Anet türkçesi Anet nedir

  • Maydanozgiller (umbelliferae) familyasından, yaprak ve dalları, salata ve yemeklere koku ve lezzet verici olarak kullanılan, meyveleri gaz söktürücü olan, 60 cm kadar boyda, sarı çiçekli, tek yıllık, otsu bitki. börek otu, tarhana otu.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Dereotu.

Anet ile ilgili cümleler

English: A long time ago when Pluto was still a planet, there was a boy named Moustapha.
Turkish: Uzun bir zaman önce Plüton hâlâ gezegenken, Mustafa adında bir oğlan vardı.

English: Animals and plants live on this planet.
Turkish: Bu gezegende hayvan ve bitkiler yaşar.

English: Ali was teleported to another planet.
Turkish: Ali başka bir gezegene ışınlandı.

English: All but one of 8 planets of the Sun lack life.
Turkish: Güneşin 8 gezegeninden biri hariç hepsi yaşamdan yoksundur.

English: Ali doesn't know the difference between a star and a planet.
Turkish: Ali yıldızla gezegen arasındaki farkı bilmiyor.

Anet ingilizcede ne demek, Anet nerede nasıl kullanılır?

Anethol : Anetol.

Anethole : Tıpta ve parfüm üretiminde kullanılan kimyasal madde. Anetol.

Anetic : Anetik. Yatıştırıcı, gevşetici.

Alkanet : Hodangiller (boraginaceae) familyasından, gövde ve yapraklarında batıcı ve salgı tüyleri bulunan, mavi çiçekli, kök ve kabuklarından kırmızı boya elde edilen ve sanayide kullanılan, çok yıllık otsu bitki. Bu bitkiden elde edilen kırmızı boya. Havacıva. Hodan familyasından bir bitki (güney avrupa'ya özgü). Hava cıva otu. Öküzdili. Sığırdili.

 

Arpanet : İnternetin atası (bilgisayar). 1968 yılında kurulmuş olan ve başta üniversiteler ile araştırma merkezlerini birbirine bağlayan geniş bilgisayar ağı.

Giganet : Rad group bilgisayar şirketi (kablosuz iletişim alanında çalışır).

Giant planet : Dev gezegen.

Castanet : Kastanyet. İspanyol çalparası. Parmaklara takılan zil.

Be born under a lucky planet : Ağzında gümüş kaşıkla doğmak. Şanslı doğmak. Şanslı bir gezegende doğmak.

Dianetics : İstenmeyen duygular ve duyuları aynı zamanda mantıksız korku ve psikosomatik hastalıkları hafifletme ve rahatlatma yöntemi. Diyanetik. Ruhsal tedavi teknolojisi.

İngilizce Anet Türkçe anlamı, Anet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clear : Net. Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi. Uzakta. Açık. Belgin. Bütünüyle. Silmek. Duru. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Tamamen.

Realize : Farketmek. İdrak etmek. Paraya çevirmek. Gerçeğe dönüştürmek. Kar etmek. Farkına varmak. Aklında bulundurmak. Gerçekleştirmek. Bir yapıtı, bir taslağı sahneye uygulamak, yerleştirmek.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Pull in : Durdurmak (at). İstasyona girmek. Hapse atmak. (taşıt) kenara çekilip durmak. Durmak. (araba) gelmek. Kenara çekilip durmak. Arabayı sürmek (bir yere). Tutuklamak. (tren) istasyona girmek.

Computer network : Bilişim ağı. Bilgisayar ağı.

Fennel : Maydanozgiller (umbelliferae) familyasına ait 1-2 m boyunda, sarı çiçekli, parçalı yapraklı, yaprakları yemeklere koku ve tat vermek için, meyveleri ise gaz giderici olarak kullanılan bir bitki. Raziyane. Rezene.

Make : Olmak. Yapılış şekli. Çeşit. Verim. Yapmak. Marka. Kazanç. Yaratmak. Hazırlamak. Yapı.

Acacia : Arap zamkı. Mimoza. Akasya sakızı. Akasya. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Bring in : İşe almak. Vermek. Kazandırmak. Para getirmek. Karakolda sorgulamaya çekmek. Suçluyu karakola getirmek. Kazanç getirmek. Öne almak. İşe karıştırmak. İşi vermek.

Anet synonyms : abramis zone, abiotic environment, dilling, profit, dill, internet, a protein, dills, earn, take in, sack up, aardvarks, sack, aardwolf, abductor muscle, a cell, abambulacral area, abacus bodies, a site, a chromosome, aardvark, gain, benefit, abo blood groups system, realise, cyberspace, dill seed.

Anet zıt anlamlı kelimeler, Anet kelime anlamı

Proximate : Yaklaşık. Yakın. En yakın. Hemen hemen.

Gross : Apaçık. Toptan. Kaba. Grosa. Arıtmısız. On iki düzine. Şişkin. Yoğun. Bütünlük. Gros.

Anet ingilizce tanımı, definition of Anet

Anet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The herb dill, or dillseed.