Ardı nedir, Ardı ne demek
Ardı; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Soğan, sarımsak bağları, demetleri.
Heybenin iki gözünü ayıran kısım.
Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
Erzurum kenti, Horasan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Ardı ile ilgili Cümleler
- Düşüncesini en iyi biçimde anlatabilmek için elinden geleni ardına koymamıştır.
- Neden onun ardından gitmedin?
- Güneş bulutların ardından çıktı bile.
- Maria Sharapova, Williams kardeşlerin ardından, üçüncü en başarılı aktif kadın tenis oyuncusudur.
- Tepenin ardında güzel bir vadi uzanır.
- Her seferki gelişimde bu katakulliyi okursun fakat sözün ardı hep boşa çıkar.
- Yağışların ardından otlar serpiliverdi.
- Gidiş gelişin ardı hiç kesilmiyor.
- Olayların ardı arası kesilmez. Hepsi birbirini kovalar.
- Ardından acıtacak söz söylemek istemezdiler.
- Ağaçların ardında bir ev var.
- Ardından acıtacak söz söylemek istemezlerdi.
- Kocakarı yöntemlerine inanmayı göz ardı ettiğini söyleyemezdim.
- Ardından “Gerçeği söylüyorum...” diye ekledi.
- Yüksek dağların ardında yer alan küçük nehrin kıyında ki evde yaşayan küçük çocuk nasılsın?
- Bunu artık göz ardı edemeyiz.
- Bazıları hava kirlenmesinde olduğu gibi bu eleştirileri kulak ardı ediyorlar.
- Dedesinin ölümünün ardından ülkeden ayrıldı.
- Güneş bulutların ardından çıktı.
Ardı ile ilgili Atasözü veya Deyim
ardı arası kesilmemek : aralıksız olarak gelmek.
ardı kesilmemek : arkası gelmemek, tükenmemek.
ardıcın közü olmaz, yalancının sözü olmaz : ardıç ağacının ateşi çabuk geçer, kül olur; yalancının sözü de böyledir, ona da güvenilmez anlamında kullanılan bir söz.
ardına kadar açık : sonuna kadar açık (kapı, pencere).
ardında yüz köpek havlamayan kurt, kurt sayılmaz : önemli kimseleri çekemeyip onlara dil uzatanlar çok olur anlamında kullanılan bir söz.
ardından atlı kovalamak : arkasından atlı kovalamak.
ardından gitmek : peşine takılmak Mecaz anlamı aynı düşünceye sahip olmak.
ardından sapan taşı yetişmez : bir kimsenin çok hızlı gittiğini anlatmak için kullanılan bir söz.
ardını bırakmamak : peşini bırakmamak.
ardını kesmek : arkası gelmemek, önlemek, son vermek, durdurmak.
atına bakan ardına bakmaz : görevini eksiksiz yapan, aracını iyi kullanan kimse, kendisini kötü duruma düşmekten kurtarmış olur anlamında kullanılan bir söz.
bey ardından çomak çalan çok olur : güçlü bir kişi ile yüz yüze bulunduklarında ağızlarını açamayanlar, o gittikten sonra aleyhinde atıp tutarlar anlamında kullanılan bir söz.
çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider : çocuk kendisine ısmarlanan işi yapamayacağından işi buyuran kimsenin onun arkasından gitmesi gerekir anlamında kullanılan bir söz.
dağ ardında olsun da yer altında olmasın : yaşasın da uzakta olsun anlamında kullanılan bir söz.
deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez : herkesin gözü önündeki bir olayı şöyle böyle yorumlarla gizlemeye çalışmak boşunadır anlamında kullanılan bir söz.
elinden geleni ardına (veya arkasına) koymamak : yapabileceği bütün kötülükleri yapmak.
göz ardı etmek : gereken önemi vermemek.
kulak arkası (veya ardı) etmek : dikkate almamak, göz önünde tutmamak.
önünde ardında gidilmez : arkadaşlığına güvenilmez anlamında kullanılan bir söz.
önüne geleni kapar, ardına geleni teper : arsız, huysuz, geçimsiz kimseler için kullanılan bir söz.
önünü ardını düşünmemek : sonucun ne olacağını hesaplamamak, ilerisini gerisini düşünmemek.
sözün ardı boşa çıkmak : söz olumlu sonuca ulaşmamak.
yediği önünde, yemediği ardında : bolluk, refah içinde yaşayanlar için kullanılan bir söz.
