Appro türkçesi Appro nedir

Appro ile ilgili cümleler

English: A person's heart is approximately the same size as their fist.
Turkish: Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.

English: A big typhoon is approaching.
Turkish: Büyük bir tayfun yaklaşıyor.

English: A true scientist would not approach the question this way.
Turkish: Gerçek bir bilim adamı soruna bu şekilde yaklaşmazdı.

English: A storm was approaching our town.
Turkish: Bir fırtına kentimize yaklaşıyor.

English: A girl approached the king from among the crowd.
Turkish: Bir kız kalabalığın arasından krala yaklaştı.

Appro ingilizcede ne demek, Appro nerede nasıl kullanılır?

On appro : Seçmece. Beğenmezse geri verilmek şartıyla.

Approach : Ele almak. Yaklaşım. Başvurmak. Yaklaşma. Atma ya da atlamalardan önce en iyi aşamayı elde edebilmek amacıyla, yarışçının gelişme alanında hız kazanmak için yaptığı koşu. Benzemek. Görüşmek. Yanaşmak. Koyulmak.

Approach a task : İşe girişmek. İşe koyulmak.

Approach about : Söz etmek.

Approach avoidance conflict : Yaklaşma uzaklaşma çatışması.

Approach the city : Şehre yaklaşmak.

Approach speed : Yaklaşma hızı.

Approach control radar : Yaklaşma kontrol radarı.

Approachable : Ulaşılabilir. Yanaşılabilir. Yaklaşılabilir. Cana yakın.

 

Approach control : Yaklaşma kontrol. Yaklaşma kontrolü.

İngilizce Appro Türkçe anlamı, Appro eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Appro ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attestations : Tasdik. Kanıt olma. Onay. Şahadet. Tanıklık. İspat. Doğruluk beyanı. Yemin. Kanıtlama.

Admiration : Hayranlık uyandıran şey. Takdir. Hayranlık. Tutkunluk. Beğeni.

Liking : Sempati. İlgi. Beğeni. Alaka. Meyil. Sevgi. Sevme. Zevk. Düşkünlük. Hoşlanma.

Approvement : Ruhsat. Tasdik.

Likings : Beğeni. Alaka. Sevgi. Düşkünlük. Zevk. Sempati. İlgi. Sevme. Hoşlanma.

Partiality : Özel sevgi. Tarafgirlikten ileri gelen haksızlık. Yan tutma. Düşkünlük. Kısmilik. Tarafgirlik. Asabiyet. Taraf tutma. Kısmiyet.

Acknowledging : İtiraf etmek. Teşekkür etmek. Tanımak. Onaylamak. Kabul etme. Kabul etmek. Alındığını bildirmek.

Appreciation : Esnek kur sisteminde, bir ülkenin ulusal parasının diğer ülke ulusal parası karşısında değerli hale gelmesi. tahvil, hisse senedi, bina, arsa, arazi vb. iktisadi varlıkların piyasa fiyatlarındaki artış. İdrak. Takdir. Değerlendirme. Minnettarlık. Zevk. Anlama. Değerlenme. Paha biçme.

Approvals : Muhayyer gönderilmiş mallar. Onama. Kabul. Uygun bulma. Onay.

Acceptance : Kabul. Alma. Ödeğin taşıyanınca ilgilisine gösterilmesinde parasını önelinde ödemeği kabullendiğini ödek üstüne bir yazı yazmak suretiyle yapılan yüklenim. Teslim alınma. İttihaz. Razı olma. Bir alan araştırmasında bilgi almak üzere başvurulan kişilerin araştırma amaçlarını benimseyerek araştırıcıyla işbirliği yapmaları durumu. Alınma. Uygun bulunma.

Appro synonyms : favourable reception, favorable reception, attestation, acknowledgment, approval, attesting, acceptances, acception, approbation, approbations, admirations, affirmance, enjoyment, acknowledgement, partialities, enjoyments, appreciations, acknowledgements.