Ardıçbeli nedir, Ardıçbeli ne demek

Ardıçbeli; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Sakarya ili, Karasu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Ardıçbeli anlamı, kısaca tanımı

Ardı : Soğan, sarımsak bağları, demetleri. Heybenin iki gözünü ayıran kısım. Erzurum kenti, Horasan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer

Ardıç : Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Sakarya : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Karasu : Çoğunlukla gözün iç basıncının çoğalmasıyla kendini gösteren, körlüğe sebep olabilen bir göz hastalığı, glokom. Sakarya iline bağlı ilçelerden biri. Bitkilere zararlı olan, toprak altından çıkan acı su. Mide suyu. Çay. Glokom. Ağır akan su. Ağrı şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bartın şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bursa ilinde, Karacabey belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Çanakkale ilinde, Yenice belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzincan ilinde, Akarsu bucağına bağlı bir yer. Erzurum ilinde, Aşkale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum ili, Karayazı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Rize ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sakarya kenti, Karasu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon şehri, Tonya belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

 

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Karas : Büyük küp.

Sakar : Bazı hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan beyaz leke, küçük akıtma. Sık sık küçük, önemsiz kazalar yapan (kimse).

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

 

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Saka : Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse. Baygınlık, kendinden geçme durumlarına yol açan bir hastalık. Saka kuşu. Kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kimse.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

İli : Ilık. [Bakınız: ılı]. Sıcak pekmez. Gelişigüzel dikiş. Buz tutan gölün donmayan yeri: İlide kuşlar varmış. Zayıf. Hayalet, cin, peri.

Diğer dillerde Ardıç kuşugiller anlamı nedir?

İngilizce'de Ardıç kuşugiller ne demek ? : thrushes