Ardı anlamı, kısaca tanımı
Adi ardıç : Servigiller (Cupressaceae) familyasından, kışın yapraklarını dökmeyen, ülkemizde Artvin ve Erzincan civarında yetişen, genelde yaygın olan çalı ve ağaççık
Ardıaçık : Arkası açık kadın ayakkabısı. (Senirkent Isparta).
Ardıç burucu : Ardıç üzümü, ardıçlarda biten küçük kırmızı meyva.
Ardıç bülbülü : (Luscinia luscinia), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının karatavukgiller (Turdidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 18 cm. Sırtı pas kahverengisi, karnı külrengi-aktır. Avrupa ve Ön Asyada orman ve bahçelerde yaşar.
Ardıç katranı : Ardıç ağacının distilasyonuyla elde edilen, uyuz, saçkıran, egzama tedavisi ve antiseptik olarak kullanılan tıbbi katran.
Ardıç kıliği : Ardıç üzümü, ardıçlarda biten küçük kırmızı meyva.
Ardıç kuşları : Karatavukgiller (Turdidae) familyasından Turdus ve Monticola cinslerinin çeşitli türlerine verilen ad. Karatavukgiller (Turdidae) familyasından Turdus ve Monticola cinslerinin çeşitli türlerine birarada verilen bir ad. Kaya ardıcı (Monticola saxatilis), gök-ardıç (M.solitarius), pasrengi ardıç kuşu (Turdus musicus), ardıç kuşu (T. pilaris), kolyeli ardıç kuşu (T. torquatus), ökse ardıcı (T. viscivorus) iyi bilinenleridir.
Ardıç kuşugiller : Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, öz ötücüler (Oscines) üst familyasından, oldukça iri yapılı, gagaları hafifçe yay gibi, göçücü türleri olan bir familya. Karatavuk (Turdus merula), tarla ardıcı (T. piloris), taşkızılı (Monticola saxatilis), kuyrukkakan (Oenanthe oenanthe), taş kuşu (Saxicola torquata), kızılkuyruk (Phoenicurus phoenicurus), nar bülbülü (Erithacus rubecula) en iyi bilinen türleridir. Karatavukgiller.
Ardıç parası : Düğünlerde delikanlılara verilen para.
Ardıçalan : Sivas şehrinde, İmranlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Ardıçalanı : Yozgat kenti, Akdağmadeni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Ardıçatak : Trabzon kenti, Beşikdüzü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Ardıçbeli : Sakarya ili, Karasu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Ardıçdalı : Siirt ili, Baykan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ardıçdere : Ardahan şehri, Yalnızçam bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ardıçdibi : Bingöl şehrinde, Genç belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Düzce şehri, Gümüşova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ardıçgöze : Bayburt ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Ardıçkaya : Karaman ilinde, Kazancı bucağına bağlı bir yer.
Ardıçköy : Kayseri şehrinde, Talas ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Ardıçlar : Amasya şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ardıçlı : Artvin şehrinde, Murgul ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir kenti, Savaştepe ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Batman kenti, Kayapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum ili, Pasinler ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Gümüşhane şehri, Şiran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hatay kenti, Hassa ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Isparta şehrinde, Keçiborlu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. İçel ilinde, Gülek bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya şehri, Sille nahiyesine bağlı bir bölge. Niğde ilinde, Çiftehan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tokat şehrinde, Çamiçi nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli şehri, Pülümür ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ardıçlık : Erzincan ilinde, Gümüşakar bucağına bağlı bir yer.
Ardıçlıtaş : İçel şehri, Bozyazı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ardıçlıyayla : Trabzon kenti, Maçka ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Ardıçoluk : Adıyaman ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ardıçönü : Amasya şehrinde, Esençay Bucağı.
Ardıçpınar : Amasya kenti, Göynücek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İçel şehrinde, Gülnar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Ardıçtepe : Bingöl kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Ardıçyayla : Erzurum ilinde, Aşkale belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Ardık : Aralıklı. Ters. Dağda yetişen, kılıç şeklindeki yaprakları hayvanlara yem olarak verilen bir çeşit bitki. Artık, ziyade.
Ardıklamak : Düşman olmak: Hasan bana ardıklamış galiba; ne söylüyor, ne de yüzüme bakıyor.
Ardıl birim : Bir ölçme aracının birbirini izleyen değerlerinden her biri.
