Anus türkçesi Anus nedir

Anus ile ilgili cümleler

English: Can you manage to complete the manuscript by Friday?
Turkish: Cumaya kadar el yazmasını tamamlayabilir misiniz?

English: Ali quickly scanned the manuscript.
Turkish: Ali çabucak el yazmasına göz attı.

English: Ali proofread my manuscript.
Turkish: Ali el yazmamın hatalarını düzeltti.

English: By 1845, Le Verrier had become interested in the motion of the planet Uranus. Uranus did not have the orbit scientists expected it to have based on their mathematical calculations.
Turkish: 1845'e kadar Le Verrier Uranüs gezegeninin hareketiyle ilgilendi. Uranüsün bilim adamlarının onların matematiksel hesaplarına dayalı bir yörüngesi yoktu.

English: I have a rash around my anus.
Turkish: Kıçımın etrafında kaşıntı var.

Anus ingilizcede ne demek, Anus nerede nasıl kullanılır?

Cell anus : Hücre anüsü. Kimi tek hücrelilerde besin artıklarının hücreden atıldığı açıklık, sitopig.

Imperforate anus : Deliksiz anüs. İmperforate anüs.

Anuses : Şerç. Anüs. Büzük. Anus. Amet. Makat.

Ancient manuscripts : Eski el yazmaları. Eski çağlarda yazılmış olan belgeler.

Anti tetanus : Anti-tetanos. Tetanosa karşı koruyan. Tetanos hastalığı bulaşmasını engelleyen.

 

Janus faced : İkiyüzlü.

Janus : Roma iki yüzlü kapılar tanrısı (mitoloji terimi). Janus anteni.

Eridanus : Irmak (takımyıldızı).

In manuscript : Elle yazılmış. El yazmasıyla.

Castellanus : Kastellanus. Kastellatus.

İngilizce Anus Türkçe anlamı, Anus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Balls : Cesaret. Hayalar. Hassiktir. Saçma!. Taşaklar. Hassiktir!. Saçma. Taşaklı.

Anuses : Anus.

Abattoir : Mezbaha. Salhane. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Clackers : Protez dişler. Bir ipe bağlı bir toptan oluşan vurmalı oyuncak. (gayrı resmi) takma dişler.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Starfishes : Denizyıldızı. Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (echinodermata) alt filumundan, vücutları, ortada beş köşeli bir disk ile bundan uzanan ışınsal kollardan yapılmış, iskeletleri kalker plaklardan oluşan, ağızları alt bölgede, anüsleri bazen bulunmayan ve dışkıları ağızdan geri atılan, yer değiştirmeyi kollar üzerindeki dikenler ve ambulakral ayakçıklar aracılığıyla yapan bir sınıf. portakal rengi denizyıldızı (astropecten aurantiacus) türü iyi bilinir. Denizyıldızları. Deniz yıldızı. Kıç. Beşparmak.

 

Guts : Bağırsaklar. Azim. İçerik. Bağırsak. Kararlılık. Enerji. Öz. Yürek. Atılganlık.

Abdomen : Karın. Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Batın.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Anus synonyms : anal sphincter, musculus sphincter ani, sphincter ani, a c deformity, a crochordon, porta, bunghole, abdominal pain, freckle, contracted, abdominal fat necrosis, a c syndrom, abaxial, opening, ass, puckered, a band, abdominal distention, imperforate anus, clacker, a clay, arsehole, starfish, ricker, rectal exit, rectum, orifice, fundament, a dna, asshole, wrinkled, abdominal ovariectomy, arse.

Anus ingilizce tanımı, definition of Anus

Anus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The posterior opening of the alimentary canal, through which the excrements are expelled.