Ancestors türkçesi Ancestors nedir

Ancestors ile ilgili cümleler

English: Ali says he can trace his ancestors back about 300 years.
Turkish: Ali yaklaşık 300 yıldır atalarının izini sürdüğünü söylüyor.

English: My ancestors are from Germany.
Turkish: Benim atalarım Almanyalı.

English: His ancestors would be proud.
Turkish: Atalari cesur olmalilar.

English: I don't know who my ancestors are. Our papers got lost during the Flood.
Turkish: Ben atalarımın kim olduğunu bilmiyorum. Bizim evraklar Nuh Tufanı sırasında kayboldu.

English: His ancestors went there from Ireland.
Turkish: Onun ataları İrlanda'dan oraya gitti.

Ancestors ingilizcede ne demek, Ancestors nerede nasıl kullanılır?

Cult of ancestors : Ölmüş ataların ruhlarına tapınma. Atalara tapınma.

Ancestor cult : Özellikle tarımla uğraşan ilkel topluluklarda ataların yardımlarını sağlama ve anılarını tazeleme amacıyla onlara yemekler, meyveler, içkiler sunma; kurbanlar kesme; yontularını, maskelerini yapma; adlarına ve anılarına büyük taşlar dikme; dinsel törenler düzenleme çevresinde toplanan işlemlerin tümü. Atalara tapınma. Ata kültü.

Ancestor node : Ata düğüm.

Ancestor worship : Ruhların yaşayanların hayatları etkileyebileceği düşüncesiyle ölü aile üyelerinin saygı gösterilen dini adet. Atalara tapınma.

 

Ancestor : Ata.

Ancestresses : Ata. Dede. Cet. Soy.

Ancestrally : Geçmişle ilgili olarak. Atalardan kalma bir şekilde. Atadan kalma bir şekilde.

Ancestress : Bir kişinin onun soyundan geldiği kadın. Kadın ata. Bayan ata.

Ancestral : Atalara ait. Atadan kalma. Geçmişe ait. Atalar ile ilgili. Ecdada ait. Atalardan kalma. Atadan intikal eden. Atalara ilişkin.

Ancestries : Atalık. Nesep. Atalar. Ata. Sülale. Ecdat. Soy.

İngilizce Ancestors Türkçe anlamı, Ancestors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ancestors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Primogenitor : İlk cet.

Fathers : Baba. Yaratıcı. Peder. Babalar. Papaz. Kurucu.

Relative : Göreceli. Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. İlgili. İzafi. Karşılaştırmalı. Akraba. Oranlı. Aynı kandan gelen ya da geldiklerine inanan bireylerle, birtakım uygulama ve kutsamalarla aralarında kan birliği sağlanan bireylere verilen ad. bk. akrabalık, dirimbilimsel akraba, atasoylu akrabalık. Bir olayın başka olaylarla ilişkili, bağlantılı ve onlara bağımlı olması niteliği. Yakın.

Descent : İnme. Baskın. İniş. Bayır. Çöküş. Miras kalma. Düşme. Sukut. Üşüşme.

Blood line : Kan hattı. Jenerasyon. Nesil. Doğrudan atalar sırası.

Grandfather : Dede. Ağababa. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Büyükbaba.

Alimentary toxic aleukia : Toksik lökopeni. Alimenter toksik alöki. Birçok küf türü tarafından üretilen mikotoksinlerin neden olduğu, deri yangısı, kusma, vücutta yaygın kanamalar ve lökopeniyle belirgin bir çeşit mantar zehirlenmesi, ata. Tamnidyum.

 

Stemma : Soyağacı. Şecere. Omurgasızlarda bileşik göz. Gövdelik.

Bloodlines : Soy kütüğü. Nesil. Nesep. Aile şeceresi.

Progenitor : Önce gelen kimse (pol.). Önce gelen kimse. Dede. Öncül. Orijinal nüsha.

Ancestors synonyms : line of descent, patriarchate, forbears, parent, donation, antecedent, ancestor, forefather, forerunners, origin, parentage, ancient, bloodings, patriarch, birth, ancestress, antecessor, forebearing, foreruns, forerun, ascendance, breed, bloodline, genealogy, ataturk, bloods, pedigree, blood, folk, kinfolk, births, breeding, kinsfolk.

Ancestors zıt anlamlı kelimeler, Ancestors kelime anlamı

Descendant : Neslinden olan kişi. -in soyundan gelen kimse. Soyundan gelen kimse. Döl. Torun. Neslinden olan. İn soyundan gelen kimse. Oğul. Düşen şey. Birinin soyundan gelen kimse.

Purebred : Soylu. Safkan hayvan. Aynı genetik ırk veya gruba ait erkek ve dişi hayvanların birleştirilmesiyle elde edilen hayvan. Safkan. Cins. Arıkan. Saf ırk.

Crossbred : Melez. Melez ırk. Bir tür içindeki değişik ırklardan bireyler arasındaki birleştirmeler veya aynı ırkın farklı genetik yapıdaki varyete veya hatları arasındaki birleştirmelerle elde edilen ırk. Kırma.