Ardıl çarpım : Bir sayının 1'den kendisine dek bütün tümsayılarla çarpımı sonucu.
Ardıl çıkarım üstikileri ortalaması : Evren değişkesinin, bağımsız gözlemler dizisinde ardı ardına gelen gözlemler arası çıkarıma dayalı kestirimi :.
Ardıl kesitler : Değişme sürecine ilişkin araştırmalarda başvurulan ve belli bir evrenden aynı ölçüm boyutunda, ardı ardına alınan kesitler, bk. kesitaraştırma, süremli araştırma.
Ardıl sıralı bilgisayar : Uygulanacak bir sonraki komutun bellek yerini belirten bir sapma komutu bulunmadıkça, komutların, ayrıca belirtilmeden, sırayla yürütüldüğü bilgisayar.
Ardıl tepkimeler : Bir tepkime ürününün bir başka tepkimede tepken olarak tüketildiği, birbiri ardısıra oluşan tepkimeler.
Ardılamak : Arkalamak, korumak. Sırtına almak.
Ardılı : Asılı: Rüzgâr çamaşırları uçurmuş ama, bereket versin direkte ardılı kalmışlar. Daldaki meyvenin çokluğu için: Almalâ ardılı, budakları, dalları gırılıyô. Asılmış durumdaki nesneler.
Ardılış yeri : (Atın) Üstüne binilen, yük atılan yeri.
Ardıllı : Ardılları olan (uyak).
Ardıllık : Ardıl olma durumu. [Bakınız: halefiyet]. halefiyyet, istihlâf.
Ardımak : [Bakınız: ardımsımak]. Çürümek, çürümeye yüz tutmak. Bayatlamak, bozulmaya, kokmaya yüz tutmak. Yükletmek. Yükü hayvanın üzerine iki taraflı yüklemek.
Ardımsımak : Bayatlamak, bozulmaya, kokmaya yüz tutmak.
Ardın almak : Arkasını çevirmek, kuşatmak, ricat hattını kesmek.
Ardın basmak : Peşini bırakmıyarak takibetmek, geriden vurmak.
Ardın sürmek : Peşini bırakmamak, takibetmek.
Ardına atmak : Terketmek, vazgeçmek, bırakmak.
Ardına söylemek : Arkasından söylemek.
Ardına uymak : Ardına düşmek, peşinden koşmak.
Ardınca gitmek : Bir kimseye uymak.
Ardınca olmak : Hevesinde, sevdasında, peşinde, azminde olmak, izinde bulunmak, arkasını bırakmamak.
Ardındalık hali : Bazı dillerde "bir şeyin ardında" fikrini veren isim hali.
Ardından beri : Arkaya doğru.
Ardından varmak : Arkasından gitmek.
Ardını kurulamak : İşi bitirmek.
Ardınlamak : Ardına düşmek.
Ardınmak : Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. [Bakınız: ardılmak]. Darılmak, küsmek. Yüklenmek, yükü sırta almak.
Ardıra : Bir binanın arkası. Sonraya, arkaya.
Ardıradan : Arkadan, geriden.
Ardırık : Kusur, eksik.
Ardırmak : Sopa ile üstüne yürümek. El ile, sopa ile döğmek. Yükletmek.
Ardısıra : Düğünden sonra gelinle güveyin kız evini kutlama ziyareti: Yanık Halilin ardısırasında kayınannesi elini öptürmedi. Hemen ardından, ardınca.
Ardısürme : Seçintisiz, seçmeden: Bu yıl elmaları ardısürme sattım.
Ardışık bağlanım : Bir elektrik çevriminde çevrim öğelerini, tümünden aynı akım geçecek biçimde, birbiri ardı sıra bağlama.
Ardışık çözümleme : Bir ardışık örnekleme yöntemiyle elde edilen verilerle yapılan çözümleme.
Ardışık kalan : F gerçek işlevi ile sayısı için, sayılarından biri.
Ardışık kesme yöntemi : Karbonlaşmanın nasıl ilerlediğini anlamak amacıyla uygulanan ve işlem süresince, deney örneklerinden kesilen parçaların nicel çözümlemesine dayanan yöntem.
Ardışık kestirim : (kuramsal istatistik) Bir ardışık örnekleme yöntemiyle elde edilen verilerle yapılan kestirim.
Ardışık konak : Parazitin yaşam döngüsünde birbiri ardına gelen konakları, ardışık konakçı.
