Anlam dereceleri nedir, Anlam dereceleri ne demek

Anlam dereceleri; Dil Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Bir niteliği anlatan kelime ya ufak, büyük gibi YALIN (Positif) bir şekilde kullanılır, veya derece belirten az ufak (AZLIK DERECESİ, Détraetif , ufarak, ufakça (OLDUKÇALIK DERECESİ, Comparatif absolu), ufacık, fek ufak, çok ufak (OBARTMA DERECESİ, Superlatif absolu, Ampliatif, Elatif ou Fanx-su-perlatif), aşın ufak, fazla ufak (AŞIRILIK DERECESİ, (Excessif) gibi şekiller alabilir. Bunlarda açık bir ölçüştürme yoktur. Açık Ölçüştürme (GÖRELİ ÖLÇÜŞTÜRME, Comparaison relative) şu gibi ÖLÇUŞTÜRMELI (Comparatif) şekillerde vardır: Bundan az ufak (EKSİKLİK DERECESİ, Comparatif d'infériorité), bunun kadar ufak (EŞİTLİK DERECESİ, Equatif), bundan (daha) ufak, bundan (daha) çok ufak (ÜSTÜNLÜK DERECESİ, Comparatif relatif), en ufak (EN ÜSTÜNLÜK DERECESİ, Superlatif relatif ou superlatif proprement dit), Yukardan beri bütün saydığımız şekillere ANLAM veya ÖLÇÜŞTÜRME DERECELERİ (Degrés de signification ou de comparaison) denir.

Anlam dereceleri anlamı, kısaca tanımı

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey

 

Dere : Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Üstünlük derecesi : En, çok zarflarıyla sıfat veya başka zarfların nitelik ve nicelik bakımından kazandıkları en üstün anlam.

Eşitlik derecesi : Kavramların "gibi, kadar" edatları ile karşılaştırılıp eşit ölçüde gösterilmesi.

Ölçüştürme : Ölçüştürmek işi.

Belirten : Tamlayan.

Eksiklik : Eksik olma durumu, eksik olan miktar, noksan, nakisa, fıkdan.

Üstünlük : Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj.

Aşırılık : Aşırı olma durumu.

Oldukça : Olabildiğince.

Obartma : (Söz sanatı terimi) Zihinde kuvvetli bir iz bırakmak üzere bir şeyi ya olamıyacağı bir şekilde anlatma veya olduğundan pek çok ya da pek az gösterme. “Gittikçe zulmet bir hale geldi ki karanlığı el ile tutmak kabil gibi göründü.” - N. Kemal (OBARTMALI, Hyperbolique).

Eşitlik : İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu. Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu.

Eksikli : Kendisine bir şey gerekli olan, muhtaç. Kadın.

Göreli : Göreceli.

Ufakça : Oldukça ufak, ufarak.

Yoktur : Olmaz.

Ufarak : Biraz ufak.

Ufacık : Çok ufak, küçücük.

Diğer dillerde Anlam dereceleri anlamı nedir?

Fransızca'da Anlam dereceleri nedir ? : degrés de signification