Arrests türkçesi Arrests nedir

Arrests ile ilgili cümleler

English: There were 13 arrests.
Turkish: 13 tutuklama vardı.

English: The fight resulted in several arrests.
Turkish: Kavga, birçok tutuklamalarla sonuçlandı.

English: No arrests were made on Monday.
Turkish: Pazartesi günü hiçbir tutuklama yapılmadı.

English: No arrests were made.
Turkish: Hiçbir tutuklama yapılmadı.

Arrests ingilizcede ne demek, Arrests nerede nasıl kullanılır?

Rearrests : Tekrar yakalamak. Tekrar tutuklamak. Yeniden yakalamak. Yeniden tutuklamak.

Arrest of judgement : Yargılamanın geriye bırakılması.

Arrest of judgment : Kararın sonraya bırakılması. Hükmün tecili. Kararın ertelenmesi. Kararın tecili.

Arrest point : Duraksama noktası. Kesilme noktası.

Arrest probability : Tutuklama olasılığı.

Detention without arrest : Tutuklamasız gözaltında tutma. Bir kimseyi resmi tutuklama olmadan nezarethanede tutma. Tutuksuz gözaltında tutma.

Cardiopulmonary arrest : Kalbin durması. Kardiyopulmoner arrest dolaşım durması. Ani kalp durması. Tüm kalp aktivitelerinin aniden durması. Kardiyak arrest.

Domiciliary arrest : Evde gözaltı.

Cardiac arrest : Ani kalp durması. Kardiyak arrest. Tüm kalp aktivitelerinin aniden durması. Kalbin teklemesi. Kardiyopulmoner arrest dolaşım durması. Kalp durması. Kardiyak arest.

 

Arrest warrant : Tutuklama emri. Tutuklanma emri. Mahkemece yapılan çağrıya uymayanların kolluk gücüyle mahkemeye gelmesini sağlamak için verilen yazılı emir. Tutuklama kararı. İhzar müzekkeresi. Tutuklama müzekkeresi. Belirli kişi veya kişilerin tutuklanmalarını emreden yasal belge.

İngilizce Arrests Türkçe anlamı, Arrests eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arrests ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Baffles : Bozmak. Zor gelmek. Şaşkına çevirmek. Şaşırtmak. Engel olmak. Boşa çıkarmak.

Apprehending : Yakalamak. Tevkif etmek. İdrak etmek. Korkmak. Endişe etmek. Korkuyla beklemek. Anlamak. Kavramak.

Appropriating : Üstüne oturmak. Ayırmak. Kendine maletmek. Sahipsiz birşeyi almak. Tasarruf etmek. Münasip. Tensip etmek. Mülk edinmek. Özelleştirmek.

Abort : Bebek düşürmek. Baş tutmamak. Bitirmeden durdurmak. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Başarısızlıkla bitmek. Uşak salmak. Dölütünü düşürtmek. Yarımcık saklamak.

Commandeering : Askeri hizmette kullanmak üzere el koymak. Benimsemek. Askerliğe mecbur etmek. Askeri nedenlerle el koymak. Müsademe etmek. Kendine mal etmek. (bir uçağı vb) kaçırmak. Haczetmek. Kendine maletmek.

Avoided : Korunmak. Kaçınmak. İptal etmek. Uzak durmak. Sakınmak. Savuşturmak.

Appropriates : Münasip. Tensip etmek. Ayırmak. Sahipsiz birşeyi almak. Kendine maletmek. Uygun. Mülk edinmek. İç etmek. Üstüne oturmak.

Condemn : Mahkum etmek. Kullanıma uygunsuz bulmak. Kınamak. Çarptırmak. Suçlamak. İstimlak etmek. Hüküm vermek. Kamulaştırmak. Ayıplamak.

 

Apprehension : Kaygı. Kavrayış. Endişe. Korku. Anlama. Algı. Vehim. Görüş. Tutuklama. Kavrama.

Avoids : Sakınmak. Savuşturmak. İptal etmek. Kaçınmak. Korunmak. Uzak durmak.

Arrests synonyms : prehend, nab, blocks, apprehended, appropriate, locks, bring short, baulked, catch, imprisoning, impounds, aborts, aborting, commandeered, baulks, impound, averts, immobilize, abolish, averting, avert, imprison, counter to, averted, bust, seize, busting, avoid, circumvents, baffle, clutch, baulking, gaol.

Arrests zıt anlamlı kelimeler, Arrests kelime anlamı

Attack : Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Saldırmak. Üstüne varmak. Saldırı. Vurmak. Koyulmak. Taarruz etmek. Çatmak. Atak.

Repel : (su veya hava vb) geçirmemek. Reddetmek. İğrendirmek. Geri çevirmek. Püskürtmek. Defetmek. Geri püskürtmek (düşmanı). İtmek. İtici gelmek. Tiksindirmek.