Ardışık konakçı : Ardışık konak.
Ardışık kuralı : Bir bileşiğin mutlak moleküler kiralliğinin (R-, S- veya E, Z) belirlenmesi işlemi.
Ardışık motor : Mıknatıssal alan oluşturan kangalları ile döngeni ardı sıra bağlanmış elektrik işlergesi.
Ardışık örnekleme : Birimlerin teker teker ya da öbekler biçimimde çekildiği örnekleme türü. Bu örneklemede her aşamadaki çekim sonuçlarına göre önsavı benimseme, geri çevirme ya da örneklemeyi sürdürme kararlarından birine varılır.
Ardışık sınama : (İstatistiksel sınamalar) Bir istatistiksel önsavın ardışık çözümleme yöntemleri kullanılarak yapılan anlamlılık sınaması. Örneğin ardışık olasılık oran sınaması.
Ardışık uyaklı : Uyakları art arda gelen koşuk. bk. çift uyaklı.
Ardışık uyarlama : Birinci dizeyi ikincisi ile ve üçüncüyü dördüncüsü ile (ve sonuna kadar böylece) uyaklı kılma şeklindeki uyak düzeni.
Ardışık yaklaşma : Aranan sonucu elde etmek için yapılan ardışık işlemler.
Ardışık yaklaştırım : Bir işlemi art arda uygulayarak doğru değere yaklaşma.
Ardışım : Bir yerleşim yerindeki nüfusun, düşün, uygulayım ve yaşam biçimleriyle ilgili niteliklerinin yerini, yenilerinin alması.
Ardışlı : Erzurum şehri, Çamlıkaya nahiyesine bağlı bir yer.
Ardıştırmak : Yükletmek.
Boğmaklı ardıç : Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (Turdidae) familyasından, uzunluğu 27 cm kadar, erkeği kara, dişisi kahverengi olan, Avrupa ve Ön Asya'da dağlarda yaşayan, Türkiye'de Trakya, Batı, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kışlayan ve böceklerle beslenen göçmen bir tür. Kolyeli ardıç.
Çeri ardı : Artçı, dümdar.
Çil ardıcı : (Acrocephalus arundinaceus), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının öteğengiller (Sylviidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 20 cm. Sırtı pas sarısı, karnı açık renktir. Palearktik bölgede ve Avustralyada su kenarlarında, sazlıklarda yaşar.
Derni ardı yarışçısı : Çoğunlukla, 100 CMC motorlu derni arkasında çiftekerle yapılan yarış.
Durak ardı : Cephe gerisi.
Eli ardına varmak : Geride kalanla ilgilenmek: Kapıyı yine açık bıraktın, elin ardına varmaz mı senin?.
Finike ardıcı : Servigiller (Cupressaceae) familyasından, yaprakları pulsu ve kışın kalıcı, deniz seviyesinden 400 m kadar olan yüksekliklerde, ülkemizde Muğla civarında yetişen çalımsı ya da ağaçsı bitki.
Gök ardıç : Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (Turdidae) familyasından, uzunluğu 23 cm kadar olan, tüyleri erkekte kül rengi mavi, dişide kül kahverengisi olup Akdeniz memleketleri ve Batı Asya'da kayalık yerlerde yaşayan, Türkiye'de Trakya hariç bütün Anadolu'da her mevsim görülen, böcek, örümcek ve meyve taneleri ile beslenen yerli bir tür. Mavi kaya ardıcı. (Monticola solitarius) Ötücü-kuşlar (Paseriformes) takımının karatavukgiller (Turdidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 23 cm. Tüyleri erkekte külrengi-mavi, dişide kül-kahverengidir. Akdeniz memleketleri ve Batı Asyada kayalık yerlerde yaşar.
Kaba ardıç : Ağır tempolu bir oyun havası.
Katran ardıcı : Servigiller (Cupressaceae) familyasından, yaprakları dikenli ve kışın kalıcı, meyvelerinden andız katranı elde edilen, ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü.
Kaya ardıcı : [Bakınız: taşkızılı]. (Monticola saxatilis), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının karatavukgiller (Turdidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 22 cm. Sırtı ak, karnı ve başı mavidir. Dişileri kahverengi alacalı olur. Akdeniz memleketleri ve Batı Asyada kayalık yerlerde yaşar.
