Anisotropic region türkçesi Anisotropic region nedir

  • Biyolojik yapılarda ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Anizotropik bölge.

Anisotropic region ingilizcede ne demek, Anisotropic region nerede nasıl kullanılır?

Anisotropic : Anizotropik. Özellikleri, içindeki doğrultuya göre değişen (ortam). İzotropik olmayan. Değişik doğrultularda değişik doğabilimsel özelliği olan ortam. örneğin kimi buzsulların kırıcılık imleci bakış yönüne göre değişir. Farklı ölçüm seviyelerinde farklı fiziksel özellikleri olan (fizik). Yöne bağlı. Yön bağımlı. Yönser. Yönlü. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Region : Kesim. Az çok sınırları belli olan toprak parçası. Yöre. Alan. Yakınlarda dört bir yan, bölge. Mıntıka. Memleket. Bölge. Çevre. Dar.

Anisotropic band : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Miyozin filamanının tümünü ve aktin filamanının bir kısmını içeren, iskelet kasının sarkomerinde yerleşik bölge. kas tellerinde görülen ve açık renk bantlarla almaşık olarak dizili koyu renkli bantlar olup uç taraflarında ince ipliklerle iç içe bulunan, kalın miyozinin bulunduğu bölgeler, anizotropik bant. A bandı. Kas tellerinde görülen ve açık renk bantlarla (ı bandı) almaşık olarak dizili koyu renkli bantlar olup uç taraflarında ince iplikler ile iç içe bulunan, kalın miyozin ipliklerinin bulunduğu bölgeler. anizotropik bant. Anizotropik bant.

 

Anisotropic body : Eşyönsüz kütle. Eşyönsüz özdek.

Anisotropic coma : Anizotrop koma. Anizotrop hare.

Anisotropic conductivity : Anizotrop iletkenlik.

İngilizce Anisotropic region Türkçe anlamı, Anisotropic region eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anisotropic region ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Acacia : Arap zamkı. Akasya sakızı. Akasya. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Anisotropic region synonyms : abductor muscle, abiotic factor, abiotic environment, aardvark, abo blood groups system, abramis zone.