilgili. Diskotekle ilgili.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Anaesthetic synonyms : anaesthetic agent, anesthetic agent, intravenous anesthetic, spinal anesthetic, topical anaesthetic, spinal anaesthetic, topical anesthetic, knockouts, abamectin, etheric, hypnotic, nauseating, opioid, narcotic, ether, aether, a amplitude mod, ethers, sickly, anesthetics, dovers powder, anodyne, knockout, dozy, abdominal fat necrosis, abdominal palpation, abdominal ovariectomy, abdominal distention, junk, anesthesic, a clay, anodynes, drugs.

Anaesthetic zıt anlamlı kelimeler, Anaesthetic kelime anlamı

Sensible : Akıllı. Mantıklı. Halden anlayan. Farkında. Makul. Etkilenebilir. Anlayışlı. Duyarlı. Sensibl. Hissedilir.