Antidote türkçesi Antidote nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Antidot.
  • Herhangi bir zehir veya ilacın zararlı etkisini engelleyen veya ortadan kaldıran madde, panzehir.
  • Panzehir.
  • Bir zehrin etkisini ortadan kaldıran veya nötralleştiren madde, antidot.
  • Deva.
  • Karşıtağı.
  • Çare.
  • İlaç.

Antidote ile ilgili cümleler

English: There is an antidote.
Turkish: Bir panzehir var.

English: You are truly an antidote for my melancholy.
Turkish: Sen gerçekten melankolimin panzehirisin.

English: There is no antidote.
Turkish: Panzehir yok.

English: There is no antidote for the venom of this snake.
Turkish: Bu yılanın zehirinin bir panzehiri yok.

English: I have to find the antidote.
Turkish: Panzehiri bulmalıyım.

Antidote ingilizcede ne demek, Antidote nerede nasıl kullanılır?

Universal antidote : 2 kısım etkin kömür, 1 kısım magnezyum oksit, 1 kısım tannik asit ve 1 kısım kaolin karışımıyla elde edilen ve ağız yoluyla meydana gelen zehirlenmelerde yüzeyde tutucu ve koruyucu olarak kullanılan bir madde. Üniversal antidot.

Antidotes : Panzehir. Antidot. Deva. İlaç. Çare.

Antidotal : Panzehire ait. Panzehir. Panzehirle ilgili.

Antidotally : Nötralize eder bir şekilde. Etkisini bozarak. Panzehir olarak. Nötralize eder bir biçimde.

Antidate cheque : Üzerinde düzenlendiği günden önceki günlemeci taşıyan çek. Düzen öncesi günlemeçli çek.

 

Antiderivative : Belgisiz tümlev. Terstürev.

Antidepressive : Antidepresif. Depresyonu hafifletme etkisi olan.

Antidepressant : Depresyon hafifletmek için kullanılan ilaç. Uyarıcı. Ferahlatıcı. Çökkünlük giderici. Antidepresan.

Antidiarrheal : İshale karşı etkili olan. Antidiyareik.

Antidepressants : Antidepresanlar. Antidepresan. Uyarıcı. Depresyon hafifletmek için kullanılan ilaç.

İngilizce Antidote Türkçe anlamı, Antidote eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antidote ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Medicined : Hekimlik. Tıp. Doktorluk. Çekmek. İlaç vermek. Katlanmak. Afsun.

Expediencies : Muvafıklık. Uygunluk. Menfaat. Amaca uygunluk. Çıkar. Şahsi menfaat. Yararlılık. Münasebet. Çıkar yol.

Drugging : Uyuşturmak. İlaçla uyuşturmak. İlaç vermek. Ecza. İçkisine ilaç katmak. Uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe veya içeceğe). İlaçla uyutmak. Uyuşturucu vermek. Uyuşturucu.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Egress : Dışarı çıkma. Çıkış kapısı. Çıkış hakkı. Çıkış. Çıkış izni. Belirme. Çıkar yol. Belirmek. Tutulmanın sonu (astronomi terimi).

Alexipharmac : Zehirin etkilerine karşı çalışan ilaç.

 

Curatives : Tedaviye ait. Derman. Sağaltıcı. Sağlık. Hastalığı iyileştirici. Sağlığa kavuşturucu. Şifalı. Sağlığa yararlı.

Egresses : Çıkış. Çıkar yol. Belirme. Tutulmanın sonu (astronomi terimi). Çıkış kapısı. Ağ çıkışı. Çıkış hakkı. Belirmek. Çıkmak.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Antidote synonyms : obidoxime chloride, remedying, a clay, heal all, antidotal, a crochordon, abdominal ovariectomy, abdomen, cure, a band, corrective, alternative, curative, antidotes, treacles, remedies, abdominal pain, a c deformity, theriac, medicine, atropine, dollop, abdominal palpation, abattoir, drug, expediences, therapeutic, a c syndrom, expediency, remedied, correctives, abaxial, expedience.

Antidote ingilizce tanımı, definition of Antidote

Antidote kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Used with against, for, or to. A remedy to counteract the effects of poison, or of anything noxious taken into the stomach. As, an antidote against, for, or to, poison. To counteract or prevent the effects of, by giving or taking an antidote.