Aperitifs türkçesi Aperitifs nedir

  • İştah açıcı.
  • İştah açıcı içki.
  • Aperatif.
  • Aperitif.
  • Aperatif içki.

Aperitifs ingilizcede ne demek, Aperitifs nerede nasıl kullanılır?

Aperitif : Açar. Aperitif. Aparatif. İştah açıcı, iştah ilacı, aperitif.

Aperitive : Yumuşatıcı (tıp veya medikal terimi). Aparetif. Temizleyici.

Extraperitoneal : Ekstraperitoneal. Karın zarının dışında olan.

Intraperitoneal : Periton içi, periton içinde. İç karın zarına uygulanan (tıp veya medikal terimi). İntraperitoneal. Periton içinde olan.

Intraperitoneal application : Periton içi uygulama. İlaçların doğrudan karın boşluğu içine uygulanması.

Capering : Oynayıp zıplamak. Hırsızlık. Sıçramak. Oynaşmak. Hoplayıp zıplamak. Muziplik etmek. Sıçrama. Oynayıp sıçramak. Aptalca davranmak. Zıplamak.

Aperiodic : Aperiyodik. Dönemsiz. Belirli bir yinelenme göstermeyen bir dikgenin özelliği. sönümü baskın geldiği için, yinelenen bir sürücü kuvvet etkisi altında salınım yapamayan dizgenin özelliği.

Aperies : Maymunca davranış. Taklit etme hareketi. Taklitçilik. Maymunların tutuldukları yer.

Aperistalsis : Aperistalzis. Peristaltik hareketlerin durması, kesilmesi.

Corpus adiposum intraperiorbitale : Göz kasları arasında bulunan yağ kitlesi. Korpus adipozum intraperiorbitale.

İngilizce Aperitifs Türkçe anlamı, Aperitifs eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Aperitifs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Snacked : Çerez. Lokma. Hisse. Çerezlenmek. Atıştırmalık. Hafif yemek. Ara öğün. Hafif şeyler yemek. Tatlı (yemek aralarında yenilen).

Piquant : İnsanın kafasını çalıştıran (yazı vb). Yakıcı. Acı tadı olan. Cazip. Keskin tadı olan. Mayhoş. Etkileyici. Merak uyandırıcı. Keskin.

Collation : Harmanlama. İstihbarat tasnifi. Derleme. Demet. Fiziksel yapı kaydı. Mirasta iade. Tanımlama. Karşılaştırma.

Savouries : Yemeğin başında veya sonunda yenen bir yemek. Kokulu. Hoş kokulu. Rayihalı. Tadı güzel. Uygun. Yemek sonunda yenen tuzlu şey. Geyik otu. Hoş.

Nosh : Hafif bir öğün yemek. Yemek. Yemek (özellikle şekerlemeler). (argo) atıştırmak. Yiyecek. Hafif öğün.

Appetizing : Lezzetli. İştahlandıran. İstek uyandıran.

Savory : Yemeğin başında veya sonunda yenen bir yemek. Kokulu. Hoş kokulu. Lezzetli. Uygun. Tadı güzel. Yemek sonunda yenen tuzlu şey. Hoş.

Snack : Hafif yemek. Lokma. Tatlı (yemek aralarında yenilen). Pay. Çerez. Çerezlenmek. Ara öğün. Hisse. Meze.

Alcoholic drink : İçki. Alkollü içki. Dem.

Noshing : (argo) atıştırmak. Hafif öğün. Hafif bir öğün yemek. Yemek. Yiyecek. Yemek (özellikle şekerlemeler).

Aperitifs synonyms : savoury, savories, alcoholic beverage, appetizer, noshed, snacks, appetising, barrier, starter, intoxicant, starters, appetitive, aperitif, noshes, appetiser, inebriant, alcohol, collations, appetizers.