Kolyeli ardıç kuşu : (Turdus torquatus) Ötücü-kuşlar (Passeriforrnes) takımının karatavukgiller (Turdidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 27 cm. Erkeği kara, dişisi kahverengidir. Avrupa ve Ön Asyada dağlarda yaşar.
Ögü ardı : İşin başı, sonu.
Ökse ardıcı : Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (Turdidae) familyasından, 27 cm kadar uzunlukta, kuyruğu uzun, sırtı gri kahverengi, karnı beyazımsı ve hafif sarımsı olup iri siyah lekeleri bulunan, Türkiye'nin büyük bir bölümünde her mevsim görülen, genellikle böcek, solucan ve küçük salyangozlarla beslenen bir tür. (Turdus viscivorus,) Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının karatavukgiller (Turdidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 27 cm. Sırtı kül-kahverengi, karnı krem rengidir. Kuyruğu uzundur. Avrupa ve Asyada yüksek ormanlarda yaşar.
Öngül ardı : Oyunda ikinci gelen.
Pas rengi ardıç kuşu : [Bakınız: kızılardıç]. (Turdus musicus), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının karatavukgiller (Turdidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 22 cm. Sırtı yeşil-kahverengi, karnı beyazdır. Kuzey Avrupa ve Kuzey Asya ormanlarında yaşar.
Satır ardı boşluğu : Bir satır eşlemesinin arka kenarı ile satır boşluğunun sonu arasındaki uzun aralık; satır önü boşluğu ile satır eşlemesi imi çıkarıldıktan sonra geri kalan süre.
Sazlık ardıcı : (Acrocephalus scirpaceus) Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının öteğengiller (Sylviidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 13 cm. Sırtı kirli san-kahverengi, karnı açık pas sarışıdır. Kuzey Afrika, Avrupa, ve Ön Asyada sazlıklarda yaşar.
Su ardıcı : (Acrocephalus paludicola) Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının öteğengiller (Sylviidae) familyasından bir kuş türü. Sırtı ve karnı sarı-kahveringidir. Orta ve Güney Avrupa ve Kuzey Afrikada bataklıklarda yaşar.
Tarla ardıcı : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (Turdidae) familyasından, 26 cm kadar uzunlukta, sırtı kahverengi, karnı ak, kuyruğu kara renkli, Avrupa ve Asya'da ormanlarda yaşayan, Türkiye'nin tamamında kışlayan, böcek ve larvaları, kırkayak, solucan ve küçük salyangozlarla beslenen göçmen bir tür.
Ton ardı : Tonlu heceden sonra gelen (hece).
Ardı ardına : Ara vermeden, aralıksız olarak, sürekli bir biçimde.
Ardı sıra : Ardınca.
Ardıç : Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).
Ardıç kuşu : Karatavukgillerden, Avrupa ve Asya ormanlarında yaşayan, sırtı kahverengi, karnı ak, kuyruğu kara bir tür kuş (Turdus pilaris).
Ardıç otu : Ardıç ağacının küçük bitkisi.
Ardıç rakısı : Cin.
Ardıl : Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, arda, halef, öncel karşıtı. Bir çıkarımda varılan sonuç.
Ardıl görüntü : Ardışık görüntü.
Ardılma : Ardılmak işi.
Ardılmak : Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.
Ardın ardın : Geri geri, ardı sıra.
Ardınca : Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.
Ardışık : Birbiri ardından gelen, mütevali.
Ardışık devre : Herhangi bir andaki çıkış değerlerinin, o andaki giriş değerlerine ve içsel durumuna bağımlı olduğu devre.
Ardışık görüntü : Bir duyunun kaybolmasından sonra da devam eden görüntü, ardıl görüntü.
Ardışık olgular : Bir hastalıktan sonra görülebilen fakat hastalığın kesin sonucu olmayan olgular.
Ardışık sayılar : Bir, iki, üç gibi birbiri ardınca gelen sayılar.
Ardışıklık : Ardışık olma durumu.
Bataklık ardıcı : Bataklık ve sık bitki örtülü yerlerde yaşayan küçük ve ötücü kuş (Acrocephahus palustris).
İğne ardı : İğneyi, çıkış noktasının gerisinden saplayıp daha ileriden çıkararak yapılmış olan aralıksız dikiş veya nakış türü.
Diğer dillerde Arday anlamı nedir?
İngilizce'de Arday ne demek ? : bra, next heir (to the throne)

Bu kısımda Ardı nedir? Ardı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ardı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ardı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.