Anayasal iktisat nedir, Anayasal iktisat ne demek

Anayasal iktisat; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Bireylerin ekonomik hak ve özgürlüklerinin korunabilmesi için devletin ekonomideki rolünün, görev ve işlevlerinin yasalarca belirlenmesini, devletin güç ve yetkilerinin sınırlandırılmasını savunan ve kamu tercihi okulu tarafından temelleri atılan iktisat öğretisi.

Anayasal iktisat hakkında bilgiler

Anayasal iktisat teorisi devletin gücü ve yetkilerinin nasıl sınırlandırılabileceğini ve nasıl sınırlandırılması gerektiğini inceleyen bir disiplindir. James M. Buchanan, anayasal iktisadı şu şekilde tanımlamaktadır. Anayasal politik iktisat teorisinin felsefi temellerini sosyal sözleşme teorisi (ing: social contract theory) oluşturur. Sosyal sözleşme, toplumda birlikte yaşayan bireylerin, temel hak ve özgürlükleri ile toplumun içerisinde uyulması gerekli olan kuralları içeren informel kurallar üzerinde görüş birliğine varmalarını ifade eder. İyi bir toplumsal düzenin temelleri, sosyal sözleşme içerisinde oluşturulmuş kural ve kurumlara dayalıdır. Sosyal sözleşme anayasal demokrasinin normatif ilkelerini içerir. Sosyal sözleşme anayasalardan başlıca şekil ve amaç yönünden ayrılır: Kamu tercihi teorisi, esasen anayasal iktisat teorisinin alt yapısını oluşturmaktadır. Kamu tercihi teorisinin gelişimi II. Dünya Savaşı'nı takip eden 1940’lı ve 1950’li yıllara rastlarken, anayasal iktisadın bir disiplin olarak doğuşu ve önem kazanması 1970’li yılların sonlarına rastlamaktadır.

 

Anayasal iktisat anlamı, kısaca tanımı

Anay : Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Birkaç katlı yüksek bina. Evlerde önü açık yer, sofa. Dağlarda ayıların balı yemesine engel olmak için yüksek ağaçlar üzerine yapılan ve kovan koymaya yarıyan yer. Evlerin üst katında duvar yerine uzatılan kiriş. Irmaktan ayrılan suyun başlangıç yeri: Suyu anaydan kestim. [Bakınız: ana]. Bezginlik, bıkkınlık, usanç bildirir ünlem. Ara bozucu, müzevir. Korku ve şaşma bildirir ünlem

İkti : Annesi öldüğü için başka koyun emmeye alıştırılan kuzu ya da oğlak. Çobana alışkın hayvan. Açgözlü. Annesiz babasız büyüdüğü için arsız olan kişi. [Bakınız: ekti].

Anayasa : Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

Anayasal : Anayasa ile ilgili.

İktisat : Ekonomi. Tutum.

Kamu tercihi okulu : Kamu tercihi kuramından hareketle siyasal kararları iktisat biliminin kullandığı araç, yöntem ve varsayımlara dayandırarak çözümleyen ve temsilcileri arasında J. Buchanan, T, Jefferson, G. Tullock, C, Geetz, G. Brennan ve R. D. Tollison’un bulunduğu okul. karşılığı anayasal iktisat.

Toplumsal düzen : Bir toplumda kanun ve kurallara uygun düşen yapı.

Politik iktisat : Toplumsal üretim ilişkilerinin gelişmesine bağlı olarak bu gelişmenin farklı evrelerinde mal ve hizmetlerin üretim, dağıtım ve değişim koşullarını etkileyen yasaları saptayan ve irdeleyen bir tür iktisat bilimi.

 

Görüş birliği : Aynı görüş ve düşüncede olma.

Korunabilme : Korunabilmek işi.

Tanımlamak : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtmek ve açıklamak, tarif etmek.

Oluşturmak : Oluşmasını sağlamak, meydana getirmek, teşekkül ettirmek, tekvin etmek.

Belirlenme : Belirlenmek işi.

Rastlamak : Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak, rast gelmek, tesadüf etmek. Atılan şey hedefi bulmak, rast gelmek. Herhangi bir şeyle karşı karşıya gelmek.

Demokrasi : Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi, el erki, demokratlık.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Tanımlama : Tanımlamak işi, tarif etme.

Özgürlük : Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.

Disiplin : Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.

Diğer dillerde Anayasal iktisat anlamı nedir?

İngilizce'de Anayasal iktisat ne demek ? : constitutional economics