Apparats türkçesi Apparats nedir

  • Komünist partinin idari sistemi.

Apparats ingilizcede ne demek, Apparats nerede nasıl kullanılır?

Apparat : Komünist partinin idari sistemi.

Apparatchik : Apparatçik. Eski sovyetler birliği'nde komünist parti'nin idari örgütlenme üyesi. Memur. Aparatçik. Siyasi parti bürokratı.

Apparatchiks : Eski sovyetler birliği'nde komünist parti'nin idari örgütlenme üyesi. Memur. Siyasi parti bürokratı. Apparatçik.

Apparatus : Aygıt, cihaz, alet. Alet. Vasıta. Deneylerin yapılmasını sağlayan takımlar dizgesi. Aygıt. Levazım. Jimnastik gösterilerinde kullanılan çeşitli araç ve gereç. örnek : ayaklı çubuk, halkalar. Aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan). Teçhizat. Apparatus.

Apparatus digestorius : Sindirim aygıtları. Apparatus digestoryus.

Auditory apparatus : İşitme organı.

Ageing apparatus : Yaşlandırma aygıtı.

Balance exercises on apparatus : Dayanak yüzeyi sınırlı ve yerden yüksek araçlarda yapılan denge. Araçta denge alıştırmaları.

Apparatus urogenitalis : Boşaltım ve üreme aygıtları. Apparatus urogenitalis. Ürogenital sistem. Boşaltım sistemi.

Apparatus suspensorius mammarius : Apparatus suspensoryus mammaryus. Memenin asıcı aygıtı.

İngilizce Apparats Türkçe anlamı, Apparats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apparats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Equipment : Teçhizat. Donatım. Gemi donatımı. Gereç. Donatma. Geminin donatılmasında kullanılan her tür araç, gereç ve yiyecek. Araç-gereç. Malzeme. Dülger, marangoz ve benzeri onarımcı ve yapımcıların kullandıkları gereçler.

Nuclear reactor : Çekinsel tepkir. İçinde denetimli nükleer fisyon tepkimesi oluşturulup sürdürülebilen donanım. kısaca “reaktör”de denir. Atom reaktörü. Fizik, kimya, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Çekirdek tepkimeci. Çekinsel tepkimelerden ısı, ılıncık ya da değişik yerdeşler üreten aygıt. Çekirdeksel erke, ışımetkin yerdeşler ya da yapma öğeler üretmek için denetlenebilir çekirdeksel zincir tepkileşimlerinin oluşturulduğu düzenek. Nükleer reaktör. Çekirdeksel tepkileşimlik.

Separator : Akımsaklarda artı, eksi yaprakları ayıran yalıtkan düzlem. Birbiriyle karışmayan evreleri ayırmaya yarayan gereç ya da aygıt. Ayırıcı. Sınırlayıcı. Kaymak ayırma aleti. Özellikle kimyasal çözümleme aygıtlarında, çeşitli özdekleri ayıran bölüm. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Separatör. Ayırıcı plaka.

X ray machine : X-ray radyasyonu veya ışını üreten cihaz. X-ray makinası. Röntgen makinesi. Röntgen cihazı.

Duplicator : Fotokopi makinesi. Yazı çoğaltacı. Genelge, duyuru ve benzeri, çoğunlukla kullanılacak ya da birçok yere gönderilecek belgelerle, yazıları çoğaltıcı makine. Teksir makinesi. Duplikatör. Teksir makinası. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Çoğaltıcı. İkizleyici. Çoğaltma aleti.

 

Centrifuge : Santrifüj aygıtı. Sıvı içindeki tanecikleri ayırma amacıyla sıvıyı santrifüj tüpüne koyarak hızla çevirmek. merkezkaç kuvvetinden yararlanılarak bir karışımın taşıdığı çökebilir ögeleri ayırıp çöktürmekte kullanılan laboratuvar aleti. Merkezkaç olayı. Dönmeyle sağlanan kuvvetle sıvı içindeki maddeleri veya parçacıkları santrifüj tüplerinin dibine veya kenarlarına toplayan cihaz. Farklı yoğunluktaki sıvı ya da katı parçacıkların yoğunıuklarına göre farklı hızlarda döndürülme ile birbirinden ayrılmasının sağlanması. Santrifüj. Santrifüj etmek. Savurmaç. Merkezkaç ayırıcı. Santrifüjlemek.

Soda fountain : Soda makinesi. Büfe. Kola makinesi.

Sequencer : Bir sırayı kontrol eden ve düzenleyen cihaz. Dizici. Dizileştirici. Proteinlerdeki amino asitlerin dizesine karar vermek için kullanılan enstrüman. Ardıştırıcı. Sıralayıcı. Ardışımlayıcı. Daha sonra banttan çalmak için mıdı data olarak depolayan ve kaydeden sistem. Olay sıralayıcı.

Still : Yine de. Sakinleştirmek. Sakinleşmek. Susturmak. Dindirmek (fırtına vb'ni). Hala. Durdurmak. Durgun. Yatıştırmak. Hareketsiz.

Semaphore : Çınav. Semafor. Renkli ışıklar yerine kol hareketinden yararlanan işaret. Bayrakların kullanıldığı eski bir işaretleşme yöntemi. Demiryollarında. Semafor ile işaretleşmek. İşaret verme aleti. Flama.

Apparats synonyms : body part, cascade liquefier, optical bench, kipp's apparatus, sequenator, instillator, pendulum, lighting, aerator, titrator, reformer, generator, condenser, extractor, purifier, heat pump, incubator, setup, telegraphy, heliograph, brooder, submersible, reactor, electrograph, burner, chemical reactor, telegraph, auditory apparatus